O GÜVERCİN DE, O DAL DA BİZİMDİR

Şerif Simavi simavi48@gmail.com


Çağımızda barışın sembolü olarak kullanılan

güvercin ve zeytin dalının

bize ait olduğunu biliyor muyduk?

Bilelim ki, Yunan mitolojisindeki 

barış tanrıçası Irini'den önce

bizim inanç kültürümüzde 

zeytin dalı ve güvercinin

oldukça önemli bir yeri vardır.

Nasıl mı???? 

Hz. Nuh Peygamberimiz, iman edenlerle birlikte

Tufan’dan kurtulup şeytanlardan uzak,

güven dolu bir dünyaya ayak bastıklarında, 

onların arasına ağzındaki zeytin dalı ile 

bir güvercin katılıvermişti. Aynı güvercin, 

622 yılında Sevr Mağarası’nın önüne gelip,

oracıkta kuluçkaya yatıvermişti. 

Çünkü o mağaranın içinde

İki Allah dostu vardı: Allah Resulü (s.a.s) ve 

Sadık arkadaşı Hz. Ebubekir.

O güvercin, onları katletmek için

takip eden gözü dönmüş katillerin

gözlerinden ırak tutmuştu o güzelleri..

Evet, evet, o ağzı zeytin dallı ve kuluçkadaki

güvercinler bizim güvercinlerimizdi.

Merhum Arif Nihat Asya’nın dizelerinde 

dillendirdiği gibi, o güvercinler, şimdi bizim

“mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü olan

Ay yıldızlı bayrağımızda tecessüm ediyor.

Geliniz, şimdi onu selamlamadan uçan kuşların

yuvalarını bozalım. Ona bizim gözümüzle

bakmayanların mezarını kazalım!!!!!!!