Türkiye Varlık fonunu Konuşuyor

Yeni Anayasayı konuştuğumuz bu günlerde birden gündeme Varlık fonuna devredilen kamu kurumları ve mal varlıkları geldi. Hükumet böyle bir çıkışı neden yaptı? Birçok kişi tarafından günden dağıtmak anlamında yorumlanan yeni uygulama Anayasa konusunu 2. plana düşürmüş oldu. Varlık fonu konusunda en büyük tedirginlik Kamusal yönetilen bütün kurumların verimsiz ve başarısız olması gerçeğinden yola çıkanlar, Söz konusu yönetimin devletin doğal denetiminden uzak olması kaygılandırıyor

Türkiye Varlık fonunu Konuşuyor
06 Şubat 2017 - 00:53
Varlık Fonuna Devredilen Kuruluşlar

Bakanlar Kurulu'nca; 

Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, 

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ, 

Türkiye Petrolleri AO, 

Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ, 

Borsa İstanbul AŞ, 

Çaykur AŞ.

Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ 

Türk Telekomünikasyon AŞ'nin yüzde 6,68 oranındaki Hazine'ye ait hissesi

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü

sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamı,  Türkiye Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırıldı. Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, Türkiye Varlık Fonu’nun söz konusu şirketleri, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanacak ‘Stratejik Yatırım Planı’ çerçevesinde yöneteceği kaydedildi.

Ayrıca mülkiyeti Hazineye ait Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla'da bulunan bazı taşınmazların tahsislerinin kaldırılarak Türkiye Varlık Fonuna devredilmesi kararlaştırıldı. 

Bakanlar Kurulunca Savunma Sanayii Destekleme Fonuna ait veya bu fonun tasarrufunda bulunan 3 milyar lira tutarındaki kaynağın en geç aktarım tarihini izleyen 3 ay içinde geri ödenmek kaydıyla Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırıldı. 

Söz konusu karar da bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. 

Bakanlar Kurulu kararıyla Hazinenin uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisseler Türkiye Varlık Fonuna devredildi. 



Bakanlar Kurulunca, Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ, Türkiye Petrolleri AO, Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ, Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ'nin sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamı, Türk Telekomünikasyon AŞ'nin yüzde 6,68 oranındaki Hazine'ye ait hissesi ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Türkiye Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırıldı.

BAĞIMSIZ DENETÇİLER DENETLEYECEK

Şirket ve şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu ve kurulacak alt fonlar bağımsız denetime tabi olacak ve şirket, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında kurumsal yönetim düzenlemelerine uyacak.

Türkiye Varlık Fonu'nun mal varlığı ile şirkete yönetilmek üzere devredilen varlık ve haklar şirketin mal varlığından ayrılacak.

Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ve Başbakanlık tarafından yapılan atamalara göre, yönetim kurulu başkanının Mehmet Bostan olduğu fonun üyeleri şöyle:

Yiğit Bulut, Kerem Alkin, Himmet Karadağ, Oral Erdoğan

Öğretim görevlisi Mahfi Eğilmez, Ağustos 2016 yayınladığı yazısında Varlık Fonu’nu şu ifadelerle anlatmıştı:

"Ulusal Varlık Fonları, çeşitli finansal varlıklara yatırım yaparak gelirini artırmayı hedefleyen, devletin sahipliği ve yönetimi altında çalışan fonlardır. Bu fonun geliri genellikle bütçe fazlalarından oluşur. 

KONU HAKKINDA UZAMAN GÖRÜŞLERİ

"Eskiden Hazine'nin mal varlığında olan kurumlar özelleştirme idaresi kanalıyla satılıyordu. Geliri yine hazineye geliyordu. 

Şimdi KHK ile hazinenin mal varlığındaki kuruluşlar, varlık fonuna devredilebiliyor. 

OHAL koşullarında KHK çıkarma yetkileri var, ancak bunun OHAL ile ilgisi yok. Hukuk üstü bir uygulama. Bu kuruluşlar bütçe denetiminin dışına çıkarılmış oluyor. 

Fon CHP Milletvekili Utku Çakırözer tarafından; 'Anayasal denetim mekanizmaları dışında' olması sebebiyle eleştirilmişti

Bir ülke eğer bütçe fazlası veriyorsa bu fazlayı 4 şekilde kullanabilir: (1) Harcamalarını artırır. (2) Mevcut vergi yükünü düşürür. (3) Borçlarını erken ödemeye tabi tutabilir. (4) Bir varlık fonu kurarak bütçe fazlalarını buraya aktarır ve bu fonla ulusal ya da yabancı bazı finansal varlıkları satın alıp gelirlerini artırmaya çalışarak gelecek kuşaklara refahı aktarma yoluna gidebilir."

YORUMLAR

  • 5 Yorum
  • Hayrullah Ertem
    9 yıl önce

    Gündem o kadar yoğun ki, millet anayasa değişkliklerine ilgisini vermişken bu tip uyanıklıkları her zaman yapan AKP yine amacına ulaştı.

    Bu hay huy arasında bu KHK rezaleti gibi Kıbrıs ta elimizden gidiyor...

    Bu kanun yerine geçen KHK kanun değil anayasaya vurulan ciddi bir darbedir.
    Anayasaya göre devlete ait mali bütçeleri denetlemek ve onaylaakla görevli sayıştayı devreden çıkardılar.
    Bu durum, devletin mali sisteminde büyük problemler doğuracaktır...
    Asıl olarak bu KHK,yasadışılığı yasal hale getirmekten başka bir şey değildir...

  • İSMET İSKELECİ
    9 yıl önce

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık,

    9756 sayılı KHK ile alınan bu kararın ” hükümetin ekonomideki perişanlığını bizzat ilan etmesi” olduğunu vurgulayarak, amacın Türkiye’nin kamu borcunu “daha az göstermek” olduğunu söyledi.

    CHP’li Vekil, Türkiye Varlık Fonu'nun borçlarının, Devletin mali tablolarında borç ile ilgili istatistiklerde yer almayacağını da hatırlatarak, “Bu ne demektir? Türkiye'nin kamu borcu daha az görünecek.

    Yazıktır, günahtır bu ülkeye…” şeklinde konuştu.

  • Abdullah Gözaydın
    9 yıl önce

    Türkiyede, Özal döneminde başlatılan "Yönetilemiyor" gerekçesi ile " Yok pahasına" özelleştirilen nice kamu kurumunun nasıl yağmalandığını yaşadık. Şimdi Akp yönetiminde aynı uygulama devam etti, Satacak birşey kalmadı denildiği bir ortamda Varlık fonu kuruldu. Fon kaynaklarına baktığımızda Satacak daha birşeyler varmış demiş olduk.

    İşsizlik fonu ve emeklilik fonları gibi birçok gayrimenkul gelirler, Son kalan kamu mülkü iktisadi teşekküller varlık fonuna devredildi, Devredilmeye devam ediyor.

    Yarın devletin elinde hiçbirşey kalmamış bir Türkiye ile karşılaşmaktan korkuyoruz.rnDevlet bu güne kadar, Yönetemiyoruz diyerek sattığı binlerce milli sermaye kuruluşu örneği önümüzde dururken, Şimdi içinde medyatik Yiğit Bulut'unda bulunduğu dört kişi bir mucizeyi başaracak, Kenarda köşede kalmış son varlıklarımızla devletimizi kalkındıracak.

    Ben inanmıyorum, Bu devir işlemlerinin bu günlere denk getirilmesinin ayrıca Anayasa oylamasını gündemden düşürmek için çıkarıldığını zannediyorum.rnHalen Y

  • selam
    9 yıl önce

    Ekonomist Uğur Gürses, Hazine uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisselerin Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Varlık Fonu'na devredilmesiyle ilgili olarak 'Anlamsız, hukuk dışı bir uygulama' dedi.

    Söz konusu kararla Varlık Fonu'na devredilen kuruluşların çiftlik gibi kullanılacağını savunan Gürses, "Olağanüstü hâl (OHAL) ile ilgisi olmayan bir kanun hükmünde kararname (KHK) ile 'yetki' yaratılıp şirketler, bankalar Varlık Fonu'na devredilmiş oldu" diye konuştu.

     

    'MECLİS'İN KANUN YAPMA YETKİSİYLE YAPILMADI'

    "Karar o kuruluşların çiftlik gibi kullanılması anlamına geliyor. Patronaj Hazineden Varlık Fonu'na geçirilmiş oldu. Dolayısıyla hukuk dışı bir yolla geçiriliyor. Meclis’in kanun yapma yetkisiyle yapılmış bir uygulama değil"

  • ismail yaşar
    9 yıl önce

    “EN BÜYÜK ENDİŞEMİZ KURALSIZLIK”rnFonu kanununun çıkması konusunda bir uzlaşı olması gerektiğini belirten Utku Çakırözer, “Bizim bu kanun teklifindeki en büyük endişemiz kuralsızlık. Kamuya ait olan varlıklar, emekçinin, çalışanlardan alınacak zorunluk emeklilik kesintileri, işsizler için toplanan işsizlik fonundan oluşacak gelirler, özelleştirmeden elde edilecek gelirler, Meclis ve Sayıştay denetiminin dışında ve hiçbir sorumluluğu bulunmayan bir yapıya kuralsızca devrediliyor” diye konuştu.

    “BU FON HALKIN PARASIYLA OLUŞACAK”

    Bu tür fonların kurulduğu Rusya, Çin ve Körfez ülkelerinin petrol gelirleri ve ticaretten fazlalıkları olduğunu ve fonun bu şekilde finanse edildiğini belirten Çakırözer, “Ancak bizde tasarruf açığı var. Bu yüzden fon, kamu kaynaklarından yani halkın parasından oluşacak. İşsizlik fonundaki toplam 100 milyar, çalışanlara zorunla hale getirilen bireysel emeklilik fonundan 100 milyar, özelleştirmeden 50 milyar para aktarılması planlanıyor. Yani tamamen halkın parasıyla oluşacak bu fonun, mutlaka kamu denetiminde olması ve bu paranın sorumsuzca harcanmaması gerekiyor” dedi.