YİNE SEVMEK VE SEVİLMEK ÜZERİNE (2)
Bütün varlık âlemi, sevginin,
aşkın ve cazibenin bir ürünüdür.
Bizler “ana rahmi” denilen o sevgi dolu ortamdan
bu dünyaya ağlayarak geliyoruz.
Ağlıyoruz; çünkü orada bizi kuşatan
sevgi dolu bir dünya vardı.
Sevgi ve merhamet sözcüğünün karşılığı olan
“RAHİMDEN” koparılışımızın, firakımızın
feryadıdır o ağlamalarımız.
Tıpkı Mevlana’nın Neyi’nin feryadı gibi..
Bizler, analarımızın rahmine
embriyo halinde gönderilirken de,
iki cinsin birbirine olan sevgisiyle aşılanmadık mı?
İlk tohumumuz, rahimlere sevgi ile atılmadı mı?
Ana rahmine gidişimizde de,
orada aylarca kalışımızda da,
SEVGİ vardır Sevgi!
O halde, ağlayarak geldiğimiz bu dünyada da,
sevmeye ve sevilmeye muhtacız.
“Sevgi Üzerine Paylaşım (3)”ü beklerken
diyoruz ki:
“Ne mutlu seven ve sevilenlere!
Ne mutlu sevginin önemini kavrayanlara!”
Ramazanımızın sevgi kapılarının açılmasına
vesile olması dilek ve temennilerimle.