İstanbulda Deprem gerçeği

Deprem kahinlerinin halkı gerdiği, asılsız Deprem fobisi oluşturuluyor, amaç büyük bir rant beklentisi olan Dönüşüm Projelerini hayata geçirmek, oluşan refleksleri kırmak

İstanbulda Deprem gerçeği
14 Eylül 2015 - 08:53

MARMARAY- AVRASYA TÜNELLERİ HAFRİYATI ÇINARÇIK ÇUKURUNA DÖKÜLMÜŞ

BU UYGULAMA OLASI MARMARA FAYINI TETKLER Mİ?

 

Kentsel dönüşüm-Yenileme projelerine odaklanan istanbul AKP ve CHP belediyeleri Olası bir depremi öne sürererk hukuki mimari kuralları görmezden gelerek Bir adet senaryosu sahneye koyarak dönüşüm projelerini savunuyorlar.

 

İstanbulu 1. derece deprem bölgesi, Asya-Avrupa deprem fayı üzerinde en tehlikeli bölge ilan eden bazı haberleri yandaş basın üzerinden servis ediyorlar.

 

3-2, hatta 1 şiddetindeki aslında doğal yer hareketleri olarak bilinen Can ve mal kaybı yaşanmasına sebep olmayan yer hareketlerini her fırsatta DEPREM olarak haber yapılması sağlanıyor.

Bu şekilde toplumda deprem fobisi oluşturulmaya çalışılıyor.

 

Dünyanın öbür tarafındaki bir deprem haberi verilirken arada İstanbul için beklenen deprem çok yakın gibi asılsız kehanetlerle halk korkutuluyor, Dönüşüm refleksi kırılmaya çalışılıyor.

 

Fatih ilçemiz için 1. derede deprem alanı ilan edilmiş, doğru olmayan bu karara TMMO itirazı sonrası Fatih için deprem rizki 3. dereye indirilmişti.

bizde yapılan harfiyatlardan görüyoruz fatihin altı sert granit kayalıklardan oluşuyor. sert ve sağlam katmanlara sahip zeminler depremden fazla etkilenmez.

Deprem yığma toprağın olduğu, Su oranının yoğun olduğu çukur dere yatakları olarak biliniyor , 

dereyatağı olan Zeytinburnu, E5 sahili Avcılar ise dolgu alanı olarak biliniyor.

 



 

Tarihte İstanbul depremi yoktur, Marmara depremlerinden etkilenen İstanbul vardır.

Marmaranın tamamı en fazla 120 mt. derinliktedir, gölcükten başlayan, Tekirdağdan Saroz körfezine geçen Çınarcık'ın 2.km. açıklarında 1200 mt. derinliği bulunan aktif deprem fayı bulunmaktadır.

Bu fayın sebep olduğu depremler 2 bin yıldır takip edilmektedir, ortalama 100-150 senede bir aktif olan fay en son 1999 yılında depreme debep olmuş Gölcük Tekirdağ arasında etkili olmuş, Bilhassa Gölcük ve Kocaelinde, sakaryada dolgu alanlarındaki binlerce binanın yıkılmasına sebep olmuş, on binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmedsine ebep olmuştu.

periyodik takibe bakacak olursa bir daha üç bin yılında aktif olması umulan marmara fayı için adeta her gün çeşitli medya organlarında DEPREM GELİYOR naraları görmekteyiz.

 

Avrasya ve Marmaray tünelleri kazısında ortaya çıkan hafriyatın Gemilerle taşınarak Çınarcık çukuruna döküldüğü gerçeği ortaya çıkınca Başta TMMO ve üniversite öğretim kurulu üyeleri çeşitli açıklamalarda bulundu.

Bazıları bu uygulamanın dip yaşamını etkiler derken Bazıları olası depremin tetiklenmesi anlamına geldiğini açıkladı.

1999 depreminden sonra Marmara fayında araştırma yapan Yerli-yabancı kişiler 1200 mt. derinlikte volkanik bir durum olduğunu, Dipte sıcak su kaynakları olduğunu rapor etmişlerdi.

bu konunun uzmanı değiliz elbette amma bazı fizik kurallarını bilmemiz yadırganmasın.

Eğer bu hafriyat dipteki mağma çıkışını engelleyecek boyutta , Kaynakların kapanmasına sebep olacaksa bir tehdit söz konusu olabilir

Fakat gemilerle taşınan hafriyat yüzeyden kabaca bırakılarak 1200 mt. derinlikteki çukura boşaltılmıştır, su içinde bu kayaların batması geniş bir alana yayılacağı için hiçbir tehlikeye neden olmayacağını anlayabiliriz.

Bazı konuşmacıların dipteki canlı hayatı tehdit ettiğini iddia etmiştir, Bu derinlikte kabuklu canlılardan başka hiçbir balığın yaşama şansının olmadığını biliyoruz.

sırf konuşmak için ilim dışı akıl dışı beyanat vermek kişinin cehaletini ortaya koymaktadır.

 



 

KONU HAKKINDA MEDYADA ÇIKAN BAZI HABER YORUMLARI

 

Marmarayın çamuru fay hattına döküldü deprem uzmanları ayaklandı

 

MARMARAY projesinde sona yaklaşılırken 1 milyon metreküplük hafriyat inşaat öncesinde duyurulduğu gibi önemli bir fay hattının geçtiği Çınarcık Çukuru’na döküldü. Geçtiğimiz hafta Hürriyet’e Marmaray Projesi’ni anlatan Marmaray Bölge Müdürü Haluk Özmen hafriyatla ilgili de ayrıntılı bilgiler verdi. Özmen, “Proje kapsamında ortaya çıkan 1 milyon 200 bin metreküplük hafriyatın 200 bin metreküplük kısmı şartlara uygun olarak bir taş ocağına gömüldü. 1 milyon metreküplük hafriyatı ise Çınarcık Çukuru’na doldurduk. Jeolojisi uygun olan bir kısım hafriyatı yine gerekli işlemlerden geçirdikten sonra projenin imalatında kullandık” dedi.

 

DOĞAL DENGEYE MÜDAHALE

 

Doğal olmayan her olayın tabiatta karşılık göreceğini ifade eden İTÜ Deprem Araştırma Alt Grubu’ndan Profesör Doktor Naci Görür, yapılan hafriyat dökme işleminin Marmara’daki ekosistem için felaket anlamına geldiğini vurguladı. Doğal olarak Marmara’da belirli bir sedimantosyon hızı olduğunun altını çizen Görür, “Çeşitli toprak ve çakıl taşları karadan rüzgar ve akarsular aracılığıyla Marmara’ya taşınır. Bunlar Marmara’nın tabanında depolanır. Karadan taşınan bu maddeler yılda bir kaç santimetre bile taban oluşturmaz. Marmaranın tabanında ölçülebilen bir kalınlık binlerce senede oluşur. Ancak burada doğal dengeye müdahale ediliyor. Binlerce senede bile oluşmayacak kalınlık tek seferde 1 milyon metreküplük hafriyatla oluşturuluyor” diye konuştu.

 

ORGANİZMALAR KATLEDİLDİ

 

Marmara Denizi’nde 1999 depreminden bu yana araştırmalar yaptığını söyleyen Naci Görür, “Ulusal ve uluslararası ekiplerle çalıştım. Bu ekiplerin koordinatörlüğünü yaptım. Çınarcık Çukuru’nda 1250 metreye dalış yaptım. Günde 7 saat çalıştım. O bölge hakkında en iyi bilgiye sahip kişilerden biriyim. Bu yapılan işlem dipteki yaşamı öldürmekten başka birşey değildir” dedi. Deniz dibinin ay yüzeyi gibi olduğunu belirten Görür, deniz dibinde Bentonik bir yaşam olduğunu söyledi. Dip bölgelerde her türlü canlı yaşamının olduğunun altını çizen Görür, “Maramara Denizi’ndeki canlı yaşamı kirlilikten dolayı bitme noktasına geldi. Ancak dipte inanılmaz bir yaşam var. Burada Akdeniz’den taşınan temiz suların etkisi var. Midye ve istiridye benzeri canlılar burada yaşamını sürdürüyor. 1 milyon metreküpü oraya dökenler bu organizmaları katletti. Ancak depreme etkisi olmaz” ifadesini kullandı.

 

‘ÇOK YAZIK’ OLACAK

 

Çevre açısından yapılan işlemi bir ‘felaket’ olarak nitelendiren İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Oğuz Gündoğdu da “Depreme herhangi bir etkisi olmaz. Ancak yapılan işlemle doğal yaşama büyük zarar veriliyor. Denize hafriyat dökmek deniz yaşamını büyük ölçüde etkiliyor. Çok yazık” diye konuştu. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Mühendisi Menekşe Kızıldere ise, “Dipteki canlı yaşamı üzerine toprak örtüldü” dedi.

 

Denize dökmek için rapor şart

 

SU altı hafriyatında faaliyet gösteren firmalardan biri yapılan işlem hakkında bilgi verdi. Denize hafriyat dökme işleminin Çevresel Etki Değerlendirme Raporu olmadan yapılamayacağını savunan firma yetkilileri, “Deniz kıyılarından çıkan hafriyat genellikle Çınarcık Çukuru’na dökülüyor. Ancak buraya yapılan döküm için sadece rapor almak bile 50 gün sürüyor. Kazısı yapılan malzemeler taşıma gemilerine konuyor. Bu malzemeler çeşitli işlemden geçirilmeden denize dökülmüyor. Karadan alınan malzemeler ise genellikle karada belirli noktalara dökülüyor. Ancak denizde ekosisteme zarar verilse de deniz uyum gösterebiliyor” dedi.

 

En son 1999’da enerji çıktı

 

YAPILAN işlemin depremle ilgili harhangi bir sıkıntı yaratmayacağını ifade eden İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Şener Üşümezsoy, döküm işleminin derinlerde olan canlı yaşamını etkileyebileceğini belirtti. Çınarcık Çukuru’nun ilk olarak 1894 yılında yırtıldığının altını çizen Üşümezsoy, “Burada oluşan fay hattında ikinci deprem 1960 yılında yaşandı. Fay hattı 1999 yılında kalan stresini boşalttı. Bu fayda stres kalmadı. İşlemin nasıl yapıldığı önemli. Yapılan işlemden fay hattı etkilenmez. Ancak, deniz yaşamı etkilenebilir” dedi.

 

Çınarcık Çukuru nerede bulunuyor

 

ÖZELLİKLE 1999 yılında Marmara Depremi’nden sonra hayatımıza giren Çınarcık Çukuru Marmara Denizi’nde Yalova Çınarcık kıyılarına 1.5-2 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Çukurun derinliğinin ise 1200 metre civarlarında olduğu söyleniyor. Çınarcık Çukuru İzmit Körfezi’nden Silivri açıklarına kadar devam ediyor. Kuzey-güney yönünde ise adalardan başlayıp Çınarcık açıklarına uzanıyor.

 

korku senaryları devam ediyor

YORUMLAR

  • 0 Yorum