SEREZ KADISI VE DİN DERSLERİ
İki yıl önce demişiz ki:
Vaktiyle bir Serez Kadısı varmış.
Sorun yaratan değil;
sorunlara çözüm getiren bir kadıymış.
Meselâ mı?
Meselâ; Serez’de, Müslüman olmasına rağmen
kimse camiye gidip namaz kılmazmış.
Herkes meyhaneye post atarmış.
Kadı Efendi soruna bir çözüm bulmuş;
Meyhanenin üstüne bir cami yaptırmış.
Ve derken ezan okununca meyhane boşalır,
vatandaş sallana sallana
cami merdivenlerinden tırmanırmış.
Ve işin daha garibi, imam namaz kıldırırken
her ayetin sonunda “DERLER” diyormuş.
Neden “DERLER” dermiş biliyor musunuz?
Çünkü cami imamı, karşıdaki havranın hahamı imiş.
Ayetleri Müslümanların okuduğu gibi okursa
Kendisinin de Müslüman olacağına inanırmış.
Güya bu tarz okuyuşu ile:
“Ben demiyorum, ama Müslümanlar böyle derler”,
Demek istiyormuş.
Şimdi gelelim sadede.
Okullarımızda “Din Kültürü ve Ahlâk bilgisi Dersleri” var.
Bu dersler, diğer dinleri tanıtmanın yanında; özellikle
Müslümanların örf ve adetlerini, inançlarını, ibadetlerini
Çocuklarımıza bir KÜLTÜR OLARAK ÖĞRETMEYİ amaçlayan dersler.
14 vatandaşımız AHİM’e 2011 yılında dava açmış.
Ve AHİM de bu derslerin zorunlu olmaktan çıkarılmasına karar vermiş.
Şu demokrasiyi bir türlü anlamış değilim doğrusu.
Çoğunluk Demokrasisi, Çoğulcu Demokrasi gibi çeşitleri de varmış.
70 küsur milyonluk bir toplumun kaderiyle ilgili olarak
AHİM denilen kurum karar verebiliyor.
“Sizin toplumunuzun bir kısmı
İçinde yaşadıkları toplumun
inançları konusunda bilgisiz kalsın,”
diye karar verebiliyor.
AHİM,gelecekte "Türkçe, tarih vs. derslerini de
mecburi olmaktan çıkarın!" derse ne yaparız acaba?
Ne dersiniz?