Bakırköy Meydanında gazeteciye meydan dayağı

Bazı Tv’lerde yorumculuk yapan gazeteci Levent Gültekin, İstanbul Bakırköy Meydanında, Halk Tv. binası önünde, saat 19.30’da, yaklaşık 25 kişilik kalabalık bir grup tarafından Tekme-Yumruk ile saldırıya uğradı.

Bakırköy Meydanında gazeteciye meydan dayağı
09 Mart 2021 - 09:22 - Güncelleme: 09 Mart 2021 - 11:02
Saldırıdan sonra Halk Tv.'de canlı yayına çıkan Gültekin, saldırıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Gültekin kendisinin kimseye hakaret etmediğini, Son 40 yıldır ülkeyi yöneten "Özal, Ecevit, Erbakan, Demirel,Türkeş'in" fotoğraflarının arka planda resmedildiği bir sahnede "Bu kişilerin ülkeyi yönetemediği, Kürtçülük taleplerini görmezden gelerek terörün tırmanmasına sebep olduklarını iddia ettiği konuşması sosyal medyada yoğun tepki almıştı.

Bende 1998 sonrası internet haberciliğinde Türk halkına (5 ayrı haber sitesiyle) objektif haber bilgi sunan biri olarak, İktidarı-Muhalefeti Objektif eleştiren, Yalansız-Haramsız bir siyesetin yönetim anlayışını hakim kılabilmek adına gayret gösteren bir kişi olarak Sayın Gültekine yapılan saldırıyı en şiddetli şekilde kınıyorum.

Zorbalık hiç bir zaman haklı olmamıştır, Olmayacaktır da, Fakat ülke gerçeklerini eleştirirken hakkaniyetle bir habercinin objektif olması gerektiğine inanıyorum.
Bir mahalde yangın varsa O Yangına sebep olanlar kadar O yangının ihbarında, Olay yerine gelinmesinde, Söndürülmesinde, Zarar ziyanın telafi edilmesinde ihmali olanların hepsi birlikte eleştirilmeli diye inanıyorum.

Sayın Gültekine Asla Oh olsun demiyorum, Fakat kendisinin bu olayı azmettirenler içinde olduğunu  maalesef söylemek zorundayım.

Devlet-i Aliye (Osmanlı) Meşrutiyet denemelerinde batılı ve Siyonist güçlerin hedefinde olmuş, demokratik özgürlükler hep istismar edilmiş,  Cumhuriyet döneminde bu dış saldırı-İç yandaşlar devleti aciz bırakmak için pekçok ihanet projesini hayata geçirilmiştir.

Ülkemizin bu ihanet odakları nedeniyle kalkınması, birlik olması, huzurun hakim olması akamete uğratılmıştır.

Gültekin, Ülkedeki Anarşinin sorumlusu olarak yaftaladığı bu siyasetçiler ne kadar bağımsız özgür politika yapabildiler bunu sorgulamıyor.
Hangi dış güçlerin Ekonomik, Yargı,  Askeri, Terör müdahalelerine maruz kaldıklarına değinmiyor, doğrudan yargısız infaz yapıyor.

Tek tek açıklamak istemiyorum, Bu liderlere yapılan kanunsuz/yargısız infazlar yapılırken Sayın Gültekin darbeci Askerlerin, Yargı mensuplarının, Dış güçlerin yasadışı müdahalelerini neden görmezden gelmiş.
Çekiç gücün tehditleri ile Türk ordusu kendi ülkesinde hava harekatı yapamadığı devirlerde ABD -Nato uçaklarının PKK teröristlerine (Gıda-Silah-Mühimmat) desteğini nasıl yaptığını görmedi mi?

ABD destekli Fetö örgütünün Muhafazakar Milliyetçi vatandaşlarımızı Yargı-Polis-Basın kumpası ile nasıl kıskaca aldığını görmedi mi?

Bir gazeteci&basın mensubunun görevi sadece iktidarı deşifre etmek değil, Elinden gelen eleştiriyi yapmayan muhalefeti de deşifre etmektir.

Bu ülkenin makus talihinde Atatürkten sonra ABD politikalarına teslim olmuş bir CHP olduğunu görmeyen samimi değildir partizandır. 1938'e kadar uygulanan Milli politikalar terk edilmiş, Dindar insanlar töhmet altında bırakılmış, İnancının pratiğini yapmak isteyenler önemli makamlara getirilmemiş ülke halklarının kardeş olması sağlanamıştır.

Burada somut örnek vermeye kalksam saatlerce okumak zorunda kalırsınız.
Bir meslekdaşımın uğradığı bu saldırıyı en şiddetli şekilde kınıyor, Başta azmettirenler olmak üzere faillerin cezalandırılmasını ümit ediyorum.

Burada hakim ben olsaydın "Azmettirici" olarak Gültekini de mahküm ederdim.
Birileri yargısız infaz yapmayı çok seviyor, Yargısız infaz yapanlar bir gün kendileride mağdur olabilir. 
Toplumları ayrıştırarak değil Asgari müşterekte bir araya gelerek hep birlikte bu ülkeye sahip çıkmak zorundayız. 
Burada kimse kendi iradesi ile Türkiyede doğmuş değil, Bu Allah'ın bir kaderidir. Bize düşen görev devleti  ayakta tutmak için kişisel düşüncelerden taviz vermek zorundayız. Yoksa Dünya halklarını köleleştirmek için olağanüstü yöntemlerle savaşan Siyonist yeni Dünya düzencilerin marabası olarak en doğal yaşam ihtiyaçlarını da isteme özgürlüğün olmadığı bir dünyada yaşamak zorunda kalabiliriz. zaman Aklımızı kullanma zamanıdır...

 

Bu haber 5944 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum