İnsanlık Zor Bir Geçitten Geçiyor

Ey Müslüman darda kalınca dua eder Allah'tan rahmet selamet dilersin. Esas olan bol zamanda yapılan şükürdür, dar zamanda en azılı kafirler bile Allah'a sığınır, İsyanlarından tövbe eder. Bütün bu haller "tamamı sınav olan" Dünya hayatının halleridir. Şükürle iman edildiği gibi Darlıkta da iman edilir, Hemen şimdi bütün günahlarımızdan tövbe edelim, Kalan ömrümüzü salih amel gayreti ile yaşayalım, Göreceksiniz ki iki dünyamızda cennet olacak.

İnsanlık Zor Bir Geçitten Geçiyor
03 Ocak 2021 - 10:32 - Güncelleme: 03 Ocak 2021 - 10:41

Allah cc. Resulü uyarıyor; Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekin.

Her insan beden sağlığından sorumlu olduğu gibi, Ailesinin, Akrabasının, Komşusunun, Milletinin, İnsanlığın sağlığından sorumludur.

Her insan bu konuda helal üretmek, helal yemek, yedirmek zorundadır.

Kim sağlıksız, çevreyi kirleten, diğer insanların haklarını ihlal eden birşeyler yapıyorsa Günahkardır. 

Kim kendini, ailesini yakınlarını, insanlığın huzuru için birşeyler yapıyorsa buda sevaptır.

Herkes hayatı ve kendilerinide etkileyen herşey kötü şeyi iyiye, iyiliğe dönüştürmek zorundadır. Elinden geleni yapmayan duyarsız davrananlar günahkardır.

Yoldan bir diken kaldırmak ibadet olduğu gibi, Yola bir diken bırakıp giden Günahkardır.

Bu nedenle söz konusu dünya hayatımızı yaşarken uyku dışı bütün hallerimizi, Düşüncelerimizi davranışlarımızı ibadet anlayışı ile yapmak zorundayız.

İslamın ritüel ibadetleri şükür, Davranış ibadetleri sevaptır.

Kimse namaz, oruç, zekat,hac ibadetini yaptığı için sevap kazanmaz (Bunlar zaten borçtur) Hakkıyla eda edebilmiş ise borcunu vermiş olur, riya ile yapanın ibadeti kabul edilmediği için hiçbir kıymeti yoktur.

Bu mihvalde dinli dinsiz herkes kendi nefsi için sevdiğini bütün insanlık için isteyecek, gereğini yapacak.

Kendi nefsine layık görmediği şeyleri kimseye layık görmeyecek.

Bu şekilde insan olacaktır, İman ehli olur, bütün düşünce ve davranışlarını ibadet düşüncesi için yaparsa ahret hayatını teminat altına almış olur.

Allah'ın emrettiği hayat nizamını yaşayan bir ateist, müşrik niyetine göre karşılığını bulacaktır. Çünkü amellerin şekli şemali değil niyetleri ile hesaba çekileceğiz.

Dinli Dinsiz kimsenin en ufak bir ameli zayi olmayacak, Her nefis amelinin karşılığına mutlaka kavuşacaktır.

Allahın razı olduğu kulların cennet hayatı birbirine eşit olmadığı gibi

Allah'a isyan eden kulların cehennem hayatı da aynı olmayacaktır.

Unutmayın ki sadece iman ettim, Günahımın cezasını çeker sonra sonsuz cennet hayatına kavuşurum diyenler yanılıyorlar.

Ahrette İmanlarında samimi olanlar kurtuluşa erenlerdir, İmanda samimiyet ise düşünce ve davranışlarımızın da Allahın razı olacağı şekilde olması gerekiyor.

Allah cc. Razı olmadığı bir ameli utanmadan sıkılmadan, Nasıl olsa Allah af eder, İleride tövbe ederim diyerek günahta israr ediyorsa, Bu kişinin sonu perişanlık ve hayal kırıklığı olacaktır.

Dikkat Mizanda İmanlar değil ameller tartılacak

Salih ameli ağır basanlar ebedi kurtulacak, Günahları ağır basanlar  ebedi helak olacaklardır.

İmanım var, Bir gün cehennemden çıkarım, Sonra tövbe ederim algısı islami Kurani değildir, Bu düşüncede olanları birde ben uyarıyorum, Yanılıyorsunuz.

Son pişmanlık fayda etmeyecek, Azrail As. görmeden tövbe edin, kalan ömrünüzü günahlarınıza ağlayarak salih amel gayreti ile yaşayın, Allah cc. bu gayretle yaşayarak ölenlerin bütün günahlarını af ettiğini, Kul haklarını ödeyebilmeleri için günahlarını hayra tebdil ettiğini müjdeliyor.

Furkan ﴾70﴿ Ancak tövbe edip inanarak "kalan ömründe" erdemli işler yapanın durumu başkadır; Allah böylelerinin kötü hallerini iyiye çevirecektir. Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Furkan ﴾71﴿ Evet, kim tövbe edip "kalan ömründe" erdemli davranırsa bu durumda gerektiği şekilde Allah’a yönelmiş olur.


*******************

Zümmer ﴾53﴿ De ki (Allah şöyle buyuruyor): "Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir."

********************

Yusuf ﴾87﴿ Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!"

*******************

Furkan 70-71 Ayetlerinin Tefsiri

Tövbe (tevbe), kulun bir vicdan muhasebesi neticesinde duyduğu pişmanlığın ardından inkâr ve isyandan, her türlü kötülükten gönüllü bir vazgeçişi ve ona bir daha dönmeme kararlılığını ifade eder. Kur’an birçok âyette, bu şekildeki bir dönüşü son derece değerli bulur; –işlenen kötülükten dolayı pişmanlık duyup sağlam bir iradeyle vazgeçmeye karar verilmesi, ilgili kötülüğün tamamen terkedilmesi ve ona bir daha asla dönülmemesi şartıyla– inkâr, şirk gibi en büyük günahlar da dahil olmak üzere bütün bâtıl inanç, düşünce, kötü duygu ve davranışlar için yapılan tövbelerin makbul ve bunun, tövbe yapanın o günahtan dolayı günahlarını affettirmeye yeterli olduğunu bildirir. Burada da ifade buyurulduğu üzere, inkârdan dönüş iman etmekle, kötü amellerden dönüş ise bunların yerine iyi ve erdemli işler yapmakla olur. Ancak bütün bunlar psikolojik bir motife dayanması halinde mümkün olduğu için Hz. Peygamber, “Tövbe, günahtan dolayı pişmanlık duyup af dilemektir” buyurmuştur (Müsned, VI, 264; İbn Mâce, “Zühd”, 30). 70. âyette Allah Teâlâ’nın, bu şekilde tövbe eden birinin günahlarını (seyyiât) iyiliğe (hasenât) dönüştüreceği ifade buyurulmuştur. Tefsirlerde âyetin bu son ifadesi genellikle üç şekilde yorumlanmıştır: a) Allah, onların tövbe etmezden önce işledikleri kötülüklerden doğan günahlarını sevaba çevirir ve kıyamet gününde bu kötülüklere iyilikmiş gibi karşılık verir (meselâ bk. Taberî, XIX, 47-48). Bu yoruma göre tövbe sayesinde günah, sadece affedilmekle kalmıyor, aynı zamanda sevaba dönüşmüş oluyor. Bu yorum aşırı bulunarak âyete bizim tercih ettiğimiz şu anlam da verilmektedir: b) Allah, onların tövbe etmezden önceki kötü hallerini tövbe ettiklerinde iyi hallere çevirir ve onlar bundan böyle inkâr yerine iman ederler, isyan ve günah yerine itaat ve takvâya yönelirler; tövbe etmezden önce kötü insan iken tövbe sayesinde Allah’ın da yardımıyla iyi insan, iyi mümin olurlar (Zemahşerî, III, 105; Râzî, XXIV, 112). c) Şevkânî, bazı sahâbîlerin ve daha başka âlimlerin, âyetin bu cümlesi hakkındaki görüşlerini şu şekilde özetler: Buradaki “değiştirme ve çevirme” (tebdîl), sadece “affetme” anlamına gelir. Yani Allah onların söz konusu günahlarını affedecektir, yoksa onları iyiliklere çevirmeyecektir (IV, 103). Bununla beraber son iki yorum arasında bir fark görülmemektedir. Affedilenlerin cezalarının kaldırılması, âkıbetlerinin kötüden iyiye çevrilmesidir.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 139

YORUMLAR

  • 0 Yorum