Ebu Leheb’in akıbetinden ibret alacak olan var mı?

Tebbet Suresi mucizesi ve Ebu Leheb’in Karısı Ümmü Cemil’in Peygamberimiz (a.s.)a Düşmanlığı ve İşkenceleri

Ebu Leheb’in akıbetinden ibret alacak olan var mı?
03 Nisan 2014 - 14:28

Ebû Leheb (Abduluzza bin Abdulmuttalip (Ar. عَبْدْ اَلْعُزَّى‎ (ʕabd al-ʕuzza:)‎ “Uzza'nın kulu”) olup Kur'an'da takılmış lakabı Ar. ‏أبو لهب‎ (ʔabu: lahab(un))‎ “Ateş'in (Cehennem) babası”dır}, ö. 624), İslâm dininin peygamberi Muhammed bin Abdullah'ın on iki amcasından biridir.

 Yaşamında İslam'a ve Muhammed bin Abdullah'a muhalif bir tavır almıştır.

Müslümanlar tarafından verilen bir lakap olan Ebu Leheb, alevlerin ya da alevli ateşin babası anlamına gelir. Muhammed bin Abdullah'e hem gizli, hem de açık davet döneminde engel olmuştur. Yaptığı zulümlerden sonra kendisi ve eşi hakkında Kur'an-ı Kerîm'in 111. sûresi olan Tebbet Sûresi'nde Ebu Leheb'e ve karısına beddua edilmiş ve sûrenin bu yüzden indirildiğine inanılmaktadır. Kur'an'da ismen beddua edilen kişilerden.

Bedir Savaşı'ndan sonra 624 ağır bir hastalıktan sonra ölmüş ve cesedi Kalib Kuyusu'na bırakılmıştır.



Ebu Leheb’in karısı kendisi ile ilgili ayet indiğini duyunca ne yaptı?

 

Ebu Leheb’in Karısı Ümmü Cemil’in Peygamberimiz (a.s.)a Düşmanlığı ve İşkenceleri

 

Ebu Leheb’in karısı Ümmü Cemil`ki, Ebu Süfyan’ın kızkardeşi ve Muaviye b. Ebi Süfyan’ın da halası idi-Peygamberimiz (a.s.)a düşmanlıkta aşırı gider; küfründe, inkârında ve inadında kocasına yardımcı olurdu.

Ümmü Cemil her gece pıtrakları, dikenleri, dikenli ağaç dallarını toplayıp büyük demet yapar, boynuna bağlar, geceleyin ayağına batsın. yaralar açsın diye Peygamberimiz (a.s.)ın geçeceği yollara atar, saçardı.

 



Peygamberimiz (a.s.) ise, onlara kum yığınına, ipeküzerine basar gibi basar, geçer*di

Yüce Allah, gerek Ebu Leheb, gerek karısı Ümmü Cemil hakkında indirdiği sûrede:

“Yuh oldu iki eli Ebu Leheb’in, kendisi de yuh oldu!

Ona ne malı yarar verdi, ne de kazandığı!

O da, boğazında kıskıvrak bükülmüş bir urgan bulunduğu halde odun hammalı olarak karısı da, yaslanacak bir alevli ateşe!” buyurdu; onların âhiretteki durumlarını duyurdu.

Ümmü Cemil kendisi ve kocası hakkında Tebbet sûresinin indiğini işitince.

 

Peygamberimiz (a.s.)ın Hz. Ebu Bekir ile birlikte Kabe Mescidinde * oturduğu sırada oraya vardı. Kendisinin elinde bir taş bulunuyordu.

Hz. Ebu Bekir, onu görünce, Peygamberimiz (a.s.)a:

“Yâ Rasûlallah! Bu Ümmü Cemil’dir. Eziyet edici bir kadındır. Sana doğru geliyor! Onun seni görmesinden korkuyorum! Keşke bu kadın sana bir zarar vermeden, eziyet etmeden kalkıp gitmiş olsaydın, bir köşeye çekilseydin!” dedi. 

Peygamberimiz (a.s.):

“O beni göremez!” buyurdu. 

Gerçekten de, Ümmü Cemil Peygamberimiz (a.s.)ı göremedi! Yüce Allah ona göstermedi.

O ancak Hz. Ebu Bekir’i görebildi. Gelip, Hz. Ebu Bekir’in başına dikildi. Ona:

“Ey Ebu Bekir! Arkadaşın nerede?” diye sordu.

Hz. Ebu Bekir:

“Ne yapacaksın onu? Sen benim yanımda hiç kimse görmüyor musun?” dedi.

Ümmü Cemil:

“Benimle alay etme! Ben senin yanında senden başkasını göremiyorum . Bana haber verildi ki, arkadaşın beni hicvetmiş. 

O şairse, vallahi, ben de şair bir kadınım. Kocam da şairdir. 

İşte, ben de onu hicvediyorum: 

‘Biz o verilmişe isyan ediyoruz.

Onun peygamberlik işinden yüz çeviriyoruz.

Onun dininden hiç hoşlanmıyoruz.’ 

Vallahi, onu bulsaydım, sutaşı kendisinin ağzına vuracaktım!” dedi. 

Hz. Ebu Bekir:

“Hayır! Vallahi, arkadaşım şair değildir. O şiir söylemez de.

Şu Beyt’in (Kabe’nin) Rabbine andolsun ki, o seni hicvetmiş değildir” dedi. Ümmü Cemil:

“Muhakkak ki, sen benim katımda doğru sözlüsündür.

Kureyşîler iyi bilir ki, ben onların ulu kişilerinin kızıyımdır!” diyerek dönüp gidince,

 

Hz. Ebu Bekir:

“Yâ Rasûlallah! O seni görmedi mi?” diye sordu.

Peygamberimiz (a.s.):

“Beni görmedi! Allah onun gözünü alıp beni göremez hale getirdi!” buyurdu.

 

İslam Tarihi- Asım Köksal —–



Tebbet suresinin hikmetlerini aşağıdaki videodan izleyebilirisiniz

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Günün Başlıkları