O FAKİRLER TEKKELERİN MENSUPLARI MIYDI?
Değerli Dostlar! Bundan 75- 80 sene önceki
bir anekdotu paylaşmak istiyorum sizlerle :
Büyükelçiler bir yemek masasında sohbet ediyorlar.
İTALYAN SEFİRESİ, ülkemizin fakirliğinden
dem vuruyor ve bizim sefire soruyor:
“İstanbul’da köprü üstünde BİLE
o kadar çok sefalet göze çarpıyor ki,
hükümetiniz buna karşı bir şey düşünmüyor mu?”
Büyükelçimiz RUŞEN Eşref Ünaydın
bu soruya lginç bir cevap veriyor:
“Eskiden tekkeler vardı. Bu işsiz güçsüz MAHLUKLAR
tekkelerde barınırlardı. Şimdi tekkeler kapanınca
bunlar sokaklara döküldüler.”
Ama İtalyan sefiresi daha ilginç bir
soruyla karşılık verdi bu cevaba:
O halde TEKKELERİ NİÇİN kapattınız?
“Madem ki, bu kadar faydalı sosyal iş görüyorlarmış….”
Bu soruya garip bir cevap verir Ruşen Eşref Bey:
“ Bu bahsettiğiniz hal, yalnız İstanbul’dadır…”
Haydaaa, öbür taraftan Çekoslovakya elçisi lafa karışır:
“Hayır, yoksulluk yalnız İstanbul’da değil;
bütün Anadolu’da var.
Siz memleketinizi tanımıyorsunuz,
çünkü gezmiyorsunuz……..”
İlginç ve ibretlik bir anekdot değil mi?
Bu günkü şikayetlerimizin temelinde de,
ülkemizi ve insanımızı tanımamak,
gezip görmemek mi var acaba?
Ne dersiniz??