ÖLÜLERE HÜRMETİ BİR KUŞ ÖĞRETTİ
- KABİL, kardeşi HABİL’i öldürünce ne yapacağını şaşırmıştı da, ona bir kuş yol göstermişti; toprağı kazıp gömmesi gerektiği mesajını vermişti.
O gün bu gün biz Âdem’in çocukları, cenazelerimizi defnederiz. Ama zaman zaman, bölge bölge bu yer yuvarlağında gariplikler de sergilemişiz. Meselâ; sevdiği eşyaları ve yemekleri mezarın başına götüren Japonlara batılılar:
- Ölünüz, acaba bu yemekleri yiyebilecekler mi?” diye alaylı bir biçimde sorunca, Japonlar şöyle cevap vermişler:
- Sizin ölüleriniz çiçek ve çelenkleri ne kadar kokluyorlarsa bizimkiler de yemekleri o kadar yiyebilirler.
Geçmiş yıllarda medyaya yansıyan şu habere ne dersiniz:
“Endonezya'nın Güney Sulawesi Bölgesi'nde "Ma'nene" olarak adlandırılan ritüel, tüyleri diken diken ediyor. Bölgede yaşayanlar, her üç yılda bir, ölülerine olan saygılarını göstermek ve onları onurlandırmak için mezarları açıyorlar ve onlara elbise giydiriyorlar.”
Bizler, doğduğunda nasıl ki, nur topu yavrularımızı yıkayıp kundaklıyorsak, ölülerimizi de tertemiz yıkayıp kefenleriz. Dua ve tekbirlerle yolcu ederiz onları.
Bizim de garipliklerimiz var mıdır acaba?
Meselâ;
son zamanlarda icad ettiğimiz alkış malkış gibi bir takım ithal davranışlarımız ne anlam ifade etmektedir?
NE DERSİNİZ