Bugun...


Stephan ( Bulgar ) Kilisesi Onarılırken
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel İdaresi’nin iş birliğiyle, Fatih’te bulunan ve ”Demir Kilise” olarak bilinen Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, restore ediliyor. 1992 yılından sonra 3 defa onarılan kilise 2017 yılında tepeden tırnağa yenilenerek ibadete açıldı

Stephan ( Bulgar ) Kilisesi Onarılırken
+ -

Demir Kilise’nin restore edilmesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11 Mart 2010 tarihli 4. birleşiminde müzakereye açıldı. Yapılan müzakereler sonucu, restorasyona ilişkin raporun aynen ve oy çokluğu ile kabulü kararlaştırıldı.

Art-Ün inşaat firmasına 2. 530.623.85TL bedelle verilen İhalesi 5 Temmuz’da yapıldı. Kilise restorasyonunda, öncelikle korozyonun taşıyıcı sisteme olan etkisini belirleyebilmek amacıyla, iç ve dış kabuklarında her cephede uygun bir levha kaldırılarak, taşıyıcı sistem incelenecek ve hasar tespiti yapılacak.

 Kilisenin restorasyonu sırasında, zemin oturumu nedeniyle yerinden kayan merdivenler ve mermer kaideler aşama aşama kaldırılıp üstteki konstrüksiyon hizasına getirilecek. Kilisenin, karbon ve kir oluşumuna maruz kalan bölgeleri özel deterjanlı su ile itinalı bir şekilde temizlenecek. Dış cephede bulunan eksik süsleme elemanlarından kalıp alınıp, daha sonra özgün ham maddesi ile döküm yapılacak. Restorasyon esnasında çatının eğimli kısımları yenilenecek.

Sveti Stefan Bulgar Kilisesi’nin yenileme çalışmaları, iç ve dış alanlarda ayrıntılı bir şekilde yapılıp, restorasyon işlemi tamamlanarak hizmete açılacak. 08.08.2011 tarihinde başlayan restorasyon 13.04.2012 tarihinde teslim edilmesi gerekiyor, Halen devam eden restorasyonun Nisan ayına yetişeceğini umuyoruz.

 
Stephan ( Bulgar ) Kilisesi 

 Fatih’te, Fener semti, Haliç kıyısında, Mürsel Paşa Caddesi üzerinde , Tamamen Demir ve Dökümden inşa edilen bir kilisedir. 19. yy. Avrupa ve Balkanlarda devam eden Milliyetçilik akımının etkisiyle, İstanbul Ortodoks Bulgarları, Padişaha müracaat ederek, Rumların ve Ermenilerin kiliselerinde kendi dillerinde ibadet yapıldığını, Bu ibadetten birşey anlamadıklarını söyleyerek, Fener Ortodoks Patrikhanesi’nden bağımsız olarak kendi kiliselerini kurmak istediler. Padişahta bu isteği olumlu karşılayarak izin verdiği gibi yeni kilisenin Patrikhaneden daha cazip ve ihtişamlı olması için yardımcıda oldu, Bazı tarihi kaynaklar, Rum ve Ermenilerin Bulgarları asimle etmeye çalışmaları Devlettede sıkıntılara neden oluyordu, Bu nedenle Osmanlıdaki Bulgar azınlığa padişah sahip çıkarak Avusturya'da yapılan bu demir kilisenin alınmasında önemli katkılar sağlamıştır.

 Bulgarlar daha önce Stephan kilisesi karşısında “Metoh” adı verilen bir papaz evi inşa etmişlerdi. Günümüze ulaşan bu evin inşaatı yapıdaki yazıta göre 1850 yılında tamamlanmıştır. 
Bu yapı tamamlandıktan sonra yolun karşısına küçük bir ahşap kilise bina edilmiş; daha sonraları demir, döküm malzeme kullanılarak inşa edilen günümüzdeki kilise, yıkılan ahşap kilisenin yerine inşa edilmiştir. 
Yapının projesi İstanbul Ermenilerinden Mimar Hovsep Aznavur’a çizdirilmesiyle birlikte, uygulama projesi için uluslararası çapta bir yarışma tertip edilmiş ve yarışmayı kazanan Avusturya firması R. Ph. Wagner tarafından, yapı ilk olarak Avusturyadaki fabrika bahçesine kurulmuş ve eksikleri tamamlanmıştır.Tuna ve Karadeniz yoluyla İstanbul’a getirilerek yapı bugünkü yerine monte edilmiş ve 1898 yılında törenle açılmıştır.

 Demir malzemeden prefabrik olarak inşa edilen Stephan Kilisesi, haç görünümündedir. Yan nefleri üç metre ve orta nef ise altı metre genişliğe sahip olan yapının mimari üslubunda neogotik ve neobarok tarzın etkileri görülür. Kilisenin çan kulesinde bulunan farklı boyutlardaki altı çanın üzerinde Sveti Stefan Kilisesi için Rusya’da döktürüldüğü yazılıdır.

1992 Yılında Fatih Belediyesi tarafından onarılan kilise, Daha sonraları zeminin Haliç'e doğru kayma yapması nedeniyle İBB başkanlığı tarafından zemin güçlendirmesi yapılmış, Tekrar paslanan yapının duvar ve cephe malzemesi temizlenerek koruyucu ve genel boyası yapılmıştı.

 
PADİŞAH FERMANIYLA AÇILAN KİLİSE

1896′da inşa edilen, iskeleti çeşitli biçim ve boyutlarda çelik profillerden oluşan kilisenin, bütün dış duvar kaplamaları, pilastrlar (gömme ayaklar) ve pilastr başlıkları, pencere doğramaları, kapı kanatları, kemer, saçak silmeleri, çatı, çatı kenarı, korkuluk duvarı ile bunun üzerindeki babalar, çan kulesi, bu kulenin 4 yanındaki 4 balkon ve cephelerdeki çeşitli kabartma ve bezemeler demirden oluşuyor.
Prefabrike olarak Viyana’da demir malzemesi kullanılarak hazırlanan ve 500 tonluk kilise, daha sonra bütün parçaları İstanbul’a taşınarak, daha önceden yağlı kazıklarla desteklenen temel üzerine monte edildi.
Üç nefli ve bir transeptli bazilika sisteminde yapılan kilisenin, bir bodrumu, zemin katı, galeri katı ve bir çan kulesi bulunuyor.

 Sveti Stefan Bulgar Kilisesi ismiyle, Hasan Kuruyazıcı ile Metin Tapan’ın kaleme aldığı kitaba göre kilise, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinin ardından yeni bir Yahudi ve Hristiyan tapınağı yapılmaması yasağı olduğunu iddia etmesine rağmen bu bilgi doğru değildir, Çünkü Tarihi yarımada da Fatih Sultan Metmet'ten sonra, Bulgar kilisesinden önce birçok kilise inşa edilmiştir.
Fetih sonrası Camiye çevrilen kiliseler günümüze cami olarak gelebilmiştir, Rum azınlığa bırakılan kiliselerin Kanlı Kilise (Moğolların Azize Meryem Kilisesi ) hariç diğerlerinin tamamı çökmüş, kimi yenilenmiş, Günümüze gelen kiliselerin hepsi 1453 sonrası inşa edilmiştir.

Kitapta, Bulgar din adamlarının, Fener Rum Patrikhanesi ile tüm ilişkileri kesmek istedikleri için 3 Nisan 1860 tarihindeki paskalya töreninde Rum patriği adına okunması gereken methiyeyi Osmanlı padişahı adına okuduğu, bunun da kilise açılmasına etki ettiği belirtiliyor.
Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz, 5 Mart 1870 tarihinde yayımladığı 11 maddelik fermanla, Bulgar cemaatinin din işlerini yürütebilmesi için yeni bir kilise kurulmasına izin verdiği anlatılıyor.

 Sveti Stefan Bulgar Kilisesi inşaası hakkında bazı yerel gazeteciler, Araştırmacılar tuhaf bir şekilde efsaneler üretiyorlar, Sözde padişah Bulgarlara kilise yapmasına izin verilmediği, baskılar sonucu Bir ay, veya bir hafta içinde inşa edin gibi şartlar ileri sürdüğü iddia edilir.
Bu komik iddia nasıl kaleme alınır anlayamıyorum, Aylar süren bir çalışmayı böyle görmezden gelenlere maalesef inanlar var.
Kaldıki O sıralar Balkanlar karışık, Yunanlı papazlar vaazlarında Bulgarlarıda Osmanlıya karşı tahrik eden haberler yayıyorlar, Padişah Bulgar tebanın Rum-Ermeni kiliselerindeki ibadetlere katılmasından rahatsızdır, Bu sıkıntıyı aşmak için O devrin en görkemli bir kilisesinin satın alınarak Ruma patrikhanesinin karşısına inşa edilmesine ön ayak olmuştur. Sözkonusu masrafların çoğunu padişah karşılamıştır.
Bu gün Osmanlıya ihaneti meslek edinmiş olanlar, Hiçbir tarihi belgeye dayanmayan böyle saçma iddialarına devam etmektedirler.

Dip Not:Bu haber 2012 yılında sitemizde yayınlanmıştır. 2017 yılında  Sveti Stefan Bulgar Kilisesi 16 milyon TL. masrafla tamamen sökülüp bakıma alınmış yenilenmiştir.
RUS KAYNAKLARDA BULGAR KİLİSESİ




Kaynak: Fatih haber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Behlul Dane
13-08-2018 14:41:00

“Sveti Stefan”  Demir kilise bahsi geçtiğinde heyecan duymayan Bulgar kalbi yok denecek kadar azdır. Şanlı bir geçmişe sahip olan  bu anıt kilise Bulgaristan veya her nerede yaşarsa yaşasın kendini Bulgar hisseden herkesin gurur ve güven vesilesidir.

”Altın Boynuz” Haliç kıyısında, Fener semtinde yükselen bu kilise, eski ve ebedi şehrin tacındaki bir inci tanesi  gibi dikkatleri üzerine çeker. Prens Stefan Bogoridi’nin bağışladığı arazi ve üzerindeki ahşap hane, Padişahın ve İstanbul’daki Bulgarların gönüllü yardımlarıyla kiliseye dönüştürülür. 9 Ekim 1849 yılında Slavca dilinde bir ayinle takdis edilen kilise ve iki sene sonra karşısına inşa edilen metoh binası Bulgarların kültürel ve dini bilincinin uyanışının beşiği olurlar. Bulgarların, Osmanlı İmparatorluğu sınırları dahilinde ilk defa ayrı bir dini cemaat olarak tanındığı 28 Şubat 1870 tarihli ferman ilk olarak burada okunur, kısa bir süre sonraysa başka bir fermanla Bulgar eksarhanesi kurulur.

Daha evvel yanmış olan ahşap kilisenin yerine, bugün hala ayakta olan Demir kilise inşa edilir. Projenin mimarı Hovsep Aznavour’dur. İmalatçı ve inşaatçı firma ise Avusturya’da Viyana şehrinde faaliyet gösteren Rudolf von Wagner’dir. Toplam 500 ton ağırlığında demir dökülmüş ve sonradan parçalar burada birleştirilmiştir. Bina zamanının 4.000.000 gümüş levasına mal olmuştur. Dökülmüş olan parçalar, Viyana’dan Tuna ve Boğazlar yoluyla gemilerle getirilmiştir. Kilise 08.Eylül.1898 günü Ekzarh Yosif tarafından kutsanarak ibadete açılmıştır.

Zamanında, tüm dünyada sadece 2 adet olan demir kiliselerden diğeri zamanla yok olunca  Sveti Stefan dünyadaki tek demir kilise olarak varlığını sürdürmektedir. 3 kubbeli ve haç şeklinde olan kilise, dış süslemelerinin zenginliği ile de dikkatleri üzerine çeker. Mihrabı Haliç’e dönüktür. Çan kulesi giriş kapısının üzerinde ve 40 metre yüksekliktedir. Çan kulesindeki altı adet çanın hepsi Rusya’nın Yaroslavl şehrinde dökülmüş olup, günümüzde iki tanesi mükemmel bir şekilde kullanılabilmektedir. Modern rönesans stilindeyapılmış olan  ahşap ikonostas bir mükemmellik ve zerafet örneğidir. Hayırseverler tarafından bağışlanmış olan  kilise eşyaları ve ikonaların tarihsel önemi büyüktür.

Günümüzde Demir Kilise Sveti Stefan Bulgar dini inanışının en büyük sembollerinden biri olmaya devam etmektedir.
RUS ARŞİVLERİNDE BULGAR KİLİSESİ SERÜVENİ

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI