ÜLKEMDEKİ ŞEYTANLAR
Ayaklı ve ayaksız şeytanlar
ne yazık ki insanımıza huzur vermiyor.
Bukalemun gibi kılıktan kılığa giriyorlar...
Eeee ne yapalım, onlar görevini yapacak.
Onlarla ilgili bir anekdotu paylaşmak istedim:
Feridüddin Attar, “Mantıkuttayr” adlı eserinde
onunla ilgili anısını şöyle anlatıyor:
- Bir gün şeytanla karşılaştım.
Gayet şık ve yakışıklı buldum onu.
Endamlı, boylu boslu gördüm.
Hayretle kendisine baktım.
O da, bana döndü:
- Neye şaşkın şaşkın bakıyorsun ki öyle? dedi.
Ben de:
- Ya hu, sen gerçekten böyle misin?
Ben seni çok çirkin, ecüc bücüç,
Eli- ayağı yamulmuş bir mahlûk olarak bilirdim.
Ne bu hal? Ne bu yakışıklılık? dedim.
O da şu cevabı verdi:
-Sen, beni hep başkalarının anlatımıyla öğrendin.
Beni benden dinlemedin ki…”
Gerçekten güzel midir bu mahlûk?
Bu da ne biçim soru değil mi?
Ne yazık ki, onun işleri hep çirkin.
Bakmayın bazen şık ve yakışıklı göründüğüne
Bu günlerde çirkin ve kanlı yüzünü sıkça gösteriyor.