Bugun...


CHP'li belediyelerde LGBT
İstanbul Şişli ve Kadıköy belediyeleri Kent Konseylerinde "LGBT çocuklar da vardır" çalışma gurubu kurulmuş, ve23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında bildiri yayınlamışlar, Gelen tepkilere CHP üst yönetiminden ve Şişli, Kadıköy belediye başkanlıklarından konuya ilişkin açıklama gelmedi

facebook-paylas
Tarih: 05-05-2020 23:18
CHP'li belediyelerde LGBT
+ -

CHP'Lİ Kadıköy-Şişli Belediyelerin Kent konseylerinde "LGBT çocuklar da vardır"  çalışma gurubu kurulmuş
Bu iki meclisin çalışma gurubu 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda afişler hazırlayarak çocukların da eşcinsel olacabilecekleri algısı oluşturmaya çalıştı. 

Sosyal medyada yayılan bu afişlere eşcinselliği özendirdiği gerekçesiyle tepki yağdı. 

Bu iki meclis, Türkiye'de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda "LGBT çocuklar da vardır" söylemini kullanarak çocuklarında eşcinsel olabileceklerini ve bunun normal karşılanması gerktiği algısı yaratılmaya çalışıldı.

CHP'li vatandaşlarda infialde, Lakin CHP genel yönetiminden konu hakkında hiçbir açıklama gelmedi.
 

Önemli: İlçe belediyeleri kent konseyleri genel sekreterliği belediye başkanının ataması ile göreve gelir, Genel sekreterin izni olmaksızın (Yeni bir çalışma gurubu oluşturulamaz) konsey çalışma gurupları konseyden bağımsız faaliyet yapamaz.

Vatan partisi kadın kolları konu ile ilgili basın açıklaması yayınladı.

5 MAYIS 2020
Vatan Partisi Öncü Kadın: 
LGBTİ Dayatmaları Kabul Edilemez 
 
 “Tekil olarak homoseksüel, biseksüel ya da transseksüel bireylerle ilgili konuşmuyoruz, LGBTİ hareketini ve eşcinsellik olgusunu değerlendiriyoruz. Hatta insanları yalnızca cinsel yönelimleri ile var etmeye çalışan sistemle mücadele ediyoruz. Yaşama hakkı, çalışma hakkı, eğitim hakkı gibi temel insan haklarına sahip çıkmak gerektiğini çok net bir biçimde ifade etmek istiyorum. Eşcinsellere yönelik, her türlü şiddetin ve ayrımcılığın karşısında olduğumuzu, nefret suçlarına tahammül gösteremeyeceğimizi belirtiyorum. Eşcinsel bireylerin önemli bir kısmının da Batı’dan fonlanan LGBTİ hareketi ile arasına kalın bir çizgi çektiğini biliyoruz. Zaten LGBTİ hareketinin hak temelli bir hareket olduğunu söylemek mümkün değil. 
   LGBTİ’Yİ MEŞRULAŞTIRMA PROJESİ
“Diyanet ve Ankara Barosu arasındaki tartışmaya değinen Ayvalı, CHP’li belediyelerin 23 Nisan rezaletini görmezden gelenleri eleştirdi: “Şişli ve Kadıköy Kent Konseylerinin LGBTİ Meclisleri 23 Nisan'da çocuklarımızı LGBTİ çocuklar ve LGBTİ olmayan çocuklar olarak böldü. Toplumun yeni bir cinsellik temelinde örgütlenmesi projesinin devamıdır. Son birkaç yılın onur yürüyüşlerine baktığımızda CHP’li belediyelerin bu çıkışının basit bir hata olmadığını, bir proje dâhilinde ilerlendiğini görürüz. Çocuklar üzerinden bir meşrulaştırma ve gelecek planı yürütülmektedir. CHP’li belediyelerin 23 Nisan rezaleti ya bu projeye gönüllü hizmetin göstergesidir ya da cehaletle açıklanabilir. CHP Genel Merkezinden en ufak bir tepki ya da düzeltme gelmediğine göre cehaletle açıklamak mümkün görünmüyor. LGBTİ eylemlerinde çocukların öne çıkarılarak eşcinselliğin doğallaştırılması ve yaygınlaştırılması projesi 23 Nisan'da belediyelerde kendini göstermiştir. 
 ÇOCUK İSTİSMARINA KİMSE SES ÇIKARMIYOR
 “Avrupa'nın en büyük şehirlerinde, sözde medeniyetin merkezlerinde düzenlenen onur yürüyüşlerinde 7 yaşındaki çocuklara ağır makyajlar yaptırılıyor, erotik danslar öğretiliyor ve cinsel tercihini sergilemesi isteniyor. Bu çocuklar bir algı yaratmak için kullanıyor. Tabi aynı zamanda cinsel bir obje, tüketim malzemesi olarak sunuluyorlar. Aynı yürüyüşlerde 30lu yaşlarında bir erkek görüntülerden 10 yaşın altında olduğu anlaşılan bir çocuğu dudağından öpüyor. Çocuk hakları savunucularından en ufak bir ses gelmiyor, burada bir ikiyüzlülük var. Diyelim ki sarıklı bir adam olsaydı tepki göstereceklerdi. Ama Avrupa'nın göbeğinde modern görünümlü bir gerici yapınca sessiz kalınıyor. Çocuk aynı çocuk! 18 yaşın altında. Bakın burada tartışmaya yer bırakmayacak biçimde çocuk istismarı vardır. Çocuk istismarı deyince genellikle cinsel istismar anlaşılıyor. Fakat çocuk istismarı, çocuğun tam olarak anlayamadığı ve gelişimsel olarak hazır olmadığı eylemlere maruz bırakılmasıdır. Aynı zamanda cinsel şiddet de tecavüzle sınırlı değildir. Çocuğu açıkça cinsel biçimde kendini ifade etmeye teşvik etmek veya zorlamak, uygunsuz cinsel materyallere maruz bırakmak, pornografik performans ve materyallerde kullanmak şiddetin farklı biçimleridir. 
ÇOCUK HAKLARI İÇİN SAVAŞMIYORLAR
 “Ensar Vakfında tecavüzlere karşı çıktınız mı diye soruyorlar. Çıktık tabi, herkes çıktı. Çocuk istismarına sessiz kalmak insanlığa sığar mı? İster bir tarikat yurdunda ister bir kolejde ister bir spor okulunda ister bir köyde ister bir şehrin merkezinde nerede olursa olsun çocukları koruyacağız. Peki, bu dostlarımız LGBTİ hareketindeki çocuk istismarının karşısına dikilme cesaretine neden sahip değil? Bir cumhuriyet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı ile savaştıkları kadar neden çocukları korumak için savaşmıyorlar? 
QUEER DAYATMA 
“Queer hareket, 90ların başından beri yoğun biçimde tartışılıyor. LGBTİQ’nun Q’su. Bu teoriye göre; cinsel kimliğin bedenle ilişkisi yoktur, yani biyolojik  cinsiyeti reddeder, toplumsal cinsiyetin de kadınlık ve erkeklik rollerine indirgenemeyeceğini savunur, cinsiyetin sabit olmadığını sürekli değişmesi gerektiğini söyler. Heteronormatifliği yani hâkim cinsel ilişki biçiminin kadın ve erkek arasında olduğu toplumsal düzeni reddeder, normları sürekli yeniden saptamak gerektiğini savunur. Bu teoriye göre; cinsel kimlikler heteroseksüel iktidar ilişkileri tarafından belirlenmiştir. O halde, cinsel kimliklerin sınırları ihlal edilmeli ve kimliksizlik hali oluşturulmalıdır. Kendi tabirleriyle, kuer hareket heteronormatif toplumsal düzene ve heteroseksist devlete bir başkaldırı. Bakın yeni bir toplum tasvir ediliyor. Dolayısıyla mesele eşcinsellerin insan hakları meselesi olmaktan çıkmış. Normal yok, doğal yok, denge yok, sınırsızlık var. 
FEMİNİZM VE EŞCİNSELLİK
  “Eşcinselliğin yaygınlaşması sınıflar arası  ve cinsler arası eşitsizliğin sonucu. Göreli eşitlikçi ilkel kabile toplumlarında eşcinsel ilişki doğadaki sapma kadar. Sınıflı toplumda çürüme dönemlerinde; köleci eski Yunan ve Roma'da, Asya'da feodal toplumlarda eşcinsellik hâkim sınıf içinde yaygınlaşmış. Köle ve kulluk sistemlerinin ürünü. Kadın aşağı itildikçe eşcinsellik yaygınlaşmış. Çünkü kadın aşkın bir tarafı olarak görülmüyor. Oğlancılık gelişiyor. Oğlancılık Yunanlılarda topluma kabul edilme kurallarından. Hatta edilgen olan erkeklik lanetlenirken aktif olan erkeklik kutsanıyordu. Çünkü asıl suç, erkeksi bir şeyi kadınsı bir şekilde kullanmaktı. Yani kadının aşağılanması ile bağlantılı. Kadın bir duygusallığın parçası olamayacak kadar düşük,  zihinsel üretimin dışında, erkek de aşkı erkekte buluyor. Erkek ve kadının birbirinden koparıldığı, kadının eve hapsedildiği her toplumda yalnız erkekler değil kadınlar da eşcinselliğe itilmiştir. Kapitalizmin çürüme döneminde ise cinsel haz bir tüketim olgusuna dönüşür. Tatminsizlik, doyumsuzluk, bunalım, mutsuzluk, bireycilik eşcinselliği alt tabakalarda da yaygınlaştırır. Özetle, günümüz feminizminin kadının aşağı itilmesi sonucu gelişen bir tarihsel kökene sahip eşcinsellik ile kol kola olması büyük bir çelişkidir. Günümüz feminizmi ile LGBTİ hareketini yan yana getiren şey ise neoliberal karakterleridir.”
 
Meltem Ayvalı
Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı



Kaynak: FATİH HABER

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI