Tanımıyoruz ama..
Ruhlarının şâd olması için FATİHA okuyoruz.
Onları hiç tanımıyoruz, ama,
Dağda taşta, kırda bayırda karşılaştığımızda
Selamlaşıyor, hal hatır soruyoruz.
Onları hiç tanımıyoruz, ama,
Kapımız çaldıklarında “Tanrı misafiridir” diyoruz;
Yediklerimizden ikramda bulunuyoruz.
ÇÜNKÜ BİZ, İNSANIZ.
ÇÜNKÜ BİZ, AYNI TOPRAKLARIN ÇİÇEKLERİYİZ.
Aynı ülkede yaşayanlar,
Aynı kitaba inananlar,
Aynı dili konuşanlar,
Hısımken niçin hasım olurlar acaba?
Aynı apartmanın dairelerini paylaşanlar
Merdivenlerde birbirleriyle
niçin selamlaşmazlar acaba?
İpini tuttuğu köpeğinden dolayı
birileriyle iletişim kurabilenler,
Hısımlarıyla niçin iletişim kuramazlar acaba?
Sevgisizlik, saygısızlık ve fitne tohumlarını
Bu topraklara saçanlar saçanlar kimdir acaba?
Anlamıyorum doğrusu.
Gerçi Aşık Veysel de anlamamış ya:
“Beni Hor Görme Kardeşim
Sen Altınsın Ben Tunç Muyum?
Aynı Vardan Var Olmuşuz
Sen Gümüşsün Ben Saç Mıyım?”
Demiş ya…