Bugun...


Mahmud Efendi Camiinde sona yaklaşırken
Asrın Müceddidi adına cemaatin teberruları ile inşa ettiği "Mahmud Efendi Camii Şerifi" inşaatı bitirilmeye çalışılırken, Art niyetli mihrakların fitneleri cemaati tedirgin etmeye devam ediyor. Bazı dedikoducu mihraklar çalışmaları engellemek amacıyla cami ve müştemilatına el konulup yandaş benzer bir vakfa devredileceği tehdidinde bulunuyor.

Mahmud Efendi Camiinde sona yaklaşırken
+ -

Beykoz çavuşbaşında ikamet eden Mahmut Ustaosmanoğlu Hoca efendinin evinin yanına Orman müdürlüğünden ihale ile 49 yıllığına kiralanmış arazide Mesire-Dinleme tesisi" ruhsatı ile inşa edilen (Mahmud Efendi Camii Şerifi ve Medreseleri) 2016 yılında hiçbir yargı kararı olmadan, Valilik tasarrufu ile Medrese bölümü yıkılmış, Cami inşaatı durdurulmuştu.)

Gayrı resmi izinlerle cami inşaatı devam ederken "halkın inşa ettiği diğer camilerde olduğu gibi, Caminin Diyanete devredilmesi söz konusu olabilir endişesi ile cemaat diken üstünde duruyor.

 

Marifet derneği ve yetkili Vakıf Başkanı Muhammed Keskin konu hakkında endişelerini bu sözlerle ifade etti;

Malumunuz üzere uzun zamandır inşası devam eden Mahmud Efendi Camii Şerifi ve müştemilatı, sizlerin hayır ve duaları ile bitme aşamasına gelmiştir.

Lakin, bizleri üzen ve endişeye sevk eden durumalar da yok değildir:

Bunca ihvan ve sevenlerin hayırları ile yapılan bu güzide yapının, Beykoz ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri tarafından sektelere uğratılması, özellikle Beykoz Belediyesinin talimatı ile zabıtalar tarafından tehditlere maruz kalması, ileride ise bu yapıların başka kurum ve kuruluşlara teslim edilebilme durumları, gerçekten de akıl alacak gibi değildir...

Bunun da ötesinde, Beykoz'da binlerce yasak yapı varken, Allah adamları yetişecek olan kız-erkek kursları ve hizmet binalarının bir gecede yerlebir edilmesi, akıl almaz bir durumdu...

Ayrıca, Mahmud Efendi Hazretlerinin hizmetkârları tarafından tüm zor şartlara rağmen yapılan kayda değer bu hizmetin, yine kendisi adına kurulan Müceddid Mahmud Efendi Vakfı'na tahsis edilmesi gerekirken heder edilmesi emekleri zayi etmek, daha da doğrusu zulüm değil midir?

 

Bu vatana ve millete, saygısı, sevgisi olan bu hizmetkârların, bunca hizmetini yıkmak ve daha sonra engel olarak başkalarına teslim etmek, asla vicdanlı bir tutum değildir...

Böyle bir yıkıma ülkemizde uzun zamandan beri şahit olmamışken, Ehl-i sünnet yoluna hizmet edecek olan bu yapıların böyle bir muameleye maruz kalması, maalesef Efendi Hazretlerimizin "Ayıp şey ettiler..." demesine de sebep oldu...

Elde kalan yapılar; kız kursu, kütüphane, çoklu abdesthaneler ve bayanlar mescidi başta olmak üzere, ziyarete gelen binlerce Müslümanın sıkıntısını gidermek için inşaallah geniş çaplı bir hizmet verecektir...

Halbuki olması gereken; devlet büyüklerimizin bu sorunu çözmesi değil miydi???

Kaldı ki şimdiye kadar onlardan bu kapıya maddi hizmet amaçlı hiç bir isteğimiz olmamıştı. Temennimiz; en azından müsaade edilmesi idi. Fakat maalesef o da olmadı. Elimizde sadece cami ve müştemilatı kaldı.

Bu olay, bizlere şu atasözünü çağrıştırdı doğrusu:
"Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş..."

İslam'a ve vatana bunca hizmeti olan bu güzide cemaate ufak bir hizmet alanını çok görmek, hangi vicdana sığmaktadır???

Kardeşlerim! Amacımız; kimseye iftira veya suç isnat etmek değil, bilakis doğruya sevketmek ve hakların hak sahibine iade edilmesidir.

Velhasıl; şu an itibarı ile de aynı sıkıntı içinde olduğumuzu hatırlatıyor, Rabbimizden tez zamanda bu rahatsız edici durumlardan halâs olmayı temenni ediyoruz...

(Müceddid Mahmud Efendi Vakfı Başkanı Muhammed Keskin)

Kaynak: Marifet Derneği



HABER VİDEOSU





Kaynak: Marifet Derneği

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI