İstanbulun Yaşayan Efsanesi İle Mimar Sinanı konuştuk

Çağının dev mimarı, Mimarı azam Koca Sinan'ı Prof. Dr. Semavi Eyice anlatıyor. Mutlaka röportaj videosunu izleyin, Yazısını kopyalayıp saklayın, Biraz düşünelim ve Tarihi İstanbula, Müslüman İstanbula ne kadar büyük ihanet yaptığımızı anlayacaksınız. Tarih bu yöneticileri daima lanet ile yad edeceğinden hiç şüphem yok, Bizde bu lanetin bir halkası olmamak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz

İstanbulun Yaşayan Efsanesi İle Mimar Sinanı konuştuk
01 Kasım 2016 - 05:22
İstanbul’un Yaşayan Efsanesi Prof. Dr. Semavi Eyice ile İstanbul’un Silüetini oluşturan yapılar manzumesinin Büyük Ustası; Mimar Sinan’ı, Eserlerini, İstanbul’a ve Osmanlı Mimarisine katkılarını konuştuk.

 

Hocam İstanbul sanat tarihi, kültürü denilince akla gelen ilk isimlerdensiniz. İstanbul'un tarihine, kültürüne sahip çıkmak adına neler yapmamızı önerirsiniz.

 

Bizler sildik süpürdük İstanbul'un tarihini kültürünü. Bugün Florence'ye Paris'e gidin hala o kültürü duruyor. Birgün genç bir meslektaşıma mektup yazdım Paris'e geleceğim bana ucuz bir otel bul diye. Kendisi zaten yazlığa gideceği için evinin anahtarını bana verip kendi evinde ağırlamıştı beni. Eve bir geldim ki sanki ev Fransız İhtilali'ni görmüş. Gacır gucur merdivenlerden yukarıya çıkılıyor. O eski tarihi hali ile hala ayakta. Gidin bir tepeden silüetine bakın o kültürü tarihi kalmadı İstanbul'un.

 



 

-Bizim milletimiz kadar mezarına saygısız bir milllet yeryüzünde yoktur. Mesela Almanya, birçok harp geçirdi, topraklarının hemen hemen yarısını kaptırdı. Doçent olduğum zamanlar Almanya'da bir seneden fazla kaldım. Alt katımda Doğu Almanya'dan kaçmış, genç ve bekar bir adam oturuyordu. Birgün sohbet ederken bana, eski bir Alman şehrinde doğup büyüdüğünü anlatmıştı.

Tabi bu şehir daha sonra Polonya'ya geçmiş. Yıllar sonra gittim evimi aradım, dedi. Biz oradan kaçtıktan sonra Polis Merkezi olmuş, bir müddet kullanmışlar sonra ondandan vazgeçmişler şimdi özel mülkiyet olmuş dedi.

 



 

Evinin fotoğraflarını çekmiş, burası odamız, burası salonumuz diye bana evini gösteriyordu. Hala kafasında o anılarını yaşatıyordu. Ayrıca şehrin mezarlığına gittim, orada işte annemin, babamın falan mezarları olması lazımdı onları aradım, mezarlar duruyordu dedi. Bir Polonyal'lı dedi, hiç üstüne vazife olmasa da ailemin mezarlarını temizliyormuş, bakıyormuş dedi. İşte bu kadar önemsenen şeyler bunlar. Ama işte bizde durum farklı.

 

Mesela eskiden Malkara'da bir sadrazam idam edilmiş, oraya gittim. Bir baktım bütün mezar taşlarını mezarlıktan sökmüşler, bir caminin yanındaki duvara istiflemiş taşları. O taşlar ellenir de kime ait olduğu öğrenilebilir mi?

 

Hocam Mimar Sinan'ın eserleri üzerinde Bizans etkisi görebiliyor muyuz?

 

Herhangi bir etkisi yoktur. Yalnız herkeste bir Ayasofya hayranlığı var. Gerek mimari olarak gerek statik olarak Sinan daha başarılısını yapmıştır. Ayasofya'daki zayıflıkları görmüş ve zaten o zayıflıkları Süleymaniye'de gidermiştir. Süleymaniye Camii'nde camiiyi ayakta tutmak için konulan payandalar yok. Var aslında ama sen onları görmüyorsun. Galerilerin arasına gömmüş onu.

 

Bizanslılar bunu yapamamışlar, sonradan ilave etmişler. O yüzden ben daima söylerim; Sinan proje mimarıdır, statikçidir, iç dekoratördür, şehir planlayıcıdır. Onun için Sinan'ın büyüklüğü buradadır.

 

ÇOK ÖNEMLİ BU RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum