Cibalikapı Sivrikoz çeşmeside imitasyon yenilendi
CİBALİKAPI SİVRİKOZ ÇEŞMESİ (H.972- M.1564) TARİHİ ÇEŞME ASLINA UYGUN RESTORE EDİLMEDİ.. YILLAR SÜREN RESTORASYON ADETA "DAĞ FARE DOĞURDU" MİSALİ. İSTANBULUN TARİHİ KİMLİĞİNE İHANET EDİYORUZ, MÜDAHALE EDECEK KURUM STK YOK MAALESEF...
12 Ekim 2016 - 18:29
15. yy. sonrasında İstanbul İslam vakıf kültürü ile donatılmış, İmparatorluğun merkezi Padişahlar, Hanım sultanlar, Komutanlar, Alimler marifetiyle ihya edilmiş, Çoğunluğu günümüze gelmeyen Cami, Medrese, Külliye, Sıbyan mektebi, Şifahane, Aceze haneler, Aşane, Çeşme, Hamam gibi toplumun sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak genelde ücretsiz hizmet veren, Mali giderlerini karşılamak için akarları tesis edilen bir şehirdi İstanbul.
Malesef son iki yüzyılda İstanbulun talan edilmesine seyirci kaldık.
Başta vakıf eseri bu hizmetler yağmalandı özel mülk yapıldı, halen yapılmaya malesef devam ediyor.

Fatih Haliç kıyısındaki Cibalikapısı yanında bulunan Sivrikoz çeşmesi 80'li yıllara kadar hizmet veren bir çeşmeydi.
İstanbuldaki yüzlerce çeşmenin (kanalizasyon karışıyor" gerekçesi ile suları kesildi, doğal akan su kanalizasyonlara bağlandı.
Vefa meydanındaki çeşmenin, Fener camcı yokuşundaki çeşmenin, Eğrikapı önündeki çeşmenin takriben onluk birkaç kurnasından gürül gürül sular aktığını bilirim.

Sivrikoz çeşmeside bunlardan biriydi. 1990 başlarında kuraklık nedeniyle barajların boşalması Belediye işçilerinin grevi birleşince İstanbul susuzluktan kırılırken Çöp dağları içinde kalmıştı. Daha önce mikroplu diye kanallara bağlanan sular batmış, çok arar olmuştuk.
Önce Terkoz bağlanan sonrada suyu kesilen bu tarihi çeşmelerimiz çevre halkın sahip çıkması ile çok azı yaşatıldı, çoğunluğu "Silivrikapıda" Öksüzce camii sokağı başında olduğu gibi üzerine apartman yapıldı, Çeşme aynası apartmanın duvarına monte edildi.

Son yıllarda bazı çeşmeler Camiler restore ediliyor, Bu uygulamada gördüğümüz örnekler çok kotu, 4 asırlık Çavuş camii modern bir yapı yapılırken,Birçok cami betonarme yapılmaktadır, tarihi kimliği korunmuyor.
Sivrikoz çeşmeside böyle devşirilen çeşmelerimizden biri oldu.
Daha önce doğal suyu kapatılıp Terkosa bağlanan çeşmenin Arkasındaki su haznesi yok edilerek dükkan yapıldı. 1990 ların sonunda ise çeşmenin ön gövdesi bir şekilde yıkıldı.

2002'de çeşme için restorasyon süreci başladı ve 2010'dan sonra yapının çevresi tahta perdelerle tümüyle kapatıldı. 2012 yılında hepten sökülerek yeri boşaltıldı. ve 2016 Eylül ayında çeşmesi sarmalayan perdeler kaldırılarak ihya edilen çeşme ortaya çıktı.
Restorasyon sırasında gizlenerek gözlerden kaçırılan, Küçük bir delikten dahi içiriyi göremediğimiz çekilde gizlenmesinin sebebi çeşmenin tarihi kimliğine uygun yapılmayışıymış.. Şimdi iş bitti, İtirazlar bir işe yaramayacak.. Hep böyle yapılıyor zaten, Plansız projesiz restore edilen yapılar, İzinsiz kaçak yapılan yapılar bittikten sonra yıkılamıyor. Fatihte hakkında yıkım kararı olan on bine yakın bina var olduğunu biliyoruz. Yarın bir imar affı ile meşrulaştırılacaktır. İstanbulun %70'i böyle oluşturuldu zaten.

Şimdi Osmanlı dönemi klasik cami çeşmesine dönüştürülen Sivrikoz çeşmesi hayırlı olsun diyemiyoruz. Bu çeşme oraya su ihtiyacı için yapılmadı. tarihi yaşatmak için yapıldı. Bu nedenle su haznesi ile beraber aslına uygun yapılması gerekiyordu.
Bu tür imitasyon restorasyonlara koruam kurulu neden yol veriyor bunuda anlamak mümkün değil.
Burada yapılan Küfeki taşından ucuz ve basit bir imalat, Üstelik 3-4 yıl sürdürüldü, ihale bedeli masum görülsün diye olmalı, Normalde bu imalar birkaç aylık bir çalışmadır.

Bundan sonraki çalışmaların böyle baştan savma yapılmamasını diler, Hükümetimizden ve belediyelerimizden Üç imparatorluğa başkentlik yapmış Dünya kültür başkenti İstanbulun tarihi kimliğine artık sahip çıkalım diyoruz. temenni ediyoruz.
Çeşme hakkında bilgi
Cibali’de Abdülezel Paşa caddesi üzerinde Sivrikoz Camiine girilecek sur kapısının yanındaki bu çeşme esas şeklini kaybetmiştir. Ayna taşı yoktur. Teknesi bozulmuştur. Şekilsiz kemeri içinde farsça kitabesi bugün yerinde yoktur.
İstanbul Çeşmelerine göre tarih beyti şöyledir:
“ Güft derviş ez güca âmed revan in ayn-ı pâk”
“ Bud cevab-ı u be-târiheş ez enhar-ı behişt”







YORUMLAR