Bugun...


Ayasofya kararı ve Hukukun gereği
Ayasofya'nın 85 yıldır ibadete kapalı tutulması hukuksuzluğu sona erdi, Bazıları Atatürk'ün yaptığı bir uygulamadan vazgeçilemeyeceğini ileri sürerek Kanunlarımıza göre hukuksuz bir dayatmayı savunuyorlar. Atatürk dönemini bu şekilde kutsamak, O günün şartlarını düşünmeden günümüze uyarlamak devlet aklı değildir. Zaman ve şartlar değiştikçe bazı doğruların yanlış olması kaçınılmaz olabilir, Bunu da böyle bir karar olarak muhaliflerin kabul etmesini temenni ederiz.

facebook-paylas
Tarih: 13-07-2020 04:47
Ayasofya kararı ve Hukukun gereği
+ -

Ayasofya’yı Anlayarak Yaşamak

Danıştay 10. Dairesi 1934 tarihli Ayasofya kararını iptal ederek Ayasofya’nın cami olduğu, Müze olarak kullanılamayacağını beyan eden bir karar açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı bu karar üzerine 24 Temmuz günü Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılacağını açıkladı.

Cum. Bşk. RT. Erdoğan caminin bütün insanlığın ziyaretine açık olacağını, Turistlerin ziyaretine imkân veren düzenlemelerin yapılacağını beyan etti.

 

Mütedeyyin vatandaşlarımız kararı sevinçle alkışlarken ülkede önemli bir kesim olaya nötr kalırken, Bir kesim Ayasofya kararını politize ederek, Atatürk’ün kararına saygı gösterilmesini, Mabedin müze olarak kullanılmasının daha doğru olduğunu beyan etmeye başladılar.

 

Gerekçelerde burada bir camiye ihtiyaç olmadığını, Sultanahmet camiinin söz konusu ihtiyacı karşıladığını, Ayasofyanın Cami olarak açılması Hristiyan Dünyanın tepkilerine sebep olacağını ileri sürdüler.

Bazıları dahada ileri giderek İsrailin mescid-i Aksayı işgal ederek Mabedi sinagoga dönüştürebileceğini iddia ettiler.

Öncelikle İsrail böyle bir girişimde bulunamaz, Onların niyeti Mescid-i Aksayı yıkarak yerine Süleyman mabedini inşa etmektir. Buna da henüz güçleri yok, Dünya buna razı olmaz.

 

İçimizdeki bazıları her uygulamanın politik eleştirisini yapma hastalığı var, Bundan kurtulmak lazım. Gerek iktidar, Akp ve Muhalefet Milli konuları politik istismar konusu yapmamalı.

 

Öncelikle Ayasofya bir mabettir, mabet olarak tescilli bir mekânın müze olarak, para karşılığı ziyaret edilmesi hem dini hem hukuki yanlıştır.

Ayasofya kilisedir iddiası doğru değildir, Aynı alanda Roma döneminde paganist mabetler vardı, Bizans onları yıkarak Ayasofya inşa edildi.

1453 yılından itibaren söz konusu Bizans tarihe mal oldu, Bizans’ın varisi Osmanlı devleti oldu.

Osmanlı bir anlamda evrensel bir simge olan Ayasofya’yı Kılıç hakkı olarak camiye çevirdi, Bu karar sadece Fatih sultan Mehmet Hanın değil Zamanın ulemasının kararı ile gerçekleşmiştir.

 

Aynı şekilde Balkanlardan çekilmek zorunda kaldığımızda arkamızda binlerce cami medrese bıraktık, bu eserlerin günümüze kadar nasıl kullanıldığı-yok edildiği malumdur.

Yunanistan’da 3000 cami, Atina’da 120 cami bıraktık, Atina’da hala bir tanesi bile ibadete açık değildir, Çoğunluğu İslam adabına aykırı şekilde kullanılmaktadır.

Bazı muhalifler Avrupa’nın bu karar üzerine misilleme yapacağını, Camileri ibadete kapatacağını iddia ediyorlar.

Böyle bir durum asla söz konusu değil, üstelik Katolik, Protestan Dünya Ayasofya’nın Cami olarak ibadete açılmasını onaylar Çünkü mezhepler arası büyük rekabetleri vardır.

Konuyu Rusya ve Abd istismar etmek isteyebilir, Bunun da pek etkili olacağını sanmıyorum, Çünkü hiçbir ülke diğer ülkelerin iç işlerine karışamaz.

Abd’nin İstanbul üzerinde Patriklik makamını kullanarak Rusya’nın elinde olan Ortodoks patrikliğini Fener patriği Partholomeos lehine çevirmek istemektedir.

Bu konuda İstanbul Fatih’in Yeni Roma adı altında Rum cemaatine özerklik verilerek, Patrik Bartholomeos’un devlet başkanlığında Vatikan gibi dini bir devlet kurulması projesinden bahsedilir, Bunun mümkün olduğunu sanmıyorum, Çünkü Fatih’in Nüfusu 420.000 ve Türkiye’deki Rum nüfusun tamamı iki bin kişi değil.

Bunu Türkiye kendi isteği ile yapabilir, Patrikhaneye özel bir statü verebilir mi? Bilemiyorum, Bu kararı Türk halkının sindirebileceğini sanmıyorum.

 

Kaldıki Rum denilen zümre bir millet – kavim değildir. Rum tanımı Romalı demektir ( Osmanlıcada O harfi olmadığı için Roma kelimesini Rum olarak kullanıyorlardı)  Ve Anadolu coğrafyasındaki Rum şeklinde tanımlanan kişilerin soyu şeceresinin çoğunluğu MS:3. yy’dan itibaren, (Kuraklık-Savaş nedeniyle) Orta Asya’dan gelen Şamanist Türk kavimlerinin Hristiyan olanlarıdır. Bu Türk kavimlerin Hristiyanlarını Mübadelede Yunanistan’a gönderdik biliyorsunuz!.

 

Bir haftadır medyayı, sosyal medyayı yakından takip ediyorum, Muhalefet konuyu sessizlikle onaylıyor, Sosyal medya ve marjinal guruplar aslı-astarı olmayan iddialarla uygulamanın yanlış olduğunu söylüyor. İleri sürdükleri gerekçelerin tamamı hayal mahsulü zorlama iddialar.

Bu gün Danıştay’ın verdiği kararı sorgulama cehaletinde bulunanlar, 1935 yılında “şaibeli bir şekilde” ibadete kapatılan Ayasofya kararını kutsal bir uygulama, dokunulamaz karar” şeklinde savunmaları akıl almaz bir durum.

 

TC. Devletine ait bütün varlıklar üzerinde tasarruf etme hakkı Türkiye Cumhuriyeti devletine aittir, Bu topraklarda ne tarihte, ne günümüzde hiçbir milletin, devletin hakkı, özerkliği yoktur.

Ayasofya Bizans’a ait söylemi bir cehalettir, Gizlenmeye çalışılan bir ihanet duygusunun açığa vurmuş halidir.

Ve Ayasofya’nın ibadete açılmasının nedeni cami ihtiyacından değil, Vakıf hukukunun, İnanç özgürlüğünün gereğidir.

5737 sayılı vakıf yasasının 30 maddesi doğrultusunda Türkiye’deki bazı dini vakıflara mülklerinin iade edilmesini alkışlayanlar, Aynı tür bir iadenin Müslüman vakfına iade edilmesine itiraz edilmesini anlamak mümkün değildir. Bu itirazı kötü bir politika olarak düşünüyor kabul etmiyoruz.

Burada tek olumsuz durum Ayasofya ziyareti üzerinden hazineye gelen gelirden mahrum kalındığını ileri sürenler üzülmesin TC. Devletinin böyle zulüm içeren bir gelire ihtiyacı yoktur, Hukukun gereğinin yapılması çok daha doğru olmuştur.

Emeği geçen herkesi tebrik eder, Böyle ucube bir kararın tekrar uygulanma imkânı bulmamasını Yüce Allahtan niyaz ederim…



HABER VİDEOSU





Kaynak: FATİH HABER

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR
5 Yorum

Mehmet Sezai Aydıngöz
13-07-2020 13:18:00

Kim ne derse desin.
Bu karar bir ılımlı İslam projesinin bir ayağıdır.
Buna paralel olarak Dinler arası diyalogla yakından alakalıdır.
Dinler bahçeleri,bu cümledendir.

UYGULAMADAKİ EKONOMİK KAYBIMIZ
13-07-2020 05:44:00

Bazı kişiler her yıl Ayasofyayı 30 milyon kişinin ziyaret ettiğini, Bu gelirden mahrum bırakıldığımız nedeniyle üzgün olduğunu, Bize cami değil gelir getirecek müesseseler gerekiyor diyorlar.
Bu iddia doğru değil
Öncelikle bu 30 milyon ziyaretin en azından 20 milyonu ücretsiz ziyaret hakkı olan kişiler (12 maddede yayınlanıyor) 
Geriye kalan 10 milyonun yarısı yerli turist, Beş milyon turistin bıraktığı para 50 milyon TL. 
Birşeyi iddia ederken bilgi sahibi olmak önemli, Sloganla politika yapılırsa böyle olur.
Dip Not: Günümüzde Turistik ziyaretler %90 azaldığını da hatırlatayım
BEN HUKUK

 

Türkiye’nin en değerli yapılarından olan İstanbul’daki Ayasofya Müzesini kimler ücretsiz gezebilir. 

Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzeleri arasında yer alan Ayasofya Müzesi yılın her döneminde ziyaretçi akınına uğruyor. Dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer alan Ayasofya’yı gezmenin ücreti 100 TL. Eğer müze kartınız varsa bu ücreti ödemiyorsunuz.
Ayrıca belli kişiler müzeyi ücretsiz olarak gezebiliyorlar..

Kimler Ücretsiz Girebilir?

1- 18 yaş ve altındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençler ve çocuklar ile bu yaş grubundaki öğrenci gruplarına refakat eden öğretmenler,

2- 65 yaş ve üstü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,

3- Gaziler ve refakatindeki anne, baba, eş ve çocukları ile şehit yakını kimlik kartı sahipleri,

4- T.C. Vatandaşı ve Yabancı Engelliler ile bir refakatçisi, (Görünür bir engel ve/veya belge ibrazı ile)

5- Er ve erbaşlar,

6- ICOM ve ICOMOS ile UNESCO kartı sahipleri,

7- Yerli ve yabancı basın kimlik kartı sahipleri,

8- Seyahat acentesi sahip veya sorumlu müdürleri,

9- Kültür ve Turizm Bakanlığı kokardını haiz profesyonel turist rehberleri,

10- Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli ve emeklileri ile refakatindeki anne, baba, eş ve çocukları,

11- 12 yaş ve altındaki yabancı uyruklu çocuklar,

12- Hayatboyu Öğrenme Programı çerçevesinde Comenius Okul Ortaklıkları ile Erasmus Öğrenci Değişim Programı kapsamındaki gruplar ile bu gruplara refakat eden öğretmenler (ülkemizdeki muhatapları ile yapılan sözleşmelerini ibraz etmeleri kaydıyla kimlik ibrazı aranmaksızın ücretsiz giriş olanağı sağlanacaktır).

ESAS SORULMASI GEREKENİ NEDEN SORMUYORSUNUZ
13-07-2020 05:10:00

AYASOFYANIN İBADETE AÇILMASINA MUHALEFET EDENLER
Biz mevcut kiliseyi camiye döndürmedik. O zamanın şartlarına göre Fetih hakkı olarak Cami yapıldı ve yaklaşık altı yüz yıl Cami olarak görev yaptı, asıl sorulması gereken soru şu neden müze yapıldı? Bir önemli husus daha, Ayasofya konusu bir çok ihtilaflı konusu olan Ülkücülerle Milli görüşçülerin en önemli ortak noktası ve ideali idi Ayasofya'nın Cami olarak ibadete açılması. Şükür ki gerçekleşti
Selim Kalemci 

AYASOFYA TÜRKİYENİNDİR, BİZANS ARTIK YOKTUR
13-07-2020 05:06:00

ŞU KOMİK BİR O KADAR HUKUKSUZ, İHANET KOKAN SÖYLEMDEN VAZ GEÇİN, TÜRKİYE TAŞIYLA TOPRAĞI İLE TÜRK MİLLETİNİNDİR
Bizans; İstanbul'un gerçek sahibi niye olsun .Onlar da bizden önce oraları başka insanlardan alıp yerleştiler hepsi bu..
Bizans imp.nun Filistin toprakları dahil neredeyse Ortadoğunun tamamına yayıldığını biliyoruz..O zaman gerçek sahipleri mı olmuş oluyorlar..
Devir gücü yetene devriydi ve biz de gücümüzü kullanarak feth ettik..Bizim oldu hepsi bu..
Ne yani onlar işgal edip yerleştiğinde asli sahibi oluyor biz feth ettiğimizde işgalci öyle mi üstat ..
Güçlü oldukları dönemlerde Bizansın yayılmadığı yer mi var..
Bizden daha eski olmaları onları asıl yapmaz..Aynı metotla başkaları gelir ve oraları elinden alır..
Yaşanan budur..
Vikingler Akdeniz'e kadar inmiş,Makedon kralı Büyük İskender neredeyse Asya'nın tamamına egemenlik kurmak istemiş, Moğol hükümdar Cengiz Han Çin başta olmak üzere her yeri kan denizine çevirmiş ,işgal etmiş..
Bunların hiçbiri gittikleri toprakların asıl sahipleri değil ki..
DÖNEMİN ŞERAİTİ BUYDU ..
Bizde de fetih kültürü vardı ve tebliğ gibi de bir misyon...
Ne yani İslamı Söğüt kasabasında kalıp oradan mı insanlığın ortak değeri yapacaktık.
.Nasıl olacaktı..?
Zafer Akyüzlü 

 

BÜLENT SARI
13-07-2020 05:02:00

Tükürürken dikkat edin, sonra böyle yalamak zorunda kalmayın...

AKP Eski İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Kırdağ, "Ayasofya'nın statüsünün değiştirilip aslına rücu etmesindeki en büyük mutluluk; bu kararın, emperyal dünyaya bir başkaldırı olması değil, onu müze yapanlara bir başkaldırı olmasıdır. Güneş doğuyor, taştan adam eriyor Elhamdulillah #AyasofyaCamii" diye bir tweet atmıştı...

Tweetinde "taştan adam" ifadesiyle Atatürk'ü kast ettiği anlaşılan, tepkiler gelince hesabını korumaya alan ve sonrada twitter hesabını yeniden 'herkese açık' hale getiren Kırdağ'ın, skandal paylaşımı sildiği ve profilini ise Atatürk fotoğraflarıyla donattığı görüldü..

Kırdağ, yeni açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Sosyal medya hesabımdan yaptığım paylaşımda Ayasofya Camii kararıyla hukuksuz bir işlemin hukuk ile düzeltildiği ifadesinde yeralan 'taştan adam'dan kast emperyalistler iken bunu Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e yormak art niyetli kişilerin çıkarımlarıdır.
Ben Konjenktürel siyaset'e inanan biri olarak, döneminde Atatürk'ün bütün yaptırım ve dayatmalara karşın gerekeni yaptığına, girişimleriyle Ayasofya'nın Camii olarak kayda geçirildiğine de inanırım.
İşgal altındaki İstanbul gibi Ayasofya'nın da Atatürk'ün başkomutanlığında yürütülen bir ulusal kurtuluş mücadelesiyle kurtulduğunu da bilirim.
Dolayısıyla sosyal medya hesaplarında geriye gidilerek de bakıldığında bu iftira ve manipülasyonun şahsımda tutmayacağı anlaşılır.
Saygılarımla
Ercan Kırdağ"

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI