NEFRETLER MUHABBETE DÖNÜŞÜR MÜ?
Bizim literatürde bu sorunun cevabı,
“EVET, DÖNÜŞÜR.”
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz.
Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.”
“Cennette bulunanlar üç kısımdır: Biri de;
Merhamet sahibi, akraba ve yakınlarına müşfik olandır.”
Böyle buyuran İslâm Peygamberi (s.a.s)
Kimleri affetmemiş ki; Mekke fethinde,
karşısında bulunan yılların işkencecileri,
Sevgili amcası Hamza’nın katili Vahşi ve Hind,
Biricik kızı Zeyneb’e işkence ve eziyet eden Habir b. Esved
ve daha niceleri, bu affedilenler arasındaydı.
Beni Hanife Kabile reisi Hamame de bunlar arasındaydı
O, İslama girmekte direttiği gibi, düşmanlığını,
İsyancı tavırlarını da sürdürüyordu.
Bir gün yakalayıp getirdiler
ve mescide bağladılar Hamame’yi.
Hz. Peygamber, ona ne istediğini sorduğunda
verdiği cevap şöyleydi:
“Ya Muhammed! Beni öldürürseniz,
bir KATİLİ öldürmüş olacaksın.
Ama bana şefkat gösterirseniz,
saygın bir kişiye lütufta bulunacaksınız..”
O yüce Peygamber’in kendisini affetmesi karşısında
Hamame çok duygulandı,
derhal bir abdest alıp şehadet getirdi…
Sonra da, o ana kadar, en çok nefret ettiği insanın
o andan itibaren en sevilen bir insan olduğunu söyledi.
Ne dersiniz? Bu konuda eğitilmeye ihtiyacımız var mı?
Kaynak: Siret ansiklopedisi,c.1,s. 53 c.3.s.294