NASIL BİR PEYGAMBERE İNANIYORUZ?
O, Kur’an’ın kendisini şöyle tanıtmasını
emrettiği bir Peygamber:
“Ben de ancak sizin gibi bir insanım.” (Fussilet,6)
O, "Lâ yuhti” ve “lâ yüs’el” olmayan peygamber;
yani hataları (zellesi) olabilen ve sorumlu olan bir elçi.
O, hataları Rabbi tarafından ikaz edilerek,
düzeltilen bir Resûl.
Kendisini onaylamış olanların aşırı muhabbetleri ile
tanrılaştırılmamış; kendisi her zaman
“Allah’ın kulu” olarak görülmüş bir peygamber.
Kendisinin sevilmesini, sayılmasını
ve itaat edilmesini isteyen;
ama bu konularda asla aşırılığa
gidilmemesini öğütleyen Peygamber.
Saygı ve sevgi konusunda,
değil elinin ve ayağının öpülmesini;
hürmet olsun diye ayağa kalkılmasını
bile istemeyen Peygamber.
Kendisini “Kuru ekmek yiyen bir kadının çocuğu”
olarak takdim eden bir Peygamber.
Evet, evet, bizler böyle bir Peygambere
inanıyor ve onu seviyoruz.
Salat ve selam olsun ona.
El ve ayak öptüren birilerinin kulakları çınlasın!
Kerametlerini şan ve şöhret için FAŞ eyleyen
Ve dahi bunlara kananların, kanmakla kalmayıp
onların çorabını, iç çamaşırlarını
yüzüne gözüne sürenlerin de kulakları çınlasın..