Ayasofya Açılsın-Müze kalsın savaşı başladı

Medeniyetler şehri İstanbul, Yani tarihi sur içi Fatih Ve Fatihte binlercesi Prost tarafından yapılan ve dönemin CHP, DP yönetimlerince onaylanan Yanlış planlama nedeniyle yok edilen Roma, Bizans, Osmanlı eserlerinin son kalan örnekleri bir bir talan edilip imar planlarından silinirken kılını kıpırdatmayan Entelektüel zevat Ayasofya’nın Hukuki gerekleri ve Vakıf olması nedeniyle İslam adına ibadete açılacak olmasını kabul etmeyerek, Geçmiş yıllardakine benzer muhalif faaliyetler içine girdiklerini görüyoruz.

Ayasofya Açılsın-Müze kalsın savaşı başladı
21 Mayıs 2014 - 22:17
Bu vatandaşlarımız hiç düşünmez mi Ayasofya Bir kilise değil camidir, Dünya gerçeğinde Savaş diye meşru bir gerçek var, ayrıca 850 yıl bakımını, yaşamasını sağlayanlar Müslümanlar olduğunu görmezden geliyorlar.

Onlarda biliyor ki Hıristiyan azınlığa bırakılan kiliseler bakımsızlıktan yok oldu, Mevcut kiliselerinin tamamına yakını 17-18. Yüzyıllarda yapılan binalardır.

Ayasofya’nın Cami olarak ibadete açılması ihtiyaçtan değil manevi zarurettir. Vakti zamanında karşısına yapılan Sultanahmet Camii ihtiyaçtan çok siyasi güç göstergesiydi.

Bu gün Türkiye Müslüman bir ülke ise ki öyledir, Kendi mülkündeki bir yapının hukuka uygun kullanılma hakkını kullanmak hakkına sahiptir.

Ayasofya’nın cami olmasını kabul etmeyenler Bir asır evvel terk ettiğimiz Atina’da ve batı Trakya’daki Yüzlerce camimizden bir tanesinin kalmadığını neden dile getirmez, çeşitli iş kolları için kullanılan nice camiler oradaki İslam nüfusa rağmen ibadete açılmaz, Bunlar için bir girişimde bulunmazlar.



Türkiye hukuk devleti ise sahte kararnamelerle müzeye çevrilen Cami tapulu Ayasofya’nın acilen ibadete açılması gerekiyor.

Birileri kıyamet koparsa da…

Ayasofya’nın Cami olarak ibadete açılması Hıristiyan alem için olumsuz bir girişim değildir. Neticede burada Allah cc. İçin ibadet ve dua yapılacaktır.



Diğer camilerimizi gezen, fotoğraf film çeken, birçoğunun dua ettiği, ibadet ettiği camilerimiz gibi Ayasofya’da üstelik ücretsiz ziyaret edilecek, dileyen duasını yapabilecektir.

Şimdi müze statüsünde kullanıldığı için Müslümanlar gibi Turistlerde ibadet edemiyorlar. Caminin müsait bir alanına Hristiyanların ibadet etmesinin sağlanması Türk ev İslam hoşgörüsünün en güzel örneği olacaktır.

Bu işi Bizans mirası olarak ele almak birçok gerçeği görmezden gelmektir.

Öncelikle artık Dünyada Bizans diye bir devlet yoktur, Bizans milleti de yoktur.



Roma imparatorluğu adı üzerinde birçok kavimden oluşmuştu, 3. Yy, dan itibaren yoğun Asya göçleri Türkler Anadolu’ya gelerek Roma tebaasına geçerek Hristiyan oldular.

O devirde bölgeye hakim olan Arapların lügatinde o harfi bulunmadığı için Roma diyemeyen Araplar Rum demeyi tercih etmişler, Rum tabiri Bir kavmi, Bir Milleti değil Roma İmparatorluğunu temsil eder, Roma İmparatorluğunda ise çoğunluk Orta Asyadan göçen Türk kavimleriydi.

Hristiyan olmuş olsalar bile Kavmiyetçilik ağır basmış Anadolu’ya sefer yapan Alpaslan’ın Malazgirt’te Roma ordusu ile karşılaştığında Türkler yoğunlukla Alpaslan saflarına geçmiş, Bizans imparatoru savaşı kaybetmişti.

O devirden sonra Anadolu’ya hakim olan Türk boyları kimsenin dini duygularıyla oynamamış 1. Dünya savaşına kadar Hristiyan bir nüfus Anadolu’da yaşamıştır. Bunların bir kısmı mübadelede Yunanistan’a gönderilmiş olsalar bile Çoğunluğu kendilerini Türk olarak tanımlıyordu, Halende durum öyledir. Bu nedenle Yunan helen-grek halkı bu Anadolu Hristiyanlarına karşı halen negatif ayrımcılık yapmaktadır.



Aşağıda isimleri yayınlanan entelektüel vatandaşlarımızın bu gerçekleri gizlemeden doğru olanı, milli olanı, hukuki olanı desteklemelerini, Ayasofya’nın cami olarak Bütün insanlığın hizmetine sunulmasını sağlamak amacıyla çalışma yapmalarını bekliyoruz



Malum mahfillerin Ayasofya müze olarak kalsın kampanyası duyurusu ve kampanyaya katılan entelektüel zevatın isimleri

Sevgili Mütevellimiz,

Bir süredir kamuoyunda gündeme gelen Ayasofya Müzesi'nin ibadete açılması tartışmaları üzerine, Tarih Vakfı öncülüğünde bir grup girişimcinin hazırlayarak imzaya açtıkları metni aşağıda dikkatinize sunuyoruz.

Kampanyaya katılmak için vakfımıza mesaj göndermeniz yeterli olacaktır.

Saygılarımızla; Tarih Vakfı





AYASOFYA MÜZE OLARAK KALMALIDIR

Aşağıda isimleri bulunan bizler Ayasofya Müzesi hakkında kaleme aldığımız

metni ilginize sunuyor,

Hazırladığımız bu yazı ve sizlerin desteği ile konunun kamu tarafındaki muhataplarının dikkatini çekmeyi ve kendileriyle ortak bir platformda görüşme olanağı bulabilmeyi ümit ediyoruz.

Saygılarımızla.



Ayasofya, İstanbul ve Türkiye'nin olduğu kadar Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Avrupa'nın başlıca ortak dini, kültürel, sanatsal ve siyasi simgeleri arasında yer almaktadır. Ayasofya'nın müze olarak bütün ziyaretçilerine eşit şekilde açık olması, bu emsalsiz anıtın evrensel değerini yansıtan ve çok katmanlı tarihinin herhangi bir dönemini dışlamadan kucaklayan barışçıl ve kapsayıcı bir davranıştır. Bu güzide eserin İstanbul ve dünya tarihinin ortak mirası olarak yaşatılabilmesi müze statüsünde kalmasına bağlıdır.







Prof. Dr.Engin Deniz Akarlı, Şehir Üniversitesi

Suay Aksoy, ICOM Danışma Kurulu Başkanı

Dr. Buket Bayrı, Bilgi Üniversitesi

Doç. Dr. Bülent Bilmez, Bilgi Üniversitesi, Tarih Vakfı Başkanı

Yrd. Doç. Dr. Özlem Çaykent, 29 Mayıs Üniversitesi, Tarih Vakfı YK üyesi

Yrd. Doç. Dr. Y. Doğan Çetinkaya, İstanbul Üniversitesi, Tarih Vakfı YK üyesi

Yrd. Doç. Dr. Koray Durak, Boğaziçi Üniversitesi

Esra Ekşi, Mimar, Tarih Vakfı YK üyesi

Prof. Dr. Edhem Eldem, Boğaziçi Üniversitesi

Münevver Eminoğlu, Tarih Vakfı Müdürü

Doç. Dr. Ferdan Ergut, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Tarih Vakfı YK üyesi

Doç. Dr. Ahmet Ersoy, Boğaziçi Üniversitesi

Prof. Dr.Selçuk Esenbel, Boğaziçi Üniversitesi

Fırat Güllü, Tarih Öğretmeni

Prof. Dr. Cemal Kafadar, Harvard Üniversitesi

Doç. Dr. Çiğdem Kafescioğlu, Boğaziçi Üniversitesi

Yrd. Doç.Dr.Vangelis Kechriotis, Boğaziçi Üniversitesi, Tarih Vakfı YK üyesi

Yrd. Doç. Dr. Erol Köroğlu, Boğaziçi Üniversitesi, Tarih Vakfı YK üyesi

Prof. Dr. Nevra Necipoğlu, Boğaziçi Üniversitesi

Prof. Dr. Gülru Necipoğlu-Kafadar, Harvard Üniversitesi

Yrd. Doç. Dr. Aslı Niyazioğlu, Koç Üniversitesi

Dr. Oktay Özel, Bilkent Üniversitesi, Tarih Vakfı YK üyesi

Yrd. Doç. Dr. Güven Gürkan Öztan, İstanbul Üniversitesi

Doç. Dr. Oya Pancaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi

Yrd. Doç. Dr. Alessandra Ricci, Koç Üniversitesi

Dr. Işık Tamdoğan, Tarih Vakfı Genel Sekreteri

Yrd. Doç. Dr. Deniz Ünsal, İstanbul Bilgi Üniversitesi

Dr. Anestis Vasilakeris, Boğaziçi Üniversitesi

YORUMLAR

  • 0 Yorum