Nallı Mescit Camii CİNAYETİ

Asırlık camiler birilerinin kafasına göre yeniden şekillendirilerek Tarihi kimliğinden uzaklaştırılıyor. Adeta modern yapı şekline getiriliyor.

Nallı Mescit Camii CİNAYETİ
18 Kasım 2014 - 15:36

Koruma kurulları, Vakıflar müdürlüğü, Üniversitelerimiz, İlgili STK'larımız seyretmiyor, ilgisizce uyuyorlar.

Ne olacak bu tarihi sur içinin hali demekten kendimizi alamıyoruz.

Tarihi sur içi tamamı SİT alanı fakat bilhassa otelleşmeyle ilçe modernize edilerek kimliğinden uzaklaştırılıyor.

Yeni planlamaya göre ilçe Turizm+Ticaret+Konaklama alanı ilan edildi, Fatih'te yakında yerel halk kalmayacağa benziyor, Ada bazlı dönüşüm projeleri ile yerleşik halkın ilçeden çıkarılacağı gün gibi ortada, Sulukule, Yedikule, Ayvansaray Dönüşüm projeleri herşeyi ortaya koyuyor, görmek isteyene tabiiki!



Bab-ı Ali yokuşunda Vilayet bitişiğinde buluna tarihi Nallı Mescit restore edildi, yok yok yenilendi, Görünümü modernleştirilerek ucube haline getirildi.



Başta Vakıflar Genel Müdürlüğü olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar ve Belediyeler son 10 yılda inanılmaz bir restorasyon atağına kalktı. Bu durum öyle bir noktaya kadar geldi ki varlığı yıllar önce kaybolan ancak albümlerden, arşivlerden tespit edilen yok olmuş eserlerin ihyasına –diğer bir deyişle yeniden yapılmasına– kadar vardı. Bu bir yandan iyi sonuçlar alınmasına neden olurken bir başka yandan ise restorasyon rezaletlerini de ortaya çıkardı.

 



 

İstanbul Valiliği’nin hemen önündeki Vilayet Cami diğer adıyla 'Nallı Mescid' Cağaloğlu yokuşundan çıkarken pek çok kişinin gözüne bile batmayacak sadelikteydi. Klasik üslubun dışındaki mimarisi ile Fatih Sultan Mehmed döneminde Akşemseddin’in akrabası İmam Ali Efendi tarafından yaptırılan tarihi cami yakın zamanda restore edilerek ibadete açıldı. Ancak bugünlerde şöyle bir etrafında dolaşın, acaba cami size Fatih dönemi izlenimi verir mi? Babıali’de 1800’lerde çıkan büyük yangından sonra tarihi cami 1868’de yenilenmiş olsa da restorasyon sonrası hali içler acısı. Caminin ön tarafında Marmaray metro istasyonu yapıldı. İstasyonun açılışı ile restorasyonun bitiş tarihi birbirlerine yakın döneme denk gelince de sanki istasyonla birlikte ortaya yeni bir cami kondurmuşlar havası doğdu. Yokuştan çıkan birçok insan, "Buraya yeni cami yapmışlar" tepkisi veriyor. Hatta burada eskiden cami olduğunu bilmeyenlerce "metro cami" ismi bile konmuş. 



 

İÇ MİMARİ RESTORASYONU İYİ AMA...

Caminin içini gezdim. Kubbedeki kalem işleri ve içindeki ahşap mimari oldukça iyi durumda. İç mimarideki restorasyon başarısı maalesef dış yapıda korunamamış. Daha önce Valilik binası ile eş renkte olan cami dikkat çekmez sade görünümünü kaybetti. Parlak boya ile kırmızı beyaza boyanan cami metrelerce öteden ‘ben buradayım’ diye bağırıyor. Siyah beyaz fotoğraflarında da caminin aslının bu renkte olduğunu kanıtlayan bir iz bulamadık. 

 



 

'HOŞ DEĞİL!'

 

Tarihi caminin son halini restoratör ve mimar Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’a sorduğumuzda şu yanıtı aldık: "Her alttan çıkanı üste taşımak gerekir mi bilemiyorum. Ben de gördüm. Çok parlak 'pırıl pırıl' yeni havasında. Bu başka bir üslup. 19. Yüzyıl eklektik mimari üslup yerine Afrika, Arap marok üslubu olmuş. Yani buna onay veren mercilere sormak lazım, neden böyle istenmiş, neden böyle olması kabul edilmiş. Hiç hoş durmuyor."

Radikal.com.tr



Fatih Sultan Mehmet devrinde Ak Şemsettin Efendinin akrabası İmam Ali Efendi tarafından yaptırılmıştır. 

Nallı mescit 1800 lerde meydana gelen Babıali yangınıyla yanmıştır.1868 yılında yeniden yapıldığını anlatan Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılmış kitabesinden anlaşılır. 

Sami Efendi tarafından yazılmış ikinci bir kitabede ise 1902 de tamir edildiği anlatılır. 



Caminin mimari planı kare formunda olup tek kubbelidir. Yapı kagir olarak inşa edilmiştir. Vaktiyle camii minaresindeki Nal şeklindeki kabartmalardan dolayı Nallı mescit olarak ünlenmiştir. Şimdiki minarenin şerefe altı yaprak şeklinde süslemeli olup, şerefe etrafı mermer korkulukludur. 

Minarenin külahı ise saçaklıdır. Alışılagelmiş klasik üslubun dışındaki mimarisi ile dikkat çekicidir."



İmam Ali Mescidi, Bâbıâli Mescidi ve Vilayet Camii olarak da bilinir. Orijinal minaresinin kaidesinde, nal motifleri bulunduğundan, mescide Nallı Mescid denmiştir. Bu motifler günümüzde yoktur.



Nallı Mescit Camii, Fatih

Adres:

Hoca Paşa Mh.

34110 Fatih/İstanbul

Koordinat:

41.012630, 28.975640

Enlem: 41°0′45.47″N (41.01263)

Boylam: 28°58′32.3″E (28.97564)

Yapılış Tarihi: Fatih Dönemi

Yaptıran: İmam Ali

Tadilat: 2014

Mimari: Osmanlı

Minare: 1

Mescide Hekimoğlu Ali Paşa’nın kardeşi Feyzullah Efendi tarafından minber koydurulmuştur. 1866 yılında mescid çok harap hale gelmiştir. Bu yüzden Sultan Abdülaziz 1868’de mescidi yeniden yaptırmıştır. 1902 tarihindeki onarımla da bugünkü şeklini almıştır. Daha sonra 1961, 1968 ve 1993 yıllarında da Vakıflar Genel Müdürlüğünce tamirler yaptırılmıştır.

Eklektik üslupta, İran-Hint çizgilerinde inşa edilmiştir. Halen, kirli sarı renktedir. Yapının tamamı 8.50x 8.50 m. ebatlarında kare planlıdır. Kubbe, duvarlar üzerine oturmaktadır ve üstü kurşunla kaplanmıştır. Minber ve vaaz kürsüsü ahşap, beyaz boyalı ve bitkisel süslemelidir. Minber külâhı, soğan kubbesi ile doğu etkisi taşımaktadır. Cami içi, kalem işi bitkisel süslemelerle bezelidir. Harım kısmının kuzey tarafında son cemaat yeri bulunmaktadır. Duvarlarında; alt sırada dört büyük, mahfil hizasında sekiz ve kasnak üzerinde dört küçük pencere olduğundan aydınlık bir mescid konumdadır.

Mescidin üç kapısı bulunmaktadır. Anakapı kuzey cephededir ve önünde beş basamağı vardır. Batı cephesindeki kapı pencereden bozmadır. Doğu cephesindeki kapı sadece hünkâr mahfiline çıkan özel bir kapıdır. Buradan ahşap korkuluklu bir merdivenle hünkâr mahfiline çıkılır. Bu kapının altında abdest alma muslukları vardır.

Kesme taştan yapılmış tek şerefeli minareye mescidin içinden çıkılmaktadır. Şerefesi, cumbalı, soğan şeklinde külâhı bulunmaktadır. Minarenin bu şekli 1866 tadilâtında verilmiştir.

 

NALLI MESCİDİ KİMLER KATLETTİ



YORUMLAR

  • 0 Yorum