HALA TÜRKÇE EZAN DİYENLER VAR!
Kur'anın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbulda Yerebatan Camiinde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okundu. Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camiinde okundu.
26 Mart 2015 - 06:31
3 Şubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi'nde, Ayasofya Camii'nde Türkçe Kur'an, tekbir ve kamet okundu. Ardından 18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Riyaseti, ezanın Türkçe okunmasına karar verdi.
Takip eden günlerde ise yurdun dört bir yanındaki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe Ezan metni gönderildi. 4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların "kati ve şedid (kesin ve şiddetli) bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir tamim" gönderildi.
Böylece 18 yıl süren 'Türkçe Ezan' zulmü 16 Haziran 1950'de sona erene kadar binlerce müslüman idam dahil çeşitli cezalara çarptırıldılar
Türkçe Ezanla ilgili bir gerçek ise yetkililerin bütün kelimeleri Türkçe'ye çevirmelerine karşın 'kurtuluş' anlamına gelen 'felah' kelimesini ise çevirmekten çekindiler.
Ezanı Önemseyip Namaz kılanların hiçbirinin istemediği,
Buna karşılık Namazla alakası olmayanların ortaya attığı "tanri uludur tanri uludur" şeklindeki ezan.
Sahi 5 Vakit namaz kılmayanların, Manasını bilmiyoruz gerekçesi ile Ezanla başlayarak bütün ibadetlerin Türkçe yapılmasını istemesinin altındaki niyet nedir acaba?
TARİHÇE
19. yüzyılda Türkçülük hareketinin yaygınlaşıp, Türk kelimesine ve Türk diline önem verilmeye başlanması ile birlikte ilk olarak Sultan Abdülaziz devrinde Ali Suavi ezanın, hutbelerin ve namaz surelerinin bile Türkçeleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Macar halk edebiyatı bilgini İgnaz Kunoş, 1885'te İstanbul'u ziyaret eder ve Şehzadebaşı'nda dolaşır. Onun 1926 yılında İstanbul Üniversitesi'nde verdiği konferansında Osmanlı İstanbul'unu anlatmıştır. Konuşmasında Türkçe ezan'ın Osmanlı'da da var olduğunu belirtmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu dönemde Diyanet İşleri Başkanlığının 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile resmen ve tüm yurtta uygulanmaya başlanmıştır. CHP iktidarı döneminde 18 yıl boyunca uygulamada kalmıştır. 1950 seçimlerinden %53 oyla birinci parti olarak çıkan Demokrat Parti, bu tarihten itibaren ezanın Arapça okunmasını istemiştir. Türkçe ezan kanunen yasaklanmamakla birlikte, 1950 tarihinden sonra Türkiye'de ezan Türkçe okunmamıştır.
Türkçe ezan okunması konusu Meşrutiyet dönemindeki bazı aydınlar tarafından da dile getirilmişti. Bunu Ziya Gökalp şöyle şiirleştirmiş:
"Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur.
Köylü anlar manasını namazdaki duanın
Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kuran okunur
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda'nın
Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın."
Atatürk'ün teşvikiyle 1932'de, Türkçe ezan okunmasının dinen caiz olup olmadığı tartışıldı ve caiz olduğu kanaatine varıldı.
Kur'an’ın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’da Yerebatan Camii’nde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okundu.
Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camii’nde okundu.
İlişikteki klibin ikinci bölümünde Saadettin Kaynak'tan mühiş güzel bir ezan yorumu dinleyeceksiniz.

Takip eden günlerde ise yurdun dört bir yanındaki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe Ezan metni gönderildi. 4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların "kati ve şedid (kesin ve şiddetli) bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir tamim" gönderildi.
Böylece 18 yıl süren 'Türkçe Ezan' zulmü 16 Haziran 1950'de sona erene kadar binlerce müslüman idam dahil çeşitli cezalara çarptırıldılar
Türkçe Ezanla ilgili bir gerçek ise yetkililerin bütün kelimeleri Türkçe'ye çevirmelerine karşın 'kurtuluş' anlamına gelen 'felah' kelimesini ise çevirmekten çekindiler.
Ezanı Önemseyip Namaz kılanların hiçbirinin istemediği,
Buna karşılık Namazla alakası olmayanların ortaya attığı "tanri uludur tanri uludur" şeklindeki ezan.
Sahi 5 Vakit namaz kılmayanların, Manasını bilmiyoruz gerekçesi ile Ezanla başlayarak bütün ibadetlerin Türkçe yapılmasını istemesinin altındaki niyet nedir acaba?
TARİHÇE
19. yüzyılda Türkçülük hareketinin yaygınlaşıp, Türk kelimesine ve Türk diline önem verilmeye başlanması ile birlikte ilk olarak Sultan Abdülaziz devrinde Ali Suavi ezanın, hutbelerin ve namaz surelerinin bile Türkçeleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Macar halk edebiyatı bilgini İgnaz Kunoş, 1885'te İstanbul'u ziyaret eder ve Şehzadebaşı'nda dolaşır. Onun 1926 yılında İstanbul Üniversitesi'nde verdiği konferansında Osmanlı İstanbul'unu anlatmıştır. Konuşmasında Türkçe ezan'ın Osmanlı'da da var olduğunu belirtmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu dönemde Diyanet İşleri Başkanlığının 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile resmen ve tüm yurtta uygulanmaya başlanmıştır. CHP iktidarı döneminde 18 yıl boyunca uygulamada kalmıştır. 1950 seçimlerinden %53 oyla birinci parti olarak çıkan Demokrat Parti, bu tarihten itibaren ezanın Arapça okunmasını istemiştir. Türkçe ezan kanunen yasaklanmamakla birlikte, 1950 tarihinden sonra Türkiye'de ezan Türkçe okunmamıştır.
Türkçe ezan okunması konusu Meşrutiyet dönemindeki bazı aydınlar tarafından da dile getirilmişti. Bunu Ziya Gökalp şöyle şiirleştirmiş:
"Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur.
Köylü anlar manasını namazdaki duanın
Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kuran okunur
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda'nın
Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın."
Atatürk'ün teşvikiyle 1932'de, Türkçe ezan okunmasının dinen caiz olup olmadığı tartışıldı ve caiz olduğu kanaatine varıldı.
Kur'an’ın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’da Yerebatan Camii’nde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okundu.
Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camii’nde okundu.
İlişikteki klibin ikinci bölümünde Saadettin Kaynak'tan mühiş güzel bir ezan yorumu dinleyeceksiniz.

- İBADETLERİMİZİ YAŞAMAYAN KİŞİLERİN ARAPÇA ANLAMIYORUM EZAN NAMAZ TÜRKÇE OLSUN İSTEKLERİ MASUM DEĞİLDİR,
Bakın dinleri mezhepleri bir Ortodosk Hristiyanlar ibadeti kendi dillerine çevirdi, artık bir safta buluşamıyorlar,Türk, rum, ermeni ortodoksları kiliseleri ayrı ayrı, tercüme ettikleri İncil Eski Latince ile çok farklılık gösteriyorlar ve aralarında yüz yıllık din savaşları çıktı
BU TÜRKÇE İBADETİ SAVUNANLAR BİRAZ OLAYIN GERÇEĞİNE AKIL YORSALAR DAHA HAYIRLI BİR İŞ YAPMIŞ OLACAKLAR.
Dua tefsir elbette Türkçe olacak ama İbadet Vahiy lisanı olmak zorunda, Evrensel olan İslam dininin gereği
Ziya Kemal Gülay meksika da ispanyolca, çinde çin ce, moğolistanda moğol ca, ezan duyduğunzaman (makamla yanlız bizde okunur) ne bağırıyor bu adam dersin...!....ezanı duyan ne manaya geldiğini de bilir....!....namaz kılmayanların ezan konusunda hüküm vermeye kalkması..!..dinsizi çamiye sokup namaz kılmaya zorlamak gibidir....!...!...nifak fitili ateşlemeyin...herkes işine baksın....!.....
TC Nuran Nazif Ülük salih zeki durmuşoğlu sizi yakinen tanırım sizler ilçemizde yıllardır siyaset yapan kendi çapında ilçede politikacı sayılırsınız ama dinikonularda bu seçim arifesinde böyle çıkışlar yaparak muafezekar CHP SİNE SEMPATİ DUYAN SEÇMENLERİ ÜRKÜTÜP KORKUTARAK seçim kazanamazsınız hemde genel merkeze zarar verirsiniz zaten partinin kaybı iktidar olamamasının nedenleri bu yaklaşımla r siyasi görüş farklılığı olan değişik düşünceleri olan bir kişi olarak size aciz ane birkardeşiniz olarak bu tarz düşünceniz olsa bile seçmenle paylaşmamanızı öneri yorum
Salih Durmuşoğlu Her üç yorumda,kendi içinde doğrular taşıyor.
Ezan'ın türkçe okunması tezini savunmuyorum.Önemli olan geçmişte yaşanmışlıkların bizim için şu an nasıl yorumlanabiliyor olmasıdır.
Birde Gerçekten Müslüman olanların,mümin olanların,dinine bağlı olanların bakış açısı önemli, Din sömürü aracı olarak kullanılmamalı ve de kullandırtılmamalıdır.
Şimid size soruyorum ?
Müslüman bir insan islamın tüm Dünya'ya hükmettiği tezini inananlar savunur.
Ben de istiyorumki Benim Peygamberimin anlayışı gibi beytulmal haklarının soyulmadığı bir yaşam olsun istiyorum..
Bunun içinde her müslümanın Ezanın gerçek anlamını bilmesini siz muhahkak biliyıorsunuz, Bilmeyen varsa öğretilmesini.
2- Müslümanlık adına Kuran'ın ve surelerinin okunduğunda mevcut okuyan haocanın,hocaların surelerin o anki cemaitin anlayacağı dilde açıklamasını yapabilmesini istiyorum.
Okunduğu ülkenin neresi olduğu sorusunu sormuyorum.
Bizim dinimiz sevgi dinidir,bizim dinimiz barış dinidir. Din bezirganları ve inanç üzerinden sömürücülük yapanlara karşı bilgili inanç sahiplerine ihtiyaç var.
En kötü sömürü inanç ve inanç üzerinden yapılanıdır.
Allah inananlarımızın birlik beraberliğini bozmasın, her türlü sömürüye ve haksızlığa karşı birlik beraberliğimizi artırsın.
Sevgili yorum sahiplerine saygılarımla. Allah bizi inananlardan eylesin.AMİN....
TC Nuran Nazif Ülük GÜNÜMÜZDEbu kadar misyonerlik çalışmaları varki size katılmamak mümkün değil ama bu faliyetler zaten dediğiniz gibi dini konularda bilgisi zayıf insanlarıyanlış yunluş bilgilendirip onları kendi doğrultularında kullandırmaktadır sadeomu herköşe başlarında değişik cemaatlar adı altındada faliyetler var AMA SİZİNLE paylaştığımız konu ezanın türkçe okunması konusunda hem fikir değilim dinini mukadesini hiç bilmeyen kişilerde ezanın ne dediğini neye davet ettiğini biliyor hatta huristinlar bile biliyor dünyada beynelmiyeldir ezan mesela bizler yabancı kelimelerin ne mana taşıdığını bildiğimiz gibi MESELA HELLO YES HAVARYU MADAM GİBİ örnekleri istediğin kadar çoğaltırız BU yüzden ki ezanı orjinal halinin hiç bir sakıncasının olacağına inanmıyorum
Türk-İslam Abdullah Gözaydın ibadetlerimiz Orjinal kraatle olmak zorunda, tercüme ve tefsir kuran değildir







YORUMLAR