Su Krizleri kapımızda Tedbir almak gerekiyor

Dünyamızda20 yy. petrol savaşları ile başlamıştı Şimdi yaygınlaşan kuraklık 21 yy. su savaşlarını gündeme getiriyor, Büyüyen şehirlerde su kıtlığı yaşanırken Terk edilen kırsal alandaki sularımız derelerde lağımlarla karışarak ziyan olmaktadır. Artık tatlı su kaynaklarını tasarruflu kullanmayı öğrenmeliyiz YENİ İMAR ŞARTLARINA GÖRE BİNALARIN ALTINA YAĞMUR SUYU DEPOSU YAPILMASI ŞARTI GETİRİLDİ

Su Krizleri kapımızda Tedbir almak gerekiyor
26 Ocak 2021 - 08:56 - Güncelleme: 26 Ocak 2021 - 09:12
YAĞMUR SUYU HASADI (RAİN WATER HARWEST)

Öngörülen krizler arasında hem yıkım gücü hem de çözümsüzlük açısından en üst sırada yer alan bir madde var: Su kıtlığı!

Sayısal veriler ve yapılan çalışmaların tümü, global düzeyde çok büyük bir krizin kapıda olduğunu ve harekete geçmek için pek fazla zamanımızın kalmadığını gösteriyor. İşte tam da bu sebeplerle su kaynakları konusunda sahip olduğumuz tüm imkanları olabildiğince etkili kullanmamız, bilinçsiz su tüketimini önlememiz gerekmektedir. 

Yağmur suyu hasadı yöntemi de bu noktada devreye giriyor.
İlçemiz okullarından Şehit Fikret Metin Öztürk İlkokulu’nda görevli öğretmen Özgür Güğül çocukların küçük yaşlardan itibaren bu konuya dikkatlerinin çekilmesi gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda Romanya Polonya Litvanya ve ülkemizden 10 farklı okulun da katılımıyla bir proje etkinliklerine başladı. Öncelikle evlerde kullanılan suyun boşa kullanımına dikkat çektikten sonra, çatı oluklarına yerleştirilen varil, bahçelere koyulan su toplama küpleriyle yağmur sularının kontrol altına alınması ve toplanmasına çalışılacak. Bu doğrultuda minik öğrencilerimizle yapılacak yağmur suyu toplama kavanozları, büyük küpler ve okul bazında da oluk sistemine monte edilecek su fıçısı, yağmur sularının geri dönüşümünü sağlayarak sahip olunan kaynakları doğru kullanma bilinci oluşturmayı hedeflemekteyiz.

 
Bu haber 2112 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • SU ÇALIŞTAYI
    1 ay önce
    İklim krizinin yeryüzündeki canlı yaşamı üzerindeki yıkıcı ve yok edici yansımalarını her geçen yıl daha fazla arttırdığına tanıklık ediyoruz. Kuraklık ve su krizi şüphesiz bu yaşamsal tehditlerin en önemlilerinden biri. Ülkemizde de -özellikle geride bıraktığımız yıl- bu krizin ne kadar yakınımızda olduğunu deneyimlemiş olduk. Yurdun dört bir yanı kuraklıkla kavruldu; akarsular, göller kurudu. Marmara Bölgesi de özellikle son 20 yılda artan kentsel büyüme ve sanayi yoğunlaşması nedeniyle su krizinin en çok hissedildiği bölgelerden biri oldu. Bölgede yaşayan on milyonlarca insan ve sayısız canlının yegane su kaynağı olan Kuzey Ormanları içindeki su havzalarıyla birlikte uzun yıllardır ağır tahrip altında. Kuzey Ormanları ekosistemleri içerisinde veya etki alanında 80’e yakın göl ve baraj bulunuyor. Kuzey Ormanları gölleri ve bu gölleri besleyen su havzaları; 3. Köprü, Türk Akım ve KMO gibi mega-rant projeleriyle; sanayi tesislerinin kontrolsüz/plansız bir şekilde su kaynaklarını kirle