PEYGAMBER TÜRKÇE BİLİYOR MU?
Fıkraları severim. Şu bunaltıcı hayatın içinde gezip duran
biz Âdemoğullarını hem güldürür hem de ibret aldırır;
hayatı ve insanları tanıtır bizlere. İşte öyle fıkra:
Kayserili Hacı Ömer, dükkânına giderken, üzgün ve mahzun haldeki mütekait Hasan'la karşılaşır. Selam
sabahtan sonra Hacı Ömer Hasan’a sorar:
- Hayırdır Hasan, seni mahzun görüyorum.
Bir derdin mi var?
- Hem var hem de yok Hacı Abi!
- Ne demek hem var hem yok?
- Sorma, bu gece Resülullah’ı rüyamda gördüm.
Dedi ki bana:
“Ya Hasan! Beni niçin ziyarete gelmiyorsun?
Ben de dedim ki: “Ya Resülallah! Nasıl geleyim ki?
Elde avuçta bir şey yok.
Sana gelmek için para lazım.”
O da bana tebessüm etti ve buyurdular ki:
-“Tasalandığın şeye bak, ya Hasan!
Senin komşun Hacı Ömer var ya.
O mübarek bir zattır. Benden selam eyle ona.
Göndersin seni bana!”
Hacı Ömer sükûnetle komşusu Hasan’ı dinledi
ve sonra bıyık altından gülerek dedi ki:
- Git başımdan be Hasan!
Bu ne biçim rüyadır böyle.
Bir kere, Resûlullah Türkçe bilmezdi.
Hadi, Arapça söyledi bunları diyelim.
Ama sen de Arapça bilmiyorsun.
Hadi, hadi, işine bak be oğlum!
Rüyalarla hayatına yön verenlere ibret olsun!