ŞİMDİ YERİNDE YELLER ESİYORMUŞ ONUN…

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

Değerli Dostlar! Orta öğrenim yıllarımın geçtiği

tarihi bir yapının sitemini paylaşmak istedim sizlerle.

Şimdi sadece belgelerde resmi kalan o yapı feryad ediyormuş; 

ahşabıyla, taşıyla tuvlasıyla. “BEN” diyormuş, 

“ binlerce bebeyi barındırdım.

Onlara okuma - yazma öğretildi duvarımdaki kara tahtalarda.

Önce kent çocuklarını kucakladım.

Sonra da, ovaların, Uludağ’ın köylerinden gelen delikanlıları.

O delikanlılar o denli sevdiler ki beni;

bir ara onları kucaklayamaz oldum da,

bahçemdeki askeri barakalarda 

eğitim ve öğretim görmeye başladılar..

Kepçelerle, dozerlerle kolumu kanadımı 

Kıran siz ey AKILSIZLAR! 

Benim O çocukları; onların da beni çok mu çok 

özlediğini bilemezsiniz siz. 

Onlardan bazılarının, önümden geçerken

iç çektiğini, bazılarının da gözyaşı döktüğünü

görüyor gibi şimdi hayal olan pencerelerim.

Karşımda MURAT HÜDAVENDİGAR yatıyordu.

Onunla her daim selamlaşıyorduk.

Onun Bursa’nın Çekirgesine yaptırdığı 

bu camiye, hamama ve külliyeye

gelip gidenlerle de merhabalaşıyorduk.

Ahh be Gafiller! Kırdınız kolumu kanadımı..

Ayırdınız beni yavrularımdan, tarihimden…”””

Dostlar! Tarihe sahip çıkmak,

Galiba taşa, tuğlaya, ahşaba da sahip çıkmak olsa gerek..

Ne dersiniz????