Hükümet çılgın gibi satıyor

Batan ekonomiyi ayağa kaldırmak bahanesi ile ülke hektar hektar satılıyor. BU YABANCIYA SATIŞTA FATİH İLÇEMİZ EN BÜYÜK CAZİBE MERKEZİ OLDU, İLÇEMİZ AVRUPA EMLAK PAZARLARINDA SATIŞA ÇIKTI Fatih belediyesi ve İBB başkanlığının işbirliği ile yapılan projelerin çoğu yabancılar için

Hükümet çılgın gibi satıyor
26 Ekim 2015 - 10:05

Kendi ülkelerinde TOPRAK tapusu olmayan İngilizler, Araplar Türkiye’de çılgın gibi mülk alma peşindeler.

TC. Anayasamıza, Kanunlarımıza göre Mütekabiliyet (karşılıklı) olmak şartı ile yabancıya toprak satışı yapılacakken, Hükümet önce Mütekabiliyeti kaldırdı, kişi başına 6 dönüm sınırını 600 dönüme çıkardı.

 

Bazıları Batı ve ABD de satıyor, Onlar bağımsızlığını düşünmüyor mu? Diye soruyor.

Öncelikle Batı ve ABD gibi Batı ülkelerinin birçoğunda Toprak sahipliği yok, Tapu, Kullanım hakkını temsil ediyor "Osmanlıda Olduğu Gibi"

Tapu Türkiye’de Toprak mülkiyet hakkı getiriyor, Yabancıya mülkiyet hakkı vermek, sonucu İsrail’in kurulması gibi bir sonuca kadar bu iş gider.

Ülkedeki yaşayan insanların sayısı değil, Ülke toprağına sahip kişilerin tercihi öncelik olarak kabul ediliyor.

 

İsrail ilk kurulduğunda nüfus dağılımı Filistinlilerin %80 lehine olmasına rağmen, Toprak sahipliği gerekçesiyle İşgalci İngilizler Filistin’i terk ederken yönetimi Yahudilere terk etmiştir.

 

Toprak bir milletin/Devletin varlığının olmazsa olmaz şartıdır. Mülkiyet hakkı yabancılarda olan topraklar tehdit altındadır.

Kaldı ki Akp iktidarının 2003 yılında ilk çıkardığı kanunlardan biri Serf Determinasyon (Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı) TBMM kabul edilerek yürürlüğe girmesi ile Anayasamızda yazmasına rağmen, Türkiye’nin Üniter Devlet yapısı terk edilmiş oldu, Halen Anayasamızda yazan bu maddenin nasıl ihlal edildiği, Muhalefetin bu konuda neden bir girişimde bulunmadığı ayrı bir sorudur.

 

Serf Determinasyon kararını TBMM kabul etmesi ile BM ve NATO'nun garantör gözlemci olduğu Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı gerekçesi ile BM-NATO'ya müracaat eden bir topluluk Türkiye’den bağımsızlığını isteyebilir.

HDP ve PKK'nın her seçimde öne sürdüğü tehdit gerekçesi budur.

Hükümet bu tehditleri duyumsamazlığa geliyor olması Bu hukuku kabul etmiyor anlamına gelmez, Uluslararası hukuk gereği yapılmaz ise hem BM hem NATO kararı ile yaptırımlar söz konusu olacaktır.

 

Bu gerçeklerden yola çıkarak Türkiye’de yabancıya toprak satışından acilen vazgeçilmelidir.

Bilhassa İstanbul, Trakya, Eğe, Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinde İktisadi amaçla tarım toprakları batılılar tarafından satın alınırken, Bazı dış güçler Özerk veya bağımsız bölünmeler umuduyla toprak satın almalara devam etmektedirler.

 

Batı Emperyalizminin Büyük Türkiye gerçeğinden korkmaktadır. Birçok vesilelerle görüyoruz, Türkiye’nin bölünmesini, küçük devletçiklere bölünmesi 1. Dünya savaşı sonrası çok gündeme gelmiş, Sevr dayatmasını yaşadık, Lozan ile bu niyetleri geri püskürttük.

 

Şimdi gene yeni bir Sevr dayatması ile karşı karşıyayız. Dış güçler Ülkede genel kaos çıkararak, Artık Kürt-Rum-Ermeni-Laz-Çerkez- Romanlar vs. gibi alt kimlikleri kaşıyarak (Yugoslavya gibi)Türkiye’nin parçalara bölünmesinin önünü açmak istiyor.

Halkımız bu güne kadar bu oyuna gelmedi, Bundan sonrada gelmeyecek inşallah.

Türkiye üzerindeki karanlık projeleri neticesiz bırakmanın ilk şartı Milli duyarlılığı olan bir iktidarın iş başında olması gerekiyor.

Bölünmeyi bir hak olarak savunanların asla iyi niyeti olamaz.

 



 

Bir dostumdan dinledim; Cum. Bşk. RT. Erdoğan emir vermiş, Fatihte bir metre toprak satışından haberim olacak demiş

Bir başka dostum, Süleymaniye projesi Araplara satılacağını söyledi,  Cum. Bşk. RT. Erdoğan emir vermiş, Süleymaniye projesindeki binaları Müslümanlar dışında kimseye satmayacaksınız, Süleymaniye camiinin cemaatsiz kalmasını istemiyor.

Bu iddalar doğru ise Fatih'te mülkiyet hakkımızın bir şekilde elimizden alınacağı, Bizleri ilçe dışına çıkmaya zorlayacakları ortadadır.

Sekiz yıldır Fatih belediyesi İBB-KİPTAŞ bölgede yenileme kararının gereğini uygulatmıyor, Mahalle çöküntü alanı haline geldi, şimdi acele kamulaştırma kararı "Çöküntü alanı gerekçesi ile çıkarıldı" 

Çöküntüyü Sulukule projesinde olduğu gibi Süleymaniye bölgesinde de oluşturan belediye, Kendi oluşturduğu gerekçe ile mülk sahiplerini zorlayarak mülklerini satmaya mecbur bırakıyor. halen bölgede mülkünü kendisi inşa edip yenilemek isteyenlere fırsat vermeyen KİPTAŞ birçok mülk sahibi ile mahkemelik

 

Türkiye’deki Rumların (Rum Romalı demektir, Çoğunluğu Grek değil Türk boylarına mensup Romalılardır) sayısı iki bini geçmemektedir.

Batılılar Tarihi Sur içinde Vatikan benzeri bir Ortodoks Ekümenik patriklik devleti için dayatmaktadır, Bu konu çok ciddi tehdit boyutlarına gelmiştir. Patrik Bartholomeos resmi web sitesinde kendisini ( Konstantinopolis, İstanbul "Yeni Roma" Başpiskoposu) olarak ilan ediyor, Yani Yeni Roma diye bir egemen devlet iddiasında bulunuyor, Kimsede kendisine bir soru sormuyor, Maalesef.

PATRİK BARTHOLOMEOS BAŞPİSKOPOSLUĞUNU İLAN ETTİ HABERİ TIKLAYINIZ

 

Fatih'te kentsel yenileme uygulanmıyor Kentsel dönüşüm uygulamaları ile tamamı SİT alanı olan ilçemizde Tarihi mahalleler (Ayvansaray Türk mahallesi) gibi topyekûn otele dönüştürülüyor.

Fatih belediyesinin ortak olduğu bu proje Sur içindeki geleceğin habercisidir,

 (Sulukule) (Yedikule konakları) gibi uygulamalarla SİT alanında açık seçik dönüşüm uygulamaları hayata geçiriliyor.

 



Önce Eminönü otelleştirilerek 175.000 olan nüfusu 25.000 lere düşürüldü.

570.000 Nüfusu olan Fatih şimdi 420.000 lere inmiş durumda

İlçedeki projeler hayata geçip, Deprem odaklı 6306 sayılı Kentsel dönüşüm kanunu gereği uygulandığında Fatihin toplam nüfusu 50-80 bin seviyesine düşeceği tahmin edilmektedir.

 

Başkan Mustafa Demir CNN-TURK Tv'de Ali Ağaoğlu ile katıldığı bir programda bu olası sayıyı 150.000 olarak açıklamıştı.

Fatih tamamı Turizm+Ticaret+Konakma alanı olarak ilan edildi bile.

 

Fatih kent konseyi Onursal başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kent konseyindeki bir konuşmasında; Fatihteki mülklerinize iyi para veriyorlar diye satmayın, Çok yakında Fatihte on-onbeş misli fiyatlar artacaktır, Fatih küresel cazibe merkezi olmuştur, oyuna gelmeyin demiştir.

 

 

Konuşmasında Prof. Dr. İlber Ortaylı, Fatih el değiştirirken otelleşiyor, Bu otelleri de İngilizler satın alıyor, Çifte vergilendirme yasası nedeniyle ülkemize vergi bile vermiyorlar diyerek uyarıda bulunmuştu.





Fatih Belediyesi’nin Gedikpaşa Kentsel Yenileme Projesi, 800 projenin yarıştığı, Fransa’nın Cannes şehrinde yapılan MİPİM AR Future projects ödüllerinde ‘Kentsel Yenileme ve Master Plan’ kategorisinde Fatih Belediyesi Gedikpaşa Kentsel Yenileme Projesi birinci oldu.

 

İNGİLİZLERİN İLGİSİ NEDEN?

 

İngiltere Dünyanın her yerine hâkim olmak gibi emelleri var, Tarihi sur içinde Ekümenik Yeni Roma adı verilen Ortodoks bir devletçik kurulacaksa Burada söz sahibi olmak amacıyla tapu topluyor diye düşünüyorum.

 

Zaten Ülkemizde faaliyet gösteren, Yunan kilisesinin büyük ortağı olduğu bir yabancı banka İpotek karşılığı verdiği büyük kredilerle çok büyük arazilerin sahibi olduğu söyleniyor.

Ülkemizde sergilenen nice ihanet oyunlarına bilerek, bilmeyerek alet olmanın vebali çok büyüktür, Dünyalık menfaatler için ülkemizi tehdit eden bu oyunlara karşı duyarlı olalım.

 

ÖCELİKLE YAPILMASI GEREKEN KANUNİ DÜZENLEME

İngiltere’de, ABD’de, Arap yarımadasında olduğu gibi Türk vatandaşlarına tanıdığımız Toprak Mülkiyet hakkını Yabancılara vermeyelim ve Yeni Türk vatandaşı olanlara (20 yıl) sonra verelim.

Batıdaki Uygulamaya dönmez isek sonumuzun karanlık olarak görmemek için hiçbir sebep yoktur

AB Ülkelerindeki uygulama

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yabancıya toprak satışları serbest değildir, kurallara bağlanmıştır. Örneğin; İspanya, Danimarka, Norveç ve İngiltere’de toprak millîdir. Bu konuda koruyucu kanunlar vardır, birey ve toplum yeterli ölçüde bilinçlenmiştir. Yabancıya ev satılmaktadır; ama toprak satılmamaktadır.

 

        İngiltere’de “Toprak devletin asli unsurudur” anlayışı geçerlidir, yani İngiltere toprakları Büyük Britanya Kraliçesi’ne aittir ve 49-99 yıllığına kendi vatandaşlarına dahi kiraya vermektedir. Satış yapılınca, arazinin tapusu verilmez. Halk, sadece toprağın üzerine dikilen konut ve işyerlerinin kullanım hakkına sahiptir.

 

        İsrail’de de topraklar devletin olup yüzde 5’i vatandaşın, yüzde 13’ü Yahudi Ulusal Fonu’nundur.

Türkiye'de ise toprak millî değildir. Yani ülkemiz “mutlak mülkiyet tapusu” vermektedir. Türkiye'de satışlar, yabancıları dahi şaşırtan bir kolaylıkla sürüp gitmektedir. Peki ne için; ne amaçla?

 

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

http://www.fatihhaber.com/turkiye-de-toprak-mulkiyeti_m831.html


YORUMLAR

  • 0 Yorum