TMMOB'de, Fatihin kimliği Yok Edliyor

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi İstanbul'un Tarihi Hanları Rantçıların Hedefinde!-Basın Açıklaması

TMMOB'de, Fatihin kimliği Yok Edliyor
11 Ekim 2016 - 19:45

TMMOB Fatih ilçemizde TOKİ-KİPTAŞ fatih belediyesi girişimleri ile hayata geçirilen bütün projelerin yıkım ve tahrip projesi olduğunu, SİT Hukuku, Vicdani hukuk Ranta kurban ediliyor  endişeleri ile basın açıklaması yaptılar.

 

İstanbul'un tarihi hanları rantçıların hedefinde!

 

17-25 Aralık yolsuzluk dosyaları ortaya saçıldığında tutuklananlar arasında adı geçen Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in tahliye edildiği günden bu yana açıkladığı rant projelerine bir yenisinin eklediğini, Eminönü'nde 1734 hanı otele çevirmek için çalışma başlattıklarını basından öğrendik.

 

Bu haber basına yansıdığı sıralarda 25-30 yıldır halı, turistik eşya, hediyelik eşya, çanta, takı, giysi vb satan 80 esnafın bulunduğu Sandal Bedesteni'nin kapısına Fatih Kaymakamlığı tarafından 22 Nisan 2015 tarihine kadar tahliye tebligatı asıldı.

 

Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen, İstanbul'un tarihi, turistik ve ticari yapılarından Kapalıçarşı'daki iki bedestenden biri olan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde bulunan bedestende ticaret yapan, kirasını zamanında ödediğini belgeleyen 80 esnafın tebligatta "işgalci" olarak tanımlanması kabul edilemez.

 



 

Atilla Dorsay, tahliye talebine karşı dava açmış bulunan esnafın polis marifeti ile boşaltılmasını, haklı olarak "Eminönü'nde 1734 han yıkılıyor; sanki IŞİD İstanbul'da!" (Atilla Dorsay, T24, 15 Nisan 2015) diye dile getirdi. 21 Nisan 2015 günü zorla boşaltmaya karşı kendilerini bedestene kilitleyerek direnişe geçen esnaf, "Dükkânlarımızı polis zoruyla tahliye etmek zorunda kalsak da hukuki mücadelemize devam edeceğiz" dedi.

 

Hukuksuzluğa ve zorbalığa karşı evrensel insan hakkı olan direnme hakkını kullananların, 2863 sayılı Koruma Kanunun koruması altında bulunan 560 yıllık tarihi bedestenin kapıları kırılarak ve zor kullanılarak tahliyeye zorlanması insan haklarına aykırıdır. Polis bir kez daha hukukun koruması altında olması gereken mazlumlara karşı, hukuk dışı tebligatlarla yürütülen zorbalığa aracı olmuştur.

 

Sandal Bedesteni Koruma Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği temsilcisi Murat Çetin'in "Sandal Bedesten'inde öncelikle onarım ihtiyacı bulunmamaktadır. Onarım ya da restorasyon adı altında herhangi bir proje söz konusu olmadığı gibi, herhangi bir kurul kararı bulunmamaktadır. Zaten belediye başkanının açıklamaları da amacı ifşa etmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kiracısı olarak bedestende 25-30 yıldır faaliyette bulunan esnaf polis zoru ile tahliye edilmek istenmektedir. Bu hukuksuzluğu kabul edemiyoruz. Vakıflar, burayı hileyle, kötü niyetle uzun süreli kiralama modeliyle yatırım programına almıştır. Yine hile ve kötü niyetle bizlerden devir haklarımız alınmıştır. Onarım hakkı bizim hakkımız olduğu halde onarım hakkımız elimizden alınmıştır. Hile ve kötü niyetle sözleşmelerimiz feshedilmiştir. Burada 80 esnafın mağduriyeti söz konusudur. Eğer buranın geliri artırılacaksa bizlerle buranın geliri artırılır. Bizler devir usulü kiracılarız, kiralarımızı veriyoruz" demişken esnafın polis zoruyla muhatap olması kabul edilemez.

 



 

Bir taraftan Vakıflar Genel Müdürlüğü esnafı hukuksuz bir şekilde sokağa atarken, diğer taraftan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir tüm dünyanın gözü önünde hanları otel yapacağını ilan etmektedir.

Belediye başkanının otele dönüştürüleceğini açıkladığı hanlar arasında Yeni Han (Kapalıçarşı), Rubiye Han (Kapalıçarşı), Kızlarağası Han (Kapalıçarşı), Bodrum Han (Kapalıçarşı), Ali Paşa Hanı (Kapalıçarşı), Yarım Taş Han (Kapalıçarşı yanı), Güllekeş Han ve çevresi (Kapalıçarşı), Sarnıçlı Han (Kapalıçarşı), Astarcı Han (Kapalıçarşı), Safran Han (Kapalıçarşı), Cebeci Han (Kapalıçarşı), İç Cebeci Han (Kapalıçarşı), Çukur Han (Kapalıçarşı), Ambar Han (Beyazıt), Camili Han ve çevresi (Beyazıt), Lütfullah Han ve çevresi (Beyazıt) bulunmaktadır.

 

Fatih Belediye Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü '5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun' kapsamında restorasyon yapılacağını iddia etmekte iseler de, ortada herhangi bir restorasyon projesi, kurul kararı, restorasyona esas herhangi bir tespit raporu veya güçlendirme raporu bulunmadığı gibi herhangi bir plan da yoktur.

 



 

5366 sayılı kanunun Sulukule'de yargı kararı ile de tescil edildiği gibi el koyma operasyonunun aracı olarak kullanıldığı bu uygulamada bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sandal Bedesteni'nin ilk gözlemde bugün Kapalıçarşı içindeki sağlam, güvenli ve sağlıklı yapılardan biri olduğunu söylemek mümkündür. Söz konusu yasa gerekçe gösterilse de asıl amacın kiracıların zorla çıkarılması suretiyle bu sağlam yapının, hemen bedestenin bitişiğinde gelişmekte olan lüks mağazalar zincirinin bir halkası yapılarak kamu malları üzerinden yüksek rant elde edilmesi olduğu açıktır. Her fırsatta "cetlerimiz"e saygıdan, "tarihi değerlerimizin muhafazasından" söz edenlerin fahiş kâr hırsı ile Fatih Sultan Mehmet'in yadigârını nasıl pervasızca kent yağmacılarına peşkeş çekmeye kalkıştıklarını görmek ibret vericidir.

 



 

Yapı, 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada Koruma İmar Planında ve 1/1000 ölçekli Tarihi Yarımada Koruma Uygulama Planında "tarihi dokusu ve fonksiyonu korunacak alan"da yer almaktadır. Tarihi yarımadanın tamamı, 8500 yıllık bilinen geçmişi, üç imparatorluğa başkentlik yapmış tarihi, kültürel ve arkeolojik değerlerin oluşturduğu siluet ve kesintisiz yaşamın izlerini taşıyan sosyal ve ticari yaşamı nedeniyle İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 12.07.1995 ve 6848 sayılı kararı ile "kentsel ve tarihi sit", "kentsel ve arkeolojik sit" ve "1. derece arkeolojik sit" alanı olarak ilan edilmiştir. Yapılacak her türlü planlamada bu değerlerin korunarak geliştirilmesi gerekir. Dolayısıyla hiçbir bilimsel ve hukuki planlama kararı olmadan bir oldubitti ile dünya mirası tarihi yarımadada 1734 hanın otel yapılacağının açıklanması bir aymazlıktır.

 

Dünyanın en büyük yaşayan sit alanlarından biri olan sur içi, İstanbul'a kendine özgü karakterini veren tarihi dokunun bütünlüğünün bozularak, Bizans döneminden bu yana limanla bütünleşmiş bu ticaret merkezindeki tarihi hanların kimlik ve kültürlerine aykırı bir "yenileme" mantığı ile otele dönüştürülmesi ne akla, ne de kamu yararına uygundur. Proje, sadece katmerli rant hesapları güdülerek tezgâhlanmak istenen bir soylulaştırma projesidir. Bu proje Eminönü hanlar bölgesinin sosyal ve ticari yapısının kökten değişmesine, bölgenin kaldıramayacağı kadar ağır bir nüfus, alt yapı ve trafik baskısına maruz kalmasına neden olacak, rant değerinin artması ile bu eşsiz tarihi alan geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip olacaktır.

 

Tarihi bir kent parçasının, hanlar bölgesinin boş arsa gibi değerlendirilmesi kabul edilemez. Tarihi mekânlar, 560 yıldır aynı yerde sürmekte olan sosyal ve ticari yaşam yok sayılarak, hiçbir bilimsel ve hukuki dayanağı olmayan kararlarla projelendirilemez.

 

Bu değerli kent parçası özellikle de 17-25 Aralık yolsuzluklarına adı karışmış bir belediye başkanına daha fazla teslim edilemez.

 

TMMOB Mimarlar Odası

İstanbul Büyükkent Şubesi

 

Kaynak link

YORUMLAR

  • 0 Yorum