Bugun...


Mülteci sorunlarına alınan önlemlere şikayet
Resmi rakamlar 3,5 milyon dese de çeşitli değişik yollarla Türkiyede barınan, kaçak çalışan Afrikalı, Ermeni-Gürcü, Orta Asyalı ve üç milyondan çok fazla Suriyeli ülkede yaşam alanlarımızı işgal etmiş olmasına rağmen, SUÇ İŞLEYEN, TÜRKİYE HUKUKUNA UYUM GÖSTEREMEYEN GÖÇMENLERİN İADE EDİLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇAN UYGULAMALAR NEDENİYLE ŞİKAYETÇİ OLAN AF ÖRGÜTÜNE AVRUPA UYGULAMALARINA BAKMALARINI HATIRLATARAK YAYINLADIKLARI BASIN AÇIKLAMASINI YAYINLIYORUZ. Almanya Almanca konuşamayanları bile istemiyor!

Mülteci sorunlarına alınan önlemlere şikayet
+ -

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Dünya Mülteciler Günü’nde bir açıklama yayımlayarak, Türkiye’ye sığınan mültecilerin “güvenlik” gerekçeleriyle herhangi bir yargı denetimi olmadan zorla geri gönderilebilmesinin önünü açan yeni düzenlemelerin mülteci haklarını ihlal ettiğine ve mültecileri daha zor koşullara mecbur bıraktığına işaret etti.

Geçtiğimiz bir yılda Türkiye’de yaşayan mültecilere sunulan güvenceleri ortadan kaldıracak adımlar atıldı. Özellikle 29 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname sonucu uluslararası korumanın en önemli unsuru ve uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olan "geri gönderme yasağı" askıya alındı. Bu KHK ile güvenlik makamlarına “kamu güvenliği”, “kamu düzeni”, “kamu sağlığı” ve “terör” gibi gerekçelerle, statü sahibi ve statü almayı bekleyen sığınmacı ve mültecilerin herhangi bir yargı denetimine tabi olmadan sınırdışı edilebilmesi için tam yetki verildi.

Dünya Mülteciler Günü’nde bir açıklamada bulunan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ, “Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları sözleşmeleri ve Türkiye’nin iç hukuk düzenlemelerine açıkça aykırı olan bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte, geçici koruma altındaki Suriyeli ve uluslararası koruma kapsamındaki sığınmacılar hakkında sınırdışı kararlarının verildiğine dair örneklerin sayısı artıyor” uyarısında bulundu. 

2016 yılının Mart ayında Avrupa Birliği ile Türkiye arasında sağlanan ve AB’ye düzensiz göçü engellemeyi amaçlayan göç anlaşmasının etkisi son bir yılda kendisini daha da gösterdi. Türkiye’deki mülteci korumasının önündeki birçok sorunu göz ardı ederek göçmenlerin ve sığınmacıların Türkiye’ye geri gönderilmelerini öngören bu anlaşmanın bir sonucu olarak Türkiye’nin Suriye ile sınırında alınan güvenlik önlemleri arttırılmasına hız verildi ve sığınma arayanların geçişi engellendi.

2011 yılından bu yana Türkiye’de ikamet eden milyonlarca mülteci, yetersiz devlet desteği ve kısıtlanmış hakları ile Türkiye’de hayatta kalma mücadelesi vermeye devam ediyor. Türkiye’deki mültecilerin temel haklara erişiminin en önemli ihtiyaç olduğunu söyleyen Görendağ, “Türkiye yetkilileri ve uluslararası toplum, sayıları her gün artan mülteci nüfusunun haklarını kısıtlamak yerine, sorumluluklarını yerine getirerek mültecilerin haklarını tesis etmelidir. Mültecilerin haklarını kısıtlayan hukuksuz anlaşmalar ve katı güvenlik politikaları zaten kötü koşullarda yaşayan mültecileri daha da zor koşullara itecektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye, ülkede ikamet eden kayda değer bir Afgan ve Iraklı mülteci nüfusunun yanı sıra, geçici koruma statüsü verilen 3 milyonu aşkın kayıtlı Suriyeli ile birlikte tahminen 3,5 milyon mülteci ve sığınmacıyla dünyada en fazla mülteci ve sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke konumunda. Türkiye’yi mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülkeler sıralamasında Pakistan, Lübnan ve İran takip ediyor.

ALINTI

 

AVRUPANIN GÖÇMENLERE KARŞI DUYARSIZLIĞINA ÖRNEK İÇİN TIKLAYINIZ




Kaynak: Fatihhaber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Abdullah Gözaydın
10-07-2017 05:42:00

Irak ve Suriyedeki başta DEAŞ ve diğer kanlı terör örgütleri Batının, Siyonizmin lojistik destek verdiğini biliyoruz.
Hem savaşıyorlar hem destek veriyorlar.
Özallı yıllarda Çekiçgüç harekatı bundan farklı mıydı ki, ABD ve NATO oralarda açık seçin teröistilere yardım ediyordu, Uçuşa yasak alanlar oluşturarak Türkiyenin kendi topraklarında uçak-Helikopter uçurmasına izin vermezken kendisi dilediği gibi uçabiliyordu.
Bir dağda kıstılan Pkk katillerine silah mühimmat atabiliyor, Oradan onları alıp kandile götürebiliyordu.
Bu anlattıkalrımızın binlerce şahidi vardır, Çekiç gün döneminde güney doğuda askerlik yapan her Türk vatandaşı bu gerçeklerin şahididir.
şimdi BOP projesi gereği Fırat havzasını işgal edebilmek için buraları insansızlaştırmaya çalışan Siyonizm bu şekilde işgali kolaylaştıracak şekilde terörü suriyede ırakta yaygınlaştırmaya devam ediyor. Biz ise seyrediyoruz

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON HABER YORUMLARI
YUKARI