Soma Son Olsun İmza Kampanyası
İlgili konuda uluslararası anlaşmaları imzalamayarak soma katliamına fırsat veren yönetimlerimizi olması gereken sorumluluklarını hatırlatmak vatandaşlık görevimizdir Denetimi halk olmayan yönetimler despot ve faşist uygulama yapmaktan asla çekinmeyeceklerdir
14 Mayıs 2014 - 16:23
#SomaSonOlsun Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi'ni imzalayın @TBBMGenelKurulu
Kampanyanın muhatabı: Faruk Çelik
Bu kampanyanın teslim edileceği kişi: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik
TBMM Başkanı Cemil Çiçek
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız
Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisi
13 Mayıs günü bu kez Soma'da karşımıza çıktı karanlık. Soma'da yaşanan, yüzlerce insanın hayatını kaybettiği, yakın tarihimizin en büyük maden faciası ilk değil ama son olmasını sağlamak bizim elimizde.
Türkiye 19 yıldır masada duran, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni imzalasın ve karar TBMM tarafından onaylansın.
Soma'da yaşananların son olması, bir daha hiçbir madende böyle faciaların yaşanmaması için Türkiye'nin "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi" şart.
Bianet'ten Elif Akgül'ün haberinde verdiği detaylara göre, sözleşme maden işletmesi sahiplerine ve hükümetlere önemli sorumluluklar getiriyor.
1995 tarihli sözleşmeyi 26 ülke imzaladı. 4 Haziran 2014'te Fas’ta, 19 Temmuz 2014'te de Rusya’da yürürlüğe girecek olan sözleşmeyi ise Türkiye imzalamıyor.
17 Mayıs 2010’da 30 maden işçisinin öldüğü Zonguldak’taki patlamanın ardından Türkiye ILO 176’yı yeniden gündemine almış ancak imzalamamıştı.
ILO 176'nın neden imzalanmadığı sorusu soru önergeleri ve Meclis kürsü konuşmalarında birçok defa hükümetin önüne geldi. En son 11 Ocak 2012'de Cumhuriyet Halk Partisi Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya da aynı soruyu yöneltmiş, Çalışma Bakanı Faruk Çelik şu cevabı vermişti:
“176 sayılı ILO sözleşmesi Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği ve Sondajla Maden Çıkarılan İşletmelerde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği incelendiğinde bahse konu sözleşme ile paralellik arz ettiği hatta çok daha kapsamlı hükümler içerdiği görülmektedir.”

Sözleşmede neler var?
* Sözleşmeyle işverenler kazaları önlemek için her türlü önlemi alma, işçileri bilgilendirme ve eğitme yükümlülüğü altında.
* İşverenler riski kaynağında bertaraf etmek, güvenli çalışma sistemleri tasarlamak, kaza riskleriyle ilgili işçileri bilgilendirmek ve kaza olduğunda gerekli tıbbi yardıma ulaşmalarını sağlamak zorunda.
* İşverenler sözleşmeyle kaza sonrasındaki sağlık ve kurtarma etkinliklerinin kalitesinden de sorumlu hala getiriliyor.
* Sözleşme, hükümetlereyse teknik kılavuzların hazırlanması, denetimlerin düzenlenmesi, denetimlere ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin sağlaması ve kazaların etkili soruşturulması gibi yükümlülükler getiriyor.
* İşçilerin ve temsilcilerininse kazaları, riskli durumları bildirmek, güvenlik ve sağlıklarına ilişkin koşullara dair bilgi edinmek, güvenlik ve sağlık önlemlerinin karar süreçlerine katılmak gibi hakları ve yükümlülükleri var.
Sözleşmeyi imzalayan ülkeler şunlar:
Arnavutluk, Ermenistan, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Botsvana, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Lübnan, Lüksemburg, Norveç, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Slovakya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, Ukrayna, ABD, Zambiya, Zimbabve (EA)
SÖZLEŞMEYE İMZA VERMEK İÇİN TIKLAYINIZ
-------
Acımız ve öfkemiz çok fazla... Soma katlimı geliyorum demişti!
Müneccim değil, bilim ve tekniği insan ve toplum için kullanmaya çalışan, mimar, mühendis ve şehir plancılarıyız. O yüzden de, daha fazla acı içindeyiz. Çünkü Soma'da gerçekleşen katliamın ve benzerlerinin geleceğini biliyorduk, söyledik, yazdık, çizdik, uyardık...
Siyaset yapıyorsunuz, ideolojik bakıyorsunuz diyenlere inat, bilim ve tekniğin bakış açısıyla baktık, taşeron sisteminin, madenlerde rödovans sisteminin ölüm getirdiğini söyledik, söylüyoruz ve söyleyeceğiz.
.jpg)
Özelleştirmeler, özel madencilik işçi sağlığı ve iş güvenliğine aykırı üretim demektir, daha az işçiyle yoğun çalışma demektir, çocuk işçilik demektir, kaçak işçi çalıştırma demektir.
Özelleştirme, taşeronlaştırma ve rödovans sistemi işçi sağlığı ve iş güvenliğini, işçilere verilen maskelere indirgemektedir.
Özelleştirme, taşeronlaştırma ve rödovans sistemi işçilerin birlikte çalışma yapısını bozmakta, temel bir planlama unsuru olan işçi sağlığı ve iş güvenliğini de parçalayıp, yok etmektedir.
Birlikte çalışan işçiler, diğer sektörlerde olduğu gibi madencilikte de birlikte çalıştıkça kolektif hareket yeteneği kazanırlar ve bu da işe alışmanın, işyeri eğitiminin bir parçasıdır. Ancak kuralsız çalışma, işten çıkarmaları kolaylaştırmış, görev sürelerinin geçicileştirmiş ve bu ortaklaşa hareket kabiliyetinin aşınmasına ve süreç içerisinde biriken deneyimin de yok olmasına neden olur.

Yapılacak bellidir:
* Sorumlular acilen yargılanmalıdır
* Maden özelleştirmeleri durdurulmalı, bugüne kadar yapılan özelleştirmeler için bir araştırma komisyonu kurulmalı ve hızlıca kamulaştırma yapılmalıdır.
* Akademisyenler, mühendisler, iş güvenliği uzmanları ve çalışanlardan oluşturulacak komiteler madenlerdeki işçi sağlığı ve iş güvenliği denetim ve gözetimini sağlamalıdır.
Uzun uzadıya söz söyleme zamanı maalesef değildir. Acımız büyüktür, yapılacaklar basit ama acildir!
Toplumcu Mühendisler ve Mimarlar Meclisi
---------------------------
Soma Holding Maden İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan DOĞRU’nun eşi Melike DOĞRU, 30 Mart yerel seçimlerinde AK Parti’den Belediye Meclis üyesi adayı oldu ve seçildi.
Soma'da 30 Mart yerel seçimlerinde;
AK Parti yüzde 43,55, MHP yüzde 28,78, CHP ise yüzde 22,3 oy almıştı.
Belediye Başkanı'nın AK Partili Hasan ERGENE olduğu Soma'da, Belediye Meclisi'nde belediye meclis üyeliği dağılımı şöyle:
AKP’den 18, MHP’den 8, CHP’den 5 belediye meclis üyesi yer alıyor.
İnsanlar tepkilerini veriyorlar.. öyle ya da böyle.. madem öyle duygularımızı anlatacak bi şarkı bi şiir de paylaşmayalım yazmayalım twittera facebook'a.. sanatçı mı olacaz burda paylaşırsak. Veya hiç bi olaya yorum yapmayalım eleştirmen mi olacaz ? Kaç kişi öldü hala net bi cevap yok. Başbakan çıkmış fıtratında var bu işin diyor. Tamam özel sektör. Ama özel sektörü de denetleyecek olan devlettir. Özel sektör başıboş bırakılmamalıdır. 20 gün önce çıkıp mecliste soma için bağıran vekil bişeyleri görmüştür ki gündeme getirmeye çalışmıştır. Ama ne hikmetse akp soru önergeleri haricinde hiç bir önerge konuşulamıyor mecliste.. ben partizanlık veya siyaset yapmıyorum.. ama kafamıza vurula vurula sindiriliyoruz.. konuşamıyoruz,susturuluyoruz.. böyle arkadaş işine geliyosa baskısına maruz kalıyoruz. Bu ülkede 3. Köprülerden 3. Havaalanlarından topçu kışlalarından önce yapılacak çok daha önemli şeyler var..
---------------
Abi öyle bir hale geldi ki bu durumlar her seferinde hikaye başa sarıyor. Geziciler, paraleller onu bunu istemeyenler vesaire. Teknolojik kahve muhabbeti yapmaya bende karşıyım ama böyle durumlarda dünyanın her yerinde tek yer suçlanır ve suçludur da. Denetimi yapamayan kimse o suçludur. "Hükümet İstifa sesleri" baştan aşağıya saçmalık da az insaf biri de sorumluluğu üzerine alsın. Sorumluluğu firmada bırakmakta kolaycılık zaten. Bak çok açık ve net bunu sende en az benim kadar iyi biliyorsun, bu facia 3. Köprüyü istemeyenler 3. Havaalanını istemeyenler Dersanelerin kapatılmasını istemeyenlerin birini madeninde olsaydı neler olurdu ne açıklamalar yapılırdı ...
--------------
.jpg)
arkadaş şu sosyal medya neymiş ya sorsan önergenin tanımını yapamayacak insanlar önergeyi tartışıyor. Herkes sosyal devlet anlayışından bahsediyor herkes iş sağlığı ve güvenliği yasasının delindiğinden yeterli olmadığından bahsediyor herkes denetimin ne olduğunu yalamış yutmuş herkes bunlardan siyasetçi olmaz moduna girmiş düne kadar umurlarında olmayan maden işçilerinin avukatı olmuş herkes. Sadece maden sektöründe mi var aksaklık sizde yokmu hanginiz işinizi gücünüzü bıraktınız da bü gün koşa koşa Soma'ya gittiniz. Hanginiz bir yardım kampanyası başlattınız kaçınız ölenler için bir fatiha okudunuz. Çay molalarında sigara aralarında ellerinizde kahvenizle yada tv karşısında yatağınıza uzanarak iki twet atmakla iki ileti paylaşmakla insanlık dersi vermekle olmuyor bu işler hadi harekete geçin 245 şehit ve sayı 400-500 leri bulacak bırakın durum paylaşmayıda bişey yapın. Hiç bişey yapamıyorsanız susun da yasımızı tutalım. Susmakta bir erdemdir.
----------------
VE SOMADA BAŞBAKANIN KARŞILANIŞI
Soma'daki facia sonrası ilçeye giden Başbakan Erdoğan, basın açıklamasının ardından bir grup vatandaş tarafından protesto edildi.
Kalabalığın arasında kalan Erdoğan bir markete sığınarak kurtuldu.
Erdoğan , Soma’daki maden faciasının ardından bugün ilçeye giderek incelemelerde bulundu.
Erdoğan burada bir basın açıklaması yaparak olay hakkında bilgi verdi. Basın açıklaması sonrası Erdoğan Soma Belediyesi çıkışında, kendisini bekleyen vatandaşlara seslendi.
Yaklaşık 100 metre uzakta bir gencin protesto sloganları attığı duyuldu.
Başbakan’ın korumaları bu gence müdahale edip gözaltına aldı. Bunu gören başka bir genç de polislere tepki gösterince, belediyeye yaklaşık 200 metre uzaklıktaki grup da protestolara katıldı. Polisin sert tepkisine bazı vatandaşlar da tepki gösterince, olayın boyutu büyüdü. Bu sırada konuşmasını bitirip aracına binen Başbakan Erdoğan protestocuların bulunduğu yerde durup aracından indi. Ancak bu sırada ‘Başbakan istifa’ ve ‘Hükümet istifa’ diye bağıranlar oldu. Bunun üzerine yakın korumalarıyla Özel Harekat polisleri protestoculara ve olayları görüntüleyen gazetecilere müdahale etti. Korumalar bazı gazetecileri tartakladı.
EFKAN ALA’NIN ÜZERİNE YÜRÜDÜLER
Protesto sırasında göstericiler İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya da tepki gösterip üzerine doğru yürüdü.
ERDOĞAN MARKETE SIĞINDI
Protestoların dozu gittikçe yükseldi. Başbakan Erdoğan, protestocularla konuşmak için aracından indikten sonra halkın tepkisi artınca korumalar Erdoğan’ı bir markete sokarak güvenlik altına almaya çalıştı. Erdoğan markette kısa süre kaldıktan sonra ayrıldı.
Erdoğan’ın konuşması sosyal medyada da yoğun tepki çekti.
Erdoğan konuşmasında şunları söylemişti:
Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabi işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır. Bizi derinden üzmüştür. Kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış ve nisan-mayısta da çalışmalarına devam etmiştir.”







YORUMLAR