PEYGAMBERLE TARTIŞAN KADIN (1)

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

Adı Havle olan bir sahabe kadın,

Hz. Peygamber (s.a.s)’in karşısına çıkıyor,

İslâm öncesinden gelen bir töreye isyan ediyor.

Bu töre gereğince kocasının, kendisini haksızca, 

zalimce boşadığını dillendiriyor ve diyor ki:

“Ya Resullah! Kocamla evlendiğimde gençtim.

Varlıklı bir ailenin kızı olarak zengindim.

Şimdi ihtiyarladım ve kocam ZIHAR yaparak

beni boşadı. Çocuklarım henüz küçücükler.

Ona bıraksam, ölürler; yanıma alsam, aç kalırlar.”

Kadının bu feryadına karşı Allah Resulü, 

toplumda geçmişten gelen bir yasaya göre 

karı-koca olamayacaklarını hatırlattı.

O yasaya göre koca, karısına:

"""“Bundan böyle 

SEN, BENİM İÇİN ANAMIN SIRTI GİBİSİN”

dediğinde, artık o kadın kocasına haram oluyordu.

Ama Havle’nin (r.ah.) bu mantıksız, batıl inanç ve 

gelenek yüzünden içi yanıyordu ve

Peygamber’ine şöyle yalvarıyordu:

“Kurbanın olayım yâ Resulallah! 

Kocam ile beni tekrar bir araya

getirecek bir çare yok mu????” diyordu.

Ardından da, Rabbine kalbini ve 

ellerini açıp şöyle dua ediyordu:

“Allah’ım! Ben fakirliğimi, ihtiyacımı, 

çaresiz kaldığım halimi sana arz ediyorum. 

Rabbim! Resulüne

(çözüm getirecek) bir vahiy indir!”

“RABBİMMM!” Diye kendisine yalvaranı

Yüce Allah duymaz mıydı sanki? Nitekim,

kadının bu feryadı ve duasından sonra,

“Kadının mücadelesi” anlamına gelen

MÜCADİLE SURESİNİN ilk ayetleri nazil oldu.

Surenin ilk dört ayetine göre, 

bir kocanın karısına:

“Sen bana anam gibisin, haramsın artık”

demesinin, çirkin bir söz olduğu vurgulanıyordu.

Bu tür absürt bir sözle, kadınlarının 

anneleri gibi olmayacakları açıklanıyordu. 

Ama cahiliye döneminden intikal eden 

bu çirkin söz ve benzetme ile eşlerini

boşamaya kalkışanlara da 

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH 

bir yol gösteriyordu.

Eşlerine yeniden dönmek istediklerinde,

onlara kefaret (ceza) ödemeleri şart koşuluyordu.

O kefaret yani ceza nedir mi?????????

Sorunun cevabını diğer paylaşımda verelim mi????