İslamın Özünü Yaşamak Zorundayız
Dünyaya hükmeden atalarımız bu kabiliyetini İslamdan uzaklaşmak nedeniyle kaybetti. İlim irfan gücünü terk edip, Zorlama şiddet gücünü tercih etmeye başladıktan sonra kaybetmeye başladık. Günümüzde Siyonizm ve Batı bu örneği hayat nizamı yaptı, Bilhassa İslam alemine karşı yoğun şiddet kullanıyor. Bu zulm İnşaallah Müslümanların uyanmasına ve kıyamına vesile olacaktır
10 Mayıs 2016 - 02:49
İslam Barış ve Kardeşlik dinidir, Nice zulümler, cinayetlerle Mekkeden kovulan Müslümanlar on yıl sonra Mekkeyi silah kullanmadan feth etti.
Miladi 1 Ocak 630 (Hicri 20 Ramazan 8) yılında Mekke fethedildi. Vaktiyle Kureyş müşrikleri tarafından bu şehirden zorla çıkarılıp Medeni'ye hicrete zorlanan müslümanlar, Kan akıtmadan Mekke'yi fethettiler.
Allah Teala'nın "Evim" buyurduğu Kabe-i Muazzamaya doğru bütün müminler edeple yaklaştılar. Gönül huzuru ile beytullaha kavuştular. Kan değil, göz yaşları döküldü. Boyunlar Allah'a büküldü.
Müslümanlarla Mekkeli Müşrikler arasında Hudeybiye Antlaşması yapılmıştı. Mekkeli Müşriklerin müttefiki olan Beni Bekir kabilesi bu antlaşmaya aykırı biçimde, Müslümanların himayesindeki Huzaa kabilesine saldırdı.
Hz. Muhammed sav, Mekke´ye haber göndererek, öldürülenlerin kan bedellerinin ödenmesini veya Beni Bekir kabilesiyle olan ittifakın sonlandırılmasını, aksi halde Hudeybiye Antlaşması´nın bozulmuş sayılacağını ve savaşa mecbur kalacaklarını bildirdi. Mekkeliler, teklifleri reddettiler ve harbe hazırlanacaklarını bildirdiler.
Mekkeliler daha sonra fikir değiştirip Ebu Süfyan´ı Müslümanları bir barışa ikna etmesi için Medine´ye gönderdiler. Ancak görüşmelerden hiçbir netice alınamadı.
Hz. Muhammed sav, çevredeki Müslüman kabilelerden de askerler toplayarak 10.000 kişilik bir kuvvet oluşturdu. Bunların 700´ü muhacirlerden, 4.000´i ensar´dan, kalanlarsa çevre kabilelerden gelen Müslümanlardan oluşuyordu.
Hz. Muhammed sav, son ana kadar ne yöne sefer düzenleneceğini açıklamadı.
Ayrıca Medine´ye giriş çıkışları durdurdu. Böylece Mekkelilerin, İslam Ordusu´nun hareketlerini öğrenme olanağı kalmadı.
Ardından Hz. Muhammed sav, orduyu harekete geçirdi. Mekke ile Medine arasındaki mesafe, yürüyüşle 12 gün olmasına karşın Mekkeli Müşrikler, Müslümanların üzerlerine geldiklerini ancak İslam Ordusu´nu Mekke´nin hemen dışındaki Merruzahran Vadisi´nde gördüklerinde anladılar.
Bu durumda direnç göstermenin faydasız olacağını düşünmüş olacaklar ki Mekkeliler, herhangi bir savunma hazırlığına girişmediler.
Mekkelilerin şaşkınlığını daha da artırmak için Hz. Muhammed sav, her askere ayrı ayrı ateş yakma emri verdi. Akşam vakti etraftaki dağlarda 10.000 tane yanan ateş gören Mekkeliler, İslam Ordusu´nun daha da kalabalık olabileceği fikrine kapıldılar.
İslam Ordusu hakkında bilgi toplamak için yola çıkan Ebu Süfyan, öncü birlikler tarafından yakalandı.
Hz. Muhammed s.a.v'in huzuruna çıkarılan Ebu Süfyan, burada İslam´ı kabul ederek Müslüman oldu. Bunun üzerine Hz. Muhammed sav, Ebu Süfyan´ı serbest bıraktı ve Mekkelilere şu sözlerini iletmesini söyledi:
'Her kim Ebû Süfyân´ın evine girerse, emniyettedir. Her kim kendi evine kapanır, ordumuza karşı koymazsa, emniyettedir. Her kim Harem-i Şerif´e girerse, emniyettedir.'
Hz. Muhammed sav, bundan, aralarında İkrime bin Ebu Cehil ve Hind´in de bulunduğu on kişiyi müstesna tuttu. Bunlar, Müslümanları katlettikleri, onlara ağır işkenceler yaptıkları için görüldükleri yerde öldürüleceklerdi.
Hz. Muhammed sav, hareket emri verdi ve Fetih Suresi´ni okuyarak Mekke´ye girdi. 3 kol herhangi bir direnişle karşılaşmazken Halid bin Velid´in komutasındaki 4. kol, İkrime bin Ebu Cehil önderliğinindeki küçük bir saldırıyı geri püskürttü.
Hz. Muhammed sav, Mekke´ye girer girmez genel af ilan edildiğini bildirdi ve Ebu Süfyan´a bildirdiği şekilde, kimseye dokunulmayacağını ilan etti. Ardından içerisinde 360 put bulunan Kabe´ye yöneldi. İsra Suresi´nin 81. ayetini okuyarak putları birer birer devirdi. Daha sonra da beraberindeki Müslümanlarla Kabe´yi tavaf etti.
Fetih sonrasında Hz. Muhammed sav, Kabe´de ilk hutbesini verdi. Mekkelilerin şüphelerini de gidermek adına hutbesinde şu sözlere de yer verdi: Benim halimle sizin haliniz, Yusuf´un kardeşlerine dediğinin tıpkısı olacaktır. Yusuf´un kardeşlerine dediği gibi ben de diyorum: 'Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok. Allah, sizi bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir (Yusuf Suresi 92).' Gidiniz; sizler serbestsiniz.
1 Ocak 630 sabahı İslam Ordusu savaş pozisyonu aldı. Hz. Muhammed sav, orduyu 4 kola ayırdı ve orduya şu emri verdi: 'Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz.'
Aynı gün öğleden sonra Safa Tepesi´nde tüm Mekkeliler Hz. Muhammed'e sav, biad ederek İslam'ı kabul ettiler.
Allah cc. sevgili resulüne böyle bir fetih nasip eyledi, Bizlerde mücadelemizde ihlasla islama uygun tavır ve davranışlarımız ile Düşman komutasına güç veren orduların Müslüman olmasını sağlayarak nice fetihler yapabiliriz.
Ne zaman İslamın ruhundan ayrıldık, şekillerde boğulduk, kaybetmeye sonunda böyle Dünya camiasında zillete duçar olduk Fakat anlayanımız halâ pek yok, Rabbim bizim basiretimizi ziyade eyle, Bizlere Rahmet eyle inşaallah.







YORUMLAR