YOLCUDUR KERVANCI BAŞI
İbret, hikmet ve mesajlarla
doludur fabl türü hikâyeler.
Birini paylaşmak istedim.
Kervancı başı ağır hastadır.
Dar-ı bekaya yolculuğu yaklaşmıştır.
Kendisi de, bunu hissettiği için
develeriyle helalleşmek ister.
Ve tüm develeri bir meydanda içtima eyler.
Tek tek her biriyle helalleşir.
Sıra, kervanın en başındaki deveye gelir.
Der ki o zavallı: “Efendim! Yıllarca sizinle
birlikte, nice çöller, nice dağ tepeler aşarak
nice şehirlere gittik. Biz taşıdık, siz kazandınız.
Allah var, bizi aç bırakmadınız. Dövüp sövmediniz.
Anamın ak sütü gibi tüm haklarım helal olsun size.
Ama bir konu hariçtir.
Onun hesabını öbür dünyaya bırakıyorum.
O konuda Allah’ın huzurunda hesap vermenizi isterim.”
“Nedir o konu?” diye sorar Kervancı başı heyecanla?
Cevap verir Koca Deve:
“Efendim, ömür boyu bizim önümüze
şu eşşek oğlu eşşeği kattınız.
Bizi, hep onun peşinden gitmeye mahkûm ettiniz.
Bunca boyumuza posumuza, endamımıza rağmen,
şu bodur eşşeğin peşinden gitmek
zorunda bıraktınız bizi.
Onurumuzla oynadınız efendim!
İşte bu hakkımı helal etmiyorum size.
Onun hesabını, orada soracağım size.”
Ders alınması gerekli bir hikâye değil mi?
Ne dersiniz?