Bugun...


Tesettür, İslam ve Laik saldırıların sebebi
İslama göre dinde zorlama yoktur, Hiçbir Müslüman kendisi gibi inanmıyor, yaşamıyor diye kimseyi kınayamaz. Çünkü Hidayet (İman etmeyi nasip eden Allahtır) Müslümanlar ancak imansızlar ve günahkarlar için Allaha dua eder, Şikayet etmeye, hele bunu belli etmeye asla ruhsat yoktur. Şikayetçi Müslümanlar da, Şikayetçi laikler de yanlış yapmaktadır.

Tesettür, İslam ve Laik saldırıların sebebi
+ -
SIK SIK KARŞILAŞTIĞIMIZ AŞAĞIDAKİ İDDİALARA CEVAP VERMEK ZORUNDA KALDIK

''KARA ÇARŞAFIN MÜSLÜMANLIKLA BİR İLGİSİ VAR MI?   VAR DİYENLER ÖNCE BU RESİMLERE BAKSINLAR, SONRADA  YAZIYI OKUSUNLAR.
 
Kaynaklarda ne Hazreti Muhammed'in eşlerinin, ne de arkadaşlarının hanımlarının çarşaf giydiklerine dair bir kayıt yok. Din kitaplarında da kadına nafaka olarak verilmesi gereken elbiseler bildirilmiş, hiç birisinde çarşaftan bahsedilmemiş.
 
Bu konuda İslam Ansiklopedisi / Diyanet Vakfı, şöyle diyor:
‘Çarşaf Osmanlı’ya Tanzimat döneminde hacca gidenler tarafından, İranlılardan alınmak suretiyle getirilmiştir. Önceleri pek tutulmayan, hatta genel duruma aykırı olarak görülen çarşaf, 1870'te yaygınlaşmıştır. Daha sonra II. Abdülhamit, 4 Ramazan 1309 (2 Nisan 1892) tarihli bir emirname ile çarşaf giyilmesini yasaklamıştır.’
 
Osmanlı Tarih Deyimleri Sözlüğünde ise şunu görmek mümkün:
‘1913'te Balkan muhacirleri, Rumeli'nde Yahudi ve Ortodoks kadınlarının giydikleri siyah çarşaf ile gelmişlerdi. Zamanla bu, İstanbul'a da yayıldı.’
Kara çarşafın, hala ve zorla Müslümanlık ile ilişkilendirilmesini anlamak mümkün değil.''
 
 
EL CEVAP:
Yukarıdaki kaynaklarda böyle maddeler var mı bilmiyorum, Varsa yanlış yazılmıştır, Zaten Diyanet İslamı değil Laik Devletin kurduğu bir kurumdur, İslami bir kurum değildir. Çünkü sadece namaz kıldırmak gibi ibadetle meşgul olmakta İslamın öğretilmesi konusunda fazla bir müfredatları ve uygulamaları yoktur.
Uygulama şekli ile Ruhbanlık gibidir, İslamda ise ruhbanlık yoktur.
Müslümanlar ibadetlerini Doğrudan Allaha aracısız yaparlar, Namazlarında "Cemaat olun en takvanızı imam yapın" emrine uyarak ibadetlerini eda ederler.

İslamın devlet gücü ile halkı yönetmesi Kuran ayeti ile yasaklanmıştır. İslam kurumlara değil, Akıl irade sahibi kişilere indirilmiştir
 
Müslümanlık şekil dini değildir, İslamda tesettür vardır Ahzap 59 ayetinde bu tarif edilir, Atatürkün emriyle yazılan Türkçe Kuran-ı Kerim Elmalılı tefsirinde
“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle: Ev dışına çıktıkları zaman dış elbiselerini "Cilbab" üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah gafurdur, rahîmdir/çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.” (Ahzab, 33/59)
 
“CİLBAB: Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır. "Kadınların elbiselerinin üstüne giydikleri her çeşit giysidir." "Tepeden tırnağa örten giysidir", "Kadınların tesettür ettikleri her türlü elbise ve başka şeylerdir." "Çarşaf ve peçedir." (Elmalılı, ilgili ayetin tefsiri)
 
 
KARA ÇARŞAFI YAHUDİLER HATTA DİNDAR HIRİSTİYANLAR GİYMEKTEDİR 
 
Bu nedenle çarşafın Yahudi hristiyan adeti olduğunu ileri sürenler görmüyorlarmı ki Semavi dinlerin hepsinin kaynağı aynıdır.
Kuranı kerimdeki pekçok sure ayet daha önceki peygamberlere de gönderildiği beyan edilmektedir. 
 
87 / A'LÂ - 18  İnne hâzâ le fîs suhufîl ûlâ.  Muhakkak ki bu, evvelki sahifelerde de elbette var.
87 / A'LÂ - 19  Suhufi ibrâhîme ve mûsâ.(Hz.) İbrâhîm'in ve (Hz.) Musa'nın sahifelerinde (var).
 
Bilhassa Yahudilikte Domuz, içki, Faiz, Zina haramdır. Şimdi İslamdaki aynı yasaklara Yahudi adeti mi diyeceğiz , Yahudiler sünnet oluyor diye sünneti mi terk edeceğiz?
 
 
Sırf mütedeyyin insanları rahatsız etmek, kendi yaşam tarzlarına aykırı, kabul edilmez örnek gördükleri için laik düşüncenin saldırdığı kadınlarımız Cilbab örtünmekle hayalı olduklarını ortaya koyduklarından olsa gerek, kasap vitrinindeki koyunlar misali giyinmeyenler tarafından hedef yapılırlar.
 
 
Bu tepki suçluluk sendromundan başka birşey değildir.
 
Açık giyinenler (Biz şimdi Müslüman değilmiyiz) şeklinde çıkışmaları bunun ispatıdır. Evet Tesettür ayetlerini kabul etmiyorsanız Müslüman değilsiz, Kabul ediyor da nefsinize mağlup olup, Allah inşaallah af eder, diyerek özür beyan ediyorsanız dinden çıkmaz günahkar olursunuz.
İslamın amirleri açık seçiktir, Farz (Kuranı kerimde açık şekilde yazan emirler) inkar etmek dinden çıkmaya sebep olur. Bütün ayetleri kabul edip yaşamamak günahkarlığı oluşturur..
 
 
 
Buradan tesettür düşmanlığı yapan, takke sakal düşmanlığı yapanlara diyoruz ki; Bu şekilleri Müslüman olmayanlarda gördüğünüzde hoş görüyor, Müslümanda eleştiyorsanız imanınızı kontrol edin, Yanlış ve sonucu ebedi hüsran olan bir yoldasınız. Hidayet Allahtandır, İsteyen talep eden kullarına verilmektedir.  Dua edin doğru olan yolu anlamayı Allahtan isteyin İnşaallah bulacaksınız.
İstemeyene Allah hidayeti nasip etmiyeceğini açıkça beyan ediyor.
 
 
Ayetin açıklamasına devam:
Özetle denilebilir ki, Cilbab: kadınların dışarıya çıktıklarında normal elbisenin üstünde giymeleri emredilen bir dış örtüdür.
 
Diğer bir ifadeyle, Cilbab: Müslüman kadını baştan aşağı örten çarşaf, ferâce ve câr gibi bir dış kıyafettir. Gerek Medine döneminde gerek daha sonra ki dönemlerde mümin kadınların evden dışarıya çıktıkları vakit üstlerine giydikleri bol ve geniş bir örtü olup, onları tanınmayacak şekilde örten bir nevi çarşaf demektir. Cilbab mümin kadınların Allah'ın tesettür emrine uymak için giydikleri dış örtünün Kur'an-ı Kerîm'deki adıdır.
 
Bu örtünün yüz dahil, bir göz hariç bütün bedeni örten bir elbise olduğunu söyleyenlerin yanında, bunun yüz ve elleri kapsamadığını söyleyenler de vardır.
 
Nur suresinin 31. ayetindeki “Mümin kadınlara söyle, gözlerini (harama karşı) yumsunlar, ırzlarını korusunlar. Görünmesi zaruri olanlar hariç ziynetlerini göstermesinler. Baş örtülerini yakalarının üzerine sarksınlar” mealindeki ifadeleri de göz önünde bulundurarak, bir fitne tehlikesi olmadığı sürece, kadınların yüz ve ellerini örtmeyebileceklerini söyleyen alimler de vardır.
 
İşin azimet yönü, çarşaf veya çarşaf gibi bir elbise giymek ve peçe takmaktır.
 
Ruhsat yönü, ise fitne olmadığı zamanlarda el ve yüz açık kalacak şekilde geniş bir pardösü, manto giymektir.
 
Selam ve dua ile...
 
 
 
 
 (Resûlüm)! Şüphesiz biz bu Kitab'ı sana, insanlar için hak olarak indirdik. Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin. Zumer 41
 
“Ey insanlar! Rabb’inizden size HAK BİR PEYGAMBER gelmiştir. O halde kendi hayrınıza olarak hemen ona iman edin.” (Nisa: 170)
 
“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzab: 45-46)
 
“Biz hiç bir peygamberi, Allah’ın izni ile kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle göndermedik.” buyuruyor. (Nisa: 64)
 
“Resulullah size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının!” (Haşr: 7)
 
“O Peygamber’e uyun ki, doğru yolu bulasınız.” (A’raf: 158)
 
“Peygamber’e itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.” (Nur: 56)
 
“Eğer siz gerçekten müminlerseniz, Allah’a ve Peygamberine itaat ediniz.” (Enfal: 1)
 
“Peygamber’e itaat eden, muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa: 80)
 
“Hayat şartları ve Davranışları sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer kısmına yönetici yaparız.” (En’am, 6/129)
 
 
“Ey iman edenler! Allah’a itâat edin, peygambere ve sizin gibi "iman etmiş"  idarecilere/yöneticilere de itâat edin! Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu -sizin için- daha hayırlıdır ve sonuç bakımından da daha güzeldir.”(Nisa, 4/59).
 
Nisa 34 - Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. 
Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamakla sorumludurlar. 
İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. 
Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse haddi aşmamak şartıyla azarlayın. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.

 






İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI