Mülteci Suriyeliler Bayramda Suriyede
Savaş ve Can güvenliği yok diyerek ülkesini terk ederek Türkiye üzerinden Avrupa'ya yayılan mültecilerin öncelikli derdi can güvenliği olmadığı ortaya çıktı
07 Temmuz 2016 - 04:49
Savaş bahanesi ile Suriyeden kaçanlar Bayram tatili için Suriyeye dönüyor!
Suriyedeki savaşı bahane ederek Can güvenliği yok gerekçesi ile Türkiye üzerinden Avrupaya yoğun mülteci akını oluşturan Suriyelilerin amacı can güvenliği değil Mal Mülk geçim derdi olduğu ortaya çıktı.
.jpg)
Ramazan bayramının yaklaşmasıyla beraber Suriyeliler bayramı ülkelerinde akrabalarıyla geçirmek için sınıra yığıldı.
Jandarma ve Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekiplerinin gösterdikleri “yabancı tanıtım kartı”yla Suriye'ye geçiş yapan göçmen sayısı beş günde 40 bine ulaştı.
Sadece Reyhanlı Cilvegözü sınır kapısından Suriye'ye geçen insan sayısının 50-70 bini bulması bekleniyor.
Suriyeliler 8 Temmuz'da Türkiye'ye geri dönecek.

Suriye'de Batı'nın getirdiği yıkımla Türkiye'ye sığınmak zorunda kalan Suriyelilerin çoğunluğu Türkiyenin kendilerine vatandaşlık hakkı verilmesini bekliyor.
Türkiye hükümeti kendi ülkesinde vasat olan sığınmacıları Kalifiye eleman olduğu gerekçesi ile vatandaşlığa almaya hazırlanıyor, Gerçekler hiçte böyle olmadığını gösteriyor.
KENDİME SORUYORUM
Dün Hatay'de bomba imal ederken patlayan bomba ile telef olan katil Suriyeylilerin amacı neydi?
kendilerine kol kanat geren Müslüman Türkiye halkını neden öldürmeye azmetmişler?
Ülkede patlayan bombaların Bambacıların kökeni genelde suriye oluyor neden?
30-40 yıldır çocuklarını Gaziantep, Hatay'da doğurup Suriyeye dönenler bu doğum belgeleri ile Türk vatandaşlığını garantiliyor, Bu onlara ne sağlayacak?
Unutmayalım ki Suriye ile Hatay sorunu gibi bir derdimiz var
1. Dünya savaşı sonrası Fransa tarafından işgal edilen bölge Fransız toprağı iken 1938-39 Yıllarında Avrupanın 2. Dünya savaşı sırasında referandum yapılarak önce bağımsızlığını sonra Türkiyeye katılma kararı almıştı.
Fransa kendi iç meseleleri nedeniyle olaya seyirci kaldı, Sadece itiraz etmişti.
O Gün Bu Gün Fransa Suriye ve Hatay üzerindeki "sözde" hakları için hiç geri adım atmadı. Suriye üzerinden her fırsatta Türkiye'ye karşı yapılan saldırıların arka perdesinde hep Franszı güçleri olmuştur.
1960'lı yıllarda Ermeni Corc Habaşın komutasındaki Filistin Kurtuluş cephesi Türkiyeden sağladığı gençleri Marksist - ateist yaparak Türkiyenin üzerine yollayıp, 1970-80 arası anarşizmin temellerini atmıştır.
Corc Habaş’ın FHKC’si, Yaser Arafat’ın sağ kanat ulusalcı El-Fetih’inden ayrı olarak, Marksist eğilimi temsil etmiştir
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin (FHKC) kurucusu ve eski genel sekreteri.
Corc Habaş, Grek Ortodoks kökenli tüccar bir ailenin çocuğu olarak Filistin’in Lidda şehrinde doğmuştur. Eğitiminin bir kısmını Kudüs’te tamamladıktan sonra Beyrut Amerikan Üniversitesinde Tıp okumak amacıyla Filistin’i terk eder. 1948 yılında ailesi Filistin’den Haganah tarafından Arap-israil savaşı sırasında sürülür. Neler olduğunu görmek için Lidda’ya geri döndüğünde, kendisini, mülteci konumuna düşen Filistinlilerin ortasında bulur ve acil olarak yaralıları tedaviye koyulur.Ara verdiği Beyrut Amerikan Üniversitesindeki tıp eğitimine devam eder. Hani el Hindi ile beraber, İsrail ile uzlaşmış gözüken Arap yöneticilere karşı bir yer altı örgütü olan Fedailer Topluluğu’nu kurar. 1951 yılında, mezun olduktan sonra Ürdün Amman’daki mülteci kampında bir klinik kurar. Aynı yıl Konstantin Züreyk, Hani el-Hindi ve Wadie Haddad ile beraber Arap Ulusal Hareketini kurar. Sosyalist ve ulusalcı olan bu parti, tüm Arap dünyasının birliğini amaçlamaktadır. 1952 yılında İsrail İle Barışa Muhalefet Örgütünü kurar. 1955 yılında, Wadie Haddad ile birlikte Al Rai isimli dergiyi çıkartır. Kısa bir süre sonra bu dergi yasaklanır. Bu Dergi, Filistinli genç yazar Ghassan Kanafani tarafından Şam’dan tekrar çıkarılır. 1957 yılında, Ürdünlü birkaç cumhuriyetçi subayla birlikte Ürdün kralı Hüseyin’e karşı bir darbe girişiminde bulunur. Birleşik Arap Cumhuriyeti kurulduğu sırada Şam’a kaçar. Fakat Haddad tutuklanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.
1970’li yılların ortasında Habaş aktif olarak Ermenistan'ın Özgürlüğü için Gizli Ermeni Ordusu (ASALA)’nın Beyrut’ta kuruluşuna da katılmıştır.
1992 yılında Habaş, beyin felci geçirir ve Fransa’da tedavi görür. Bu durum Fransa’da politik skandala neden olur
Hristiyan bir Arap olan ve Filistin’in bağımsızlığı mücadelesine aynı zamanda bölgedeki Arap rejimleri ile karşı karşıya kalan Corc Habaş, 26 Ocak 2008 tarihinde, 81 yaşında Amman’da bir klinik’te kalp krizinden ölmüştür.
George (Corc) habaş hakkında bir araştırma için tıklayınız







YORUMLAR