PEYGAMBERLE TARTIŞAN KADIN (1)
Adı Havle olan bir sahabe kadın,
Hz. Peygamber (s.a.s)’in karşısına çıkıyor,
İslâm öncesinden gelen bir töreye isyan ediyor.
Bu töre gereğince kocasının, kendisini haksızca,
zalimce boşadığını dillendiriyor ve diyor ki:
“Ya Resullah! Kocamla evlendiğimde gençtim.
Varlıklı bir ailenin kızı olarak zengindim.
Şimdi ihtiyarladım ve kocam ZIHAR yaparak
beni boşadı. Çocuklarım henüz küçücükler.
Ona bıraksam, ölürler; yanıma alsam, aç kalırlar.”
Kadının bu feryadına karşı Allah Resulü,
toplumda geçmişten gelen bir yasaya göre
karı-koca olamayacaklarını hatırlattı.
O yasaya göre koca, karısına:
"""“Bundan böyle
SEN, BENİM İÇİN ANAMIN SIRTI GİBİSİN”
dediğinde, artık o kadın kocasına haram oluyordu.
Ama Havle’nin (r.ah.) bu mantıksız, batıl inanç ve
gelenek yüzünden içi yanıyordu ve
Peygamber’ine şöyle yalvarıyordu:
“Kurbanın olayım yâ Resulallah!
Kocam ile beni tekrar bir araya
getirecek bir çare yok mu????” diyordu.
Ardından da, Rabbine kalbini ve
ellerini açıp şöyle dua ediyordu:
“Allah’ım! Ben fakirliğimi, ihtiyacımı,
çaresiz kaldığım halimi sana arz ediyorum.
Rabbim! Resulüne
(çözüm getirecek) bir vahiy indir!”
“RABBİMMM!” Diye kendisine yalvaranı
Yüce Allah duymaz mıydı sanki? Nitekim,
kadının bu feryadı ve duasından sonra,
“Kadının mücadelesi” anlamına gelen
MÜCADİLE SURESİNİN ilk ayetleri nazil oldu.
Surenin ilk dört ayetine göre,
bir kocanın karısına:
“Sen bana anam gibisin, haramsın artık”
demesinin, çirkin bir söz olduğu vurgulanıyordu.
Bu tür absürt bir sözle, kadınlarının
anneleri gibi olmayacakları açıklanıyordu.
Ama cahiliye döneminden intikal eden
bu çirkin söz ve benzetme ile eşlerini
boşamaya kalkışanlara da
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH
bir yol gösteriyordu.
Eşlerine yeniden dönmek istediklerinde,
onlara kefaret (ceza) ödemeleri şart koşuluyordu.
O kefaret yani ceza nedir mi?????????
Sorunun cevabını diğer paylaşımda verelim mi????