Bugun...


Anıt eser restorasyonunda akıl almaz uygulama
Kocamustafapaşa Sümbül Efendi Camii diğer selatin camileri gibi restorasyona alındı. Cami yönetiminin birçok yerini işgal ederek Lojmana dönüştürdüğü eklentiler yıkılarak önemli bir alan ve caminin doğal hali ortaya çıkmaya başladı.

Anıt eser restorasyonunda akıl almaz uygulama
+ -

Bu arada caminin minaresi bakıma alındı ve minare külahı değiştirildi. Bu değişiklik yapılırken Minare külahını taşıyan ahşap direk yamulduğu için minare de yamuk görünüyordu.


Caminin restorasyonu devam ederken minarenin restorasyonu bitti, Fakat yamuk olan minare külahı düzeltilmedi.
Cami cemaati ve semtin ileri gelenleri konuyu bize aktarınca bizde gördük ki Minare külahı caminin ciddiyetini bozacak şekilde yatık. 
Bu durumu şantiye şefine sorduk, Kendisi bize; Vakıflar müdürlüğüne Minare direğinin değişmesi gerektiğini sorduk, Yetkililer bu yamul direği kullanmamızı, eğriliğin korunmasını istediler diyerek, Başından sonuna garabet bir savunma yaptı.
Öncelikle burası 1. derece anıt eser, Tapu sahibi kim olursa olsun, Buraya çakılacak her çivi, Sökülecek her taş için İlgili Koruma kurulundan izin almak gerekiyor. Böyle anıt eserlerde mülk sahiplerinin inisiyatifi asla olamaz.
Şantiye şefinin bu konuyu bilmemesi mümkün değil, Neden böyle bir savunma yaptı diye merak ediyoruz. 
Biz konuyu Kültür bakanlığı İlgili koruma kurulu müdürlüğüne soracağız. Endişemiz şudur ki; Mevcut müdahaleler koruma kurulundan habersiz uygulamalar yapıldığını sanıyoruz. 


Bu cami Andreas Manastırı halinden camiye çevrildiğinde minare külahının yamuk yapılmış olması iddia ediliyorsa çok komik bir savunma olacaktır. Anıt eserlerde restorasyon esnasında bütün kusurların telafi edilmesi gerekiyor. Zamanla yamulan bir bir kalasın, Özgün kusur sayılarak korunmak istenmesi gayri ciddi bir restorasyon örneğidir.
Biz vatandaşlarımızın şikayetlerini dikkate alarak habercilik görevini yapıyoruz..
Şikayetimizin akıbetini de okuyucularımızla paylaşacağız.

1. derece tescilli anıt eser "Andreas Manastırı" Sümbülefendi camii hakkında tarihi bilgidir.

İstanbul Kocamustafapaşa'da bulunan 6. yy. da inşa edilen Koca Mustafa Paşa Camii, halk arasında Sümbül Efendi Camii ya da Sümbül Efendi Türbesi olarak bilinir. Resmî adı Pîr Yusuf Sümbül Sinan Âsitânesi’dir.

(Ayios Andreas en te Krisei Manastırı ya da kısaca Andreas Manastırı) İstanbul'un Kocamustafapaşa semtinde Doğu Roma döneminden kalma dinî bir yapıdır. Manastırın ne zaman yapıldığı bilinmemekle birlikte içinde bulunan 6. yüzyıla ait parçalar ve sütun başlıkları burada 6. yüzyılın bir ibadet yerinin olduğunu ispatlamaktadır. Manastır adını Bizans halkına Hıristiyanlığı kabul ettirdiğine inanılan Hagios Andreas en te Krisei adındaki havariden almıştır.[1]
İkonoklazm akımı sırasında bir hayli tahrip edilmiştir. Latin istilasından sonra ciddi bir onarımdan geçmiş günümüzde Koca Mustafa Paşa Camii'nin esasını oluşturan kilise inşa edilmiştir. İstanbul'un fethine kadar manastır ve kilise olarak faaliyet gösteren bina 1486'da camiye dönüştürülmüştür.

Üç avlu kapısı, iki giriş kapısı vardır. Giriş kapıları camekanlı bölmedendir. Bu kapılar son cemaat yerine açılır ve buradan iki kapıyla camiye girilir. Kürsü, minber, müezzin mahfili ahşaptır. İki kapı arasındaki mermer kitabe avlunun ortasındaki şadırvana bakar. Kocamustafa kapısından girişte sağ ve solda hazire ve sağda metruk ahşap ev bulunmaktadır.Ev Fatih belediyesi atrafından restora edilerek mevlevi Fatih Çıklak'a tahsis edilmiştirestorasyon edilmiştir.

Kubbe 4 sütuna yaslanır, iki apsid, iki nartekslidir. Sütun başlıkları yapraklı, monogramlıdır. Minare ortadadır. Sağda Safiye Sultan Türbesi, avluda Halvetîye'nin Sümbülîye kolunun pîri, 1493'de vefat eden Pîr Yusuf Sümbül Sinanüddîn Efendi başta olmak üzere, Sümbülîye büyüklerinin türbeleri bulunmaktadır. Sümbül Efendi Türbesi ile şadırvan arasında korumaya alınmış 500 yıllık selvi ve yanında beyaz mermer sütundan tarihi çeşme bulunur.
Koca Mustafa Paşa Camisi'nin avlusunda, 2000 yıllık olduğu söylenegelen bir Çınar ağacı vardır ve onun altında da Muhammed peygamberin torunu ve Fatıma ile Ali’nin oğulları olan Hüseyin'in torunlarının kabirleri bulunmaktadır. Ayrıca avlusunda Konstantin'in müslüman olduktan sonra Sarı Sıdıka ismini alan Katerina ismindeki kızının mezarıda bulunmaktadır.




Kaynak: Fatihhaber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON HABER YORUMLARI
YUKARI