TÜRKİYEDE SİVİL GÖZETİMİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ
Avrupa Birliği Türkiyenin demokratikleşmesi için on milyon TL hibe destek ile Türkiyede yönetimin sivil halk tarafından denetlenmesinin kurumsallaşma çalışması için oluşturulan alt yapı çalışmaları sona erdi.
14 Mayıs 2014 - 06:03
Taksim The Marmara oteli salonlarında 12 Mayıs 2014 günü 09.30 dan 16.40 a kadar devem eden bir dizi oturumla sona erdi.
İstanbul il konferansı olarak düzenlenen çalışmada İlçelerimizden Kaymakamlar, Emniyet müdürleri, Jandarma komutanları, STK'lar, muhtarlar, Resmi kurum görevlileri katılarak iki yıldır sürdürülen çalışmaların neticesini ortaya koymaya çalıştılar.
Görünün o ki projenin hayata geçirilmesinde somut bir uygulama yapılmamış, Bütün çalışmalar çeşitli ziyaretler ve toplantılardan ibaret kalmış olduğuna şahit olduk. Yazımızın sonunda linkini verdiğimiz proje tanıtım ve uygulamaları web sitesinden edindiğimiz bilgilerde gördüklerimizi pekiştirmiş oldu. Toplantı esnasında bazı sivil toplum kuruluşu üyeleri "iki yıldır toplantı yapıyoruz, On milyonluk bütçe böyle toplantılarla bitti, alana ne zaman inilecek, uygulama ne zaman yapılacak" sorusuna verilen cevap alan uygulaması bu projede yok, Uygulamayı kamu kuruluşları kendi bünyesinde yapacak dedi.
Avrupa Birliği ailesine dahil olabilmek için hayata geçirmemiz gereken daha çok kurum ve uygulama var.
Batı medeniyeti yöneticilerin her zaman görevlerini suistimal edebileceğini varsayarak, Yöneticileri denetleme görevini kendi içindeki kolluk kuvvetlerine vermiş olsa da , Bu görevlilerin de kamu görevlisi olduğu gerçeğini göçrmüş, Doğrudan yönetilenlerin yöneticileri bir hukuk çerçevesinde denetlemesi için kuurmlar kurmuş.
Mahkemelerde juri heyetleri, Sivil toplum Kuruluşları, Yerel gündem 21 adlı Rio sözleşmesi ile "2006 yılında Türkiyede hayata geçirilmeye çalışılıp hala somut bir adımın atılamadığı" İlçe kent Konseyleri, yönetilenlerin yöneticileri hukuken denetlenebileceği kurumlar olarak görülmektedir.
AB'ye girmeye talip olan Türkiye'nin 60 yıldan fazla bir zamandır kapısında beklediği AB Türkiyeden istediği uygulamaları, Türkiye hayata geçiremediğini görüyoruz.
.jpg)
Her ne kadar halkımız bu konuda duyarsız görülse de Gerçek duyarsızlık yöneticilerden gelmektedir.
Türkiyede Devlet baba anlayışı yıkılmadan işler yoluna girmeyecek,
Yöneticilerin halkı belli kurallar çerçevesinde yönetebileceği gerçeğini halk anlayamadı, memur kesimi göreve geldiği andan itibaren halkın üzerinde despot bir hakimiyet kurmakta, Kurum içi dayanışma nedeniyle "hukuksuz uygulama şikayetleri" gayri yasal yöntemlerle geçiştirilmekte olduğunu görüyoruz.
Bu konuda Hukukun gereğini sorgulayanların nasıl mağdur bıraklıdıkları gerçeğine de sık sık şahit oluyoruz.
17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmaları bu konuda çok önemli bir örnektir.
Kimin haklı olduğunun meçhul kaldığı soruşturmalar engellenmiş, Görevliler pasivize edilmiş, yoğun yatay atamalarla ülkede kaos ortamı oluşmuştu.

Bizimde haberci olarak sık sık mağdur olduğumuz uygulamaların bir kısmını sizlerle paylaşıyoruz, burada paylaşamadığımız mağduriyetlerimiz de var.
Herşeye rağmen bıkmadan yılmadan milli bir ruhla mücadelemize devam ediyoruz.
Halkımızdan AB normalarına uygun bir yönetim ve sivil denetim siztemi kurmak, her Türk vatandaşının görevidir, Menfaatidir.
Evimizde, Sokağımızda, Mahallemizde, İlçemizde ve Ülkemizde Hukukun üstünlüğünü hayata geçirmek, Devlet memurlarının Despot hukuksuz uygulamalarını sorgulayabilmek için aşağıda detaylarını eklediğimiz bu gibi projeleri hayatımıza kazandırmak zorundayız, Ancak o zaman Medeni ve huzurlu bir toplum olabileceğiz.
.jpg)
İÇ GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN SİVİL GÖZETİMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ II. AŞAMA PROJE BİLGİLERİ:
Proje Adı: İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesi Faz 2
Proje Türü: Teknik Destek
Proje Maliyeti: 3.519.712 Avro
Proje Finansmanı: Proje maliyetinin tümü Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından sağlanmaktadır.
Proje Süresi: Temmuz 2012-Temmuz 2014
Ana Yararlanıcı Kurum: İçişleri Bakanlığı-İller İdaresi Genel Müdürlüğü
Hedef Kitle: Valiler ve kaymakamlar, Polis Teşkilatı, Jandarma Teşkilatı, Sahil Güvenlik, Orman Muhafaza, Gümrük Muhafaza, Özel Güvenlik Teşkilatı, İlgili STK’lar ve Medya
.jpg)
İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesi Nedir?
Proje; ülkemizdeki iç güvenlik hizmetlerini AB normları ve standartları ile uyumlu hale getirmeyi, demokratik hakların vatandaşlarca daha yaygın kullanılmasını, şeffaflığı ve sivil toplumun katılımı ile insan odaklı kamu güvenliği anlayışının yerleştirilmesini ve İçişleri Bakanlığı ile Vali ve Kaymakamların kolluk kuvvetleri üzerindeki denetim ve gözetim yetkilerinin etkinliğini artırmayı amaçlamaktadır.
.jpg)
Sivil Gözetim Neden Gereklidir?
Kolluk güçlerine, diğer kamu görevlilerinden farklı olarak kişi hak ve özgürlüklerine müdahale niteliği taşıyan özel yetkiler (durdurma, arama, iletişimin izlenmesi, vb.) verilmiştir. Bu yetkileri kullanan birim ve personelin, hem uygulayacakları hizmet politikalarının oluşturulması aşamasında, hem de bireysel işlem ve eylemleri sürecinde kontrol edilmesi önemlidir. İnsan haklarının ve özgürlüklerinin korunması ve demokratik hakların geliştirilmesi için bu alanlara müdahale yetkisi bulunan kolluk güçlerinin sivil otoritelerce kontrolü ve denetimi özel önem arz etmektedir.
.jpg)
Sivil Gözetim Nedir ve Bundan Kim Sorumludur?
Sivil gözetim, ABD ve Avrupa’da 40 yıllık bir geçmişi olmasına rağmen, ülkemizde yeni tartışılmaya başlanan bir kavramdır. Kavramın yeni olması, tanımının ve genel çerçevesinin yaygın olarak bilinmemesi, yanlış algılama ve yaklaşımlara neden olmaktadır. Bu yanlış algılamalardan en yaygın olanı; sivil gözetimin, güvenlik güçlerinin (polis, jandarma, sahil güvenlik ve diğer kolluk birimleri) sivil toplum örgütleri ya da vatandaşlar tarafından denetleneceği şeklinde anlaşılmasıdır.
.jpg)
Hâlbuki uluslararası düzeyde kabul görmüş tek bir tanıma sahip olmamakla birlikte “sivil gözetim” kavramı kısaca şu şekilde tanımlanabilir: “Kolluk kuvvetleri ve faaliyetleri ile bunların dayanağını oluşturan politikaların çok katmanlı ve sürekli olarak sivil otoriteler tarafından izlenmesi”. Sivil kelimesi burada “polis olmayan, asker olmayan” anlamına gelmektedir. Burada geçen “sivil otoriteler” ibaresi; parlamentoyu, hükümeti, yargıyı, bazı ülkelerde “hükümetten bağımsız organizasyonları (hakların savunucusu, ombudsman, bağımsız kolluk şikayet mekanizması, vb.)” ve bazen de sınırlı düzeyde (örneğin nezarethanelerde) teftiş yapmak üzere kamu otoriteleri tarafından resmen tanınmış olan vatandaş gruplarını kapsamaktadır (insan hakları kurulu üyeleri gibi). Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere sivil gözetim sadece bireysel düzeyde (kolluk personelin aşırı güç kullanarak yanlış davranması veya hukuk dışı hareketleri gibi) gerçekleşen insan hakları ihlallerini değil, kurumsal düzeyde politikaların da izlenmesini içermektedir.
.jpg)
Projenin Temel Amaçları
İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesinin üç temel amacı bulunmaktadır:
Kolluk kuvvetleri ile sivil toplum kuruluşları arasında sivil gözetim kavramı üzerinde genel bir anlayış birliği oluşturmak,
AB örnek uygulamaları ve proje çıktıları kapsamında Türkiye’de etkin bir sivil gözetimin yasal çerçevesini oluşturmak,
İç güvenlik birimlerinin etkin bir biçimde denetlenebilmesi için İçişleri Bakanlığı’nın kurumsal kapasitesini artırmak
.jpg)
İÇ GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN SİVİL GÖZETİMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ I. AŞAMASININ GENEL ÇIKTILARI:
Projenin birinci aşaması, Aralık 2008’den Mayıs 2010’a kadar, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) desteği ve Avrupa Komisyonunun finansmanıyla, İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanmıştır.
.jpg)
Birinci aşama kapsamında elde edilen sonuçlar şunlardır:
Vali ve Kaymakamlar İçin İç Güvenlik Birimlerinin Sivil Gözetimi El Kitabı: Akademisyenlerle işbirliği halinde, Vali ve Kaymakamlar için, Vali ve Kaymakamların iç güvenlik birimlerinin gözetimi ve insan haklarının korunması ile ilgili mevcut görev ve yetkilerinin derlendiği “Kolluk Güçlerinin Sivil Denetimi - Vali ve Kaymakamlar El Kitabı” hazırlanmıştır. Çok sayıda yasalara dağılmış olan bu yetkiler tek bir kitapta toplanmıştır. El kitabı, yasalar tarafından Mülki İdare Amirlerine verilen görevleri yerine getirip getirmediklerini kontrol etmek üzere bir “kontrol listesi” ile desteklenmektedir. Bu el kitabından bastırılıp dağıtılmıştır.
.jpg)
Genelge Taslağı: Valiler ve Kaymakamlar için hazırlanan el kitabında yer alan temel konuları özetleyen ve Vali ve Kaymakamların mevcut yasalara göre kollukla ilgili tüm görev ve yetkilerini açıklayan bir genelge taslağı hazırlanmıştır.
Kanun Tasarı Taslağı: 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu ile ilgili diğer mevzuattaki (3201, 2803 gibi) çelişkili hükümlerin giderilmesine yönelik öneriler İçişleri Bakanlığı’na sunulmuştur.
Rapor: Projenin tüm bileşenleri kapsamında çeşitli konularda 19’u Türkçe olmak üzere toplam 60 rapor hazırlanmıştır.
.jpg)
Referans Doküman: Proje çıktılarından yola çıkılarak projenin en önemli bulgularının ve önerilerinin özetini içeren kapsamlı bir ‘referans dokümanı’ hazırlanmıştır.
Eğitim Programları: Kamu görevlileri ve sivil toplum üyeleri düzenlenen çeşitli toplantılarda bir araya getirilmiş, 220 kolluk amiri ve Mülki İdare Amiri düzenlenen eğitim programlarına katılmış, konferans ve yuvarlak masa toplantıları yoluyla 800’den fazla kişiye sivil gözetim kavramının boyutları ve örnek uygulamaları anlatılmıştır.
Yerel Güvenlik Komisyonları: Pilot illerde Vali ve Kaymakamların iç güvenlik alanındaki görevlerini daha etkin şekilde yerine getirmeleri için vatandaşların ve sivil toplumun katılımını esas alan, Yerel Güvenlik Komisyonları adı altında geçici istişare yapıları oluşturulmuştur.
İç ve Dış Güvenlik Arasında Açık Bir Ayrım Gözetilmesi: Mevcut yasal çerçevede “iç güvenlik” kavramı yoktur. Bu da, iç güvenlik ve dış güvenlik görevlerine ilişkin sorumlulukların birbirine karışmasına neden olmaktadır.
.jpg)
Sivil Toplumla İstişarenin Artırılması: Yerel Güvenlik Komisyonlarına, Vali Yardımcıları/Kaymakamlar başkanlık edecek ve bu komisyonlar, kamu kurumları ve kolluk kuvvetleri üst düzey görevlileri ile sivil toplumdan oluşacaktır.
Kolluk Kanunu Tasarı Taslağı: Bütün kolluk kuvvetlerinin “tek bir mevzuat çatısı” altında faaliyet göstermelerini sağlamak için akademisyenler, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin de görüşlerini alarak “Kolluk Kanunu Tasarısı Taslağı” üzerinde çalışmışlardır. Bu taslak çalışmasında kolluk kuvvetlerinin merkezde İçişleri Bakanlığıyla, taşrada Vali ve Kaymakamlarla ilişkileri, iç güvenlik sektörünün tanımlanarak kolluk kuvvetlerinin temel faaliyet ilkeleri ve statülerinin belirlenmesi ve bu kuvvetlerin İçişleri Bakanlığı’na olan bağlılık kavramının hukuki tanımının yapılması hedeflenmiştir. Taslak, T.C. Anayasası, Avrupa Konseyi’nin kolluk kuvvetleri hakkındaki deklarasyonu ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından çıkarılan “Kolluk Kuvvetlerinin Davranış Kuralları Belgesi” ile uyumlu olacak şekilde hazırlanmıştır.
.jpg)
THE MARMARA OTELİ TOPLANTISINDAN DİĞER VİDEOLARI VİDEO SAYFAMIZDAN İSLEYEBİLİRSİNİZ
PROJE’NİN İKİNCİ AŞAMASI, BİRİNCİ AŞAMANIN KURDUĞU TEMEL ÜZERİNE İNŞA EDİLECEKTİR:
İkinci aşama, birinci aşamada ele alınmamış olan; merkezi düzeyde İçişleri Bakanlığı’nın kapasitesinin güçlendirilmesi, Jandarma’nın sivil gözetime dâhil edilmesi ve iç güvenlik sektörü için yeni bir yasa tasarısı hazırlanmasını hedeflemektedir.
Projenin ikinci aşamasında Yerel Güvenlik Planları ve Yerel Güvenlik Komisyonları güçlendirilecektir. Pilot il sayısının artırılması, yerel seviyede İçişleri Bakanlığı’nın kapasitesini de artıracaktır. Buna ek olarak merkezi düzeyde İçişleri Bakanlığı için en iyi sivil gözetim mekanizmasına yönelik öneriler sunulacaktır.
Ayrıca bu aşamada, kişi hak ve hürriyetleri açısından MOBESE uygulamaları ve toplum hayatında büyük bir yer edinen Özel Güvenlik Teşkilatlarının yapısı ve personelinin eğitimiyle ilgili çalışmalar yapılacak ve öneriler sunulacaktır.
PROJE BİLEŞENLERİ:
Proje üç bileşenden oluşmaktadır:
Bileşen A – Yasal Çerçeve: İçişleri Bakanlığı ve mülki idare amirlerinin (Valiler ve Kaymakamlar), kolluk birimleri üzerinde var olan denetim ve gözetim yetkilerini tam olarak kullanabilmeleri için yasal bir çerçeve geliştirilmesine yöneliktir.
Bileşen B – Kapasite Geliştirme: AB standartları çerçevesinde İçişleri Bakanlığı’nın ve iç güvenlik birimlerinin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesini ve buna yönelik olarak yapılacak eğitimleri kapsamaktadır.
Bileşen C – Sivil Toplum ve Medya: Bu bileşen, kolluk kurumları üzerinde bağımsız ve daha etkili gözetime sahip olacak bir dizi mekanizmanın kurulması ve sivil toplumla istişare mekanizmalarını güçlendirmeye yöneliktir.
PROJE FAALİYETLERİ:
A Bileşeni: Mevzuat Taraması
Mevcut yasal çerçevelerin incelenmesi ve kıyaslanması
AB’nin örnek uygulamaları çerçevesinde teşkilat şeması da dâhil olmak üzere, İçişleri Bakanlığı’nın kurumsal yapısının incelenmesi ve buna yönelik olarak önerilerin ortaya konulması,
Türkiye ve AB ülkeleri arasında; valilik ve kaymakamlıklara ilişkin kanunların, teşkilat yapılarının ve görevlerin incelenmesi ve karşılaştırılması
Türkiye’de özel güvenlik sektöründeki mevzuatın incelenmesi, analizi ve özel güvenlik personeline yönelik eğitimlerin verilmesi,
AB ülkeleri ile Türkiye’deki önleyici kolluk-adli kolluk görev ayrımının analizinin yapılması ve çeşitli önerilerde bulunulması,
Kişi hak ve hürriyetleri açısından AB ülkeleri ile Türkiye’deki (MOBESE) uygulamalarının incelenmesi ve kıyaslanması,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafındanİç güvenlik birimlerinin eylemleri konusunda verilen kararların analizi,
Merkezi ve yerel düzeyde etkin bir sivil gözetim ve denetim için İç Güvenlik Kanun Tasarısı Taslağının hazırlanması,
Ülke genelinde Yerel Güvenlik Planlarının oluşturulması ve Yerel Güvenlik Komisyonlarının görev ve yetki alanlarının tanımlanması
B Bileşeni: Kapasite Geliştirme
B1: Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi
İllerin suç haritalarını oluşturmak için gerekli analizlerin yapılması,
İç güvenlik birimleri tarafından sağlanan hizmetlere yönelik pilot illerde anketler yapılması,
Güvenlik algısı ve mülki idare başlıklı bir analiz çalışmasının yapılması,
İç güvenlik birimlerinin “vatandaş odaklı” hizmet anlayışı çerçevesinde ihtiyaçlarının belirlenmesi,
Türkiye’de ve AB ülkelerinde iç güvenlik birimlerinin üst düzey amirlerinin seçimi ve eğitimi hakkında rapor hazırlanması,
İç güvenlik birimlerinin üst düzey amirlerinin birlikte (emniyet – jandarma - sahil güvenlik) eğitim alacağı ortak bir akademinin kurulması için fizibilite çalışması yapılması ve öneri dokümanının hazırlanması,
İç güvenlik hizmetlerinin iyileştirilmesi için “etkili önleme taktikleri” hakkında bir kılavuz hazırlanması,
B2: İnsan Kaynaklarının Güçlendirilmesi
Kişisel verilerin korunması ve kolluk görevlilerine ilişkin halkın algısı konusunda en az 500 iç güvenlik birimi personeline eğitim verilmesi,
Özel güvenlik sektöründen üst düzey en az 250 personele eğitim verilmesi,
Yerel güvenlik planlarının hazırlanması konusunda, seçilmiş en az 30 personele eğitim verilmesi,
Önleyici kolluk –adli kolluk ayrımı hakkında en az 500 Vali Yardımcısı ve Kaymakama eğitim verilmesi,
AB uygulamaları göz önüne alınarak sivil gözetim mekanizmaları konusunda bir seminer düzenlenmesi,
Projenin başlıca çıktılarını sunmak ve tartışmak üzere en az üç bölgesel konferans ve seminer düzenlenmesi,
AB üyesi olan 5 ülkeye çalışma ziyaretinin düzenlenmesi,
C Bileşeni: Sivil Toplum ve Medya
Parlamentonun iç güvenlik birimleri üzerindeki gözetim yetkisini geliştirebilmek için AB uygulamalarının incelenmesi, analizi ve bir çalışma ziyaretinin gerçekleştirilmesi,
30 milletvekilinin katılımıyla, sivil gözetim hakkında en az 5 toplantı yapılması,
8 pilot ilde yerel güvenlik komisyonu kurulması ve sivil toplum temsilcilerinin de katıldığı en az 20 yerel güvenlik komisyonu toplantısının düzenlenmesi,
Vatandaşların iç güvenlik birimlerine ilişkin memnuniyet ve güvenleri hakkında, uluslararası alanda standartlaştırılmış bir anket yapılması,
Medya ve sivil toplum kuruluşları ile, bir adet ulusal tartışma forumu ve sekiz adet il yuvarlak masa toplantısı düzenlenmesi,
Sivil toplum kuruluşlarının katılımını da sağlayarak 8 pilot ilde toplam 128 adet bilinçlendirme etkinliği düzenlenmesi.
KURULUŞ HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ
http://www.sivilgozetim.org.tr/Hakkimizda.aspx
BAKANLIK OLAYI İŞİNE GELDİĞİ GİBİ ALGILAMIŞ
İstanbul il konferansı olarak düzenlenen çalışmada İlçelerimizden Kaymakamlar, Emniyet müdürleri, Jandarma komutanları, STK'lar, muhtarlar, Resmi kurum görevlileri katılarak iki yıldır sürdürülen çalışmaların neticesini ortaya koymaya çalıştılar.
Görünün o ki projenin hayata geçirilmesinde somut bir uygulama yapılmamış, Bütün çalışmalar çeşitli ziyaretler ve toplantılardan ibaret kalmış olduğuna şahit olduk. Yazımızın sonunda linkini verdiğimiz proje tanıtım ve uygulamaları web sitesinden edindiğimiz bilgilerde gördüklerimizi pekiştirmiş oldu. Toplantı esnasında bazı sivil toplum kuruluşu üyeleri "iki yıldır toplantı yapıyoruz, On milyonluk bütçe böyle toplantılarla bitti, alana ne zaman inilecek, uygulama ne zaman yapılacak" sorusuna verilen cevap alan uygulaması bu projede yok, Uygulamayı kamu kuruluşları kendi bünyesinde yapacak dedi.
Avrupa Birliği ailesine dahil olabilmek için hayata geçirmemiz gereken daha çok kurum ve uygulama var.
Batı medeniyeti yöneticilerin her zaman görevlerini suistimal edebileceğini varsayarak, Yöneticileri denetleme görevini kendi içindeki kolluk kuvvetlerine vermiş olsa da , Bu görevlilerin de kamu görevlisi olduğu gerçeğini göçrmüş, Doğrudan yönetilenlerin yöneticileri bir hukuk çerçevesinde denetlemesi için kuurmlar kurmuş.
Mahkemelerde juri heyetleri, Sivil toplum Kuruluşları, Yerel gündem 21 adlı Rio sözleşmesi ile "2006 yılında Türkiyede hayata geçirilmeye çalışılıp hala somut bir adımın atılamadığı" İlçe kent Konseyleri, yönetilenlerin yöneticileri hukuken denetlenebileceği kurumlar olarak görülmektedir.
AB'ye girmeye talip olan Türkiye'nin 60 yıldan fazla bir zamandır kapısında beklediği AB Türkiyeden istediği uygulamaları, Türkiye hayata geçiremediğini görüyoruz.
.jpg)
Her ne kadar halkımız bu konuda duyarsız görülse de Gerçek duyarsızlık yöneticilerden gelmektedir.
Türkiyede Devlet baba anlayışı yıkılmadan işler yoluna girmeyecek,
Yöneticilerin halkı belli kurallar çerçevesinde yönetebileceği gerçeğini halk anlayamadı, memur kesimi göreve geldiği andan itibaren halkın üzerinde despot bir hakimiyet kurmakta, Kurum içi dayanışma nedeniyle "hukuksuz uygulama şikayetleri" gayri yasal yöntemlerle geçiştirilmekte olduğunu görüyoruz.
Bu konuda Hukukun gereğini sorgulayanların nasıl mağdur bıraklıdıkları gerçeğine de sık sık şahit oluyoruz.
17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmaları bu konuda çok önemli bir örnektir.
Kimin haklı olduğunun meçhul kaldığı soruşturmalar engellenmiş, Görevliler pasivize edilmiş, yoğun yatay atamalarla ülkede kaos ortamı oluşmuştu.

Bizimde haberci olarak sık sık mağdur olduğumuz uygulamaların bir kısmını sizlerle paylaşıyoruz, burada paylaşamadığımız mağduriyetlerimiz de var.
Herşeye rağmen bıkmadan yılmadan milli bir ruhla mücadelemize devam ediyoruz.
Halkımızdan AB normalarına uygun bir yönetim ve sivil denetim siztemi kurmak, her Türk vatandaşının görevidir, Menfaatidir.
Evimizde, Sokağımızda, Mahallemizde, İlçemizde ve Ülkemizde Hukukun üstünlüğünü hayata geçirmek, Devlet memurlarının Despot hukuksuz uygulamalarını sorgulayabilmek için aşağıda detaylarını eklediğimiz bu gibi projeleri hayatımıza kazandırmak zorundayız, Ancak o zaman Medeni ve huzurlu bir toplum olabileceğiz.
.jpg)
İÇ GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN SİVİL GÖZETİMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ II. AŞAMA PROJE BİLGİLERİ:
Proje Adı: İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesi Faz 2
Proje Türü: Teknik Destek
Proje Maliyeti: 3.519.712 Avro
Proje Finansmanı: Proje maliyetinin tümü Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından sağlanmaktadır.
Proje Süresi: Temmuz 2012-Temmuz 2014
Ana Yararlanıcı Kurum: İçişleri Bakanlığı-İller İdaresi Genel Müdürlüğü
Hedef Kitle: Valiler ve kaymakamlar, Polis Teşkilatı, Jandarma Teşkilatı, Sahil Güvenlik, Orman Muhafaza, Gümrük Muhafaza, Özel Güvenlik Teşkilatı, İlgili STK’lar ve Medya
.jpg)
İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesi Nedir?
Proje; ülkemizdeki iç güvenlik hizmetlerini AB normları ve standartları ile uyumlu hale getirmeyi, demokratik hakların vatandaşlarca daha yaygın kullanılmasını, şeffaflığı ve sivil toplumun katılımı ile insan odaklı kamu güvenliği anlayışının yerleştirilmesini ve İçişleri Bakanlığı ile Vali ve Kaymakamların kolluk kuvvetleri üzerindeki denetim ve gözetim yetkilerinin etkinliğini artırmayı amaçlamaktadır.
.jpg)
Sivil Gözetim Neden Gereklidir?
Kolluk güçlerine, diğer kamu görevlilerinden farklı olarak kişi hak ve özgürlüklerine müdahale niteliği taşıyan özel yetkiler (durdurma, arama, iletişimin izlenmesi, vb.) verilmiştir. Bu yetkileri kullanan birim ve personelin, hem uygulayacakları hizmet politikalarının oluşturulması aşamasında, hem de bireysel işlem ve eylemleri sürecinde kontrol edilmesi önemlidir. İnsan haklarının ve özgürlüklerinin korunması ve demokratik hakların geliştirilmesi için bu alanlara müdahale yetkisi bulunan kolluk güçlerinin sivil otoritelerce kontrolü ve denetimi özel önem arz etmektedir.
.jpg)
Sivil Gözetim Nedir ve Bundan Kim Sorumludur?
Sivil gözetim, ABD ve Avrupa’da 40 yıllık bir geçmişi olmasına rağmen, ülkemizde yeni tartışılmaya başlanan bir kavramdır. Kavramın yeni olması, tanımının ve genel çerçevesinin yaygın olarak bilinmemesi, yanlış algılama ve yaklaşımlara neden olmaktadır. Bu yanlış algılamalardan en yaygın olanı; sivil gözetimin, güvenlik güçlerinin (polis, jandarma, sahil güvenlik ve diğer kolluk birimleri) sivil toplum örgütleri ya da vatandaşlar tarafından denetleneceği şeklinde anlaşılmasıdır.
.jpg)
Hâlbuki uluslararası düzeyde kabul görmüş tek bir tanıma sahip olmamakla birlikte “sivil gözetim” kavramı kısaca şu şekilde tanımlanabilir: “Kolluk kuvvetleri ve faaliyetleri ile bunların dayanağını oluşturan politikaların çok katmanlı ve sürekli olarak sivil otoriteler tarafından izlenmesi”. Sivil kelimesi burada “polis olmayan, asker olmayan” anlamına gelmektedir. Burada geçen “sivil otoriteler” ibaresi; parlamentoyu, hükümeti, yargıyı, bazı ülkelerde “hükümetten bağımsız organizasyonları (hakların savunucusu, ombudsman, bağımsız kolluk şikayet mekanizması, vb.)” ve bazen de sınırlı düzeyde (örneğin nezarethanelerde) teftiş yapmak üzere kamu otoriteleri tarafından resmen tanınmış olan vatandaş gruplarını kapsamaktadır (insan hakları kurulu üyeleri gibi). Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere sivil gözetim sadece bireysel düzeyde (kolluk personelin aşırı güç kullanarak yanlış davranması veya hukuk dışı hareketleri gibi) gerçekleşen insan hakları ihlallerini değil, kurumsal düzeyde politikaların da izlenmesini içermektedir.
.jpg)
Projenin Temel Amaçları
İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Geliştirilmesi Projesinin üç temel amacı bulunmaktadır:
Kolluk kuvvetleri ile sivil toplum kuruluşları arasında sivil gözetim kavramı üzerinde genel bir anlayış birliği oluşturmak,
AB örnek uygulamaları ve proje çıktıları kapsamında Türkiye’de etkin bir sivil gözetimin yasal çerçevesini oluşturmak,
İç güvenlik birimlerinin etkin bir biçimde denetlenebilmesi için İçişleri Bakanlığı’nın kurumsal kapasitesini artırmak
.jpg)
İÇ GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN SİVİL GÖZETİMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ I. AŞAMASININ GENEL ÇIKTILARI:
Projenin birinci aşaması, Aralık 2008’den Mayıs 2010’a kadar, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) desteği ve Avrupa Komisyonunun finansmanıyla, İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanmıştır.
.jpg)
Birinci aşama kapsamında elde edilen sonuçlar şunlardır:
Vali ve Kaymakamlar İçin İç Güvenlik Birimlerinin Sivil Gözetimi El Kitabı: Akademisyenlerle işbirliği halinde, Vali ve Kaymakamlar için, Vali ve Kaymakamların iç güvenlik birimlerinin gözetimi ve insan haklarının korunması ile ilgili mevcut görev ve yetkilerinin derlendiği “Kolluk Güçlerinin Sivil Denetimi - Vali ve Kaymakamlar El Kitabı” hazırlanmıştır. Çok sayıda yasalara dağılmış olan bu yetkiler tek bir kitapta toplanmıştır. El kitabı, yasalar tarafından Mülki İdare Amirlerine verilen görevleri yerine getirip getirmediklerini kontrol etmek üzere bir “kontrol listesi” ile desteklenmektedir. Bu el kitabından bastırılıp dağıtılmıştır.
.jpg)
Genelge Taslağı: Valiler ve Kaymakamlar için hazırlanan el kitabında yer alan temel konuları özetleyen ve Vali ve Kaymakamların mevcut yasalara göre kollukla ilgili tüm görev ve yetkilerini açıklayan bir genelge taslağı hazırlanmıştır.
Kanun Tasarı Taslağı: 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu ile ilgili diğer mevzuattaki (3201, 2803 gibi) çelişkili hükümlerin giderilmesine yönelik öneriler İçişleri Bakanlığı’na sunulmuştur.
Rapor: Projenin tüm bileşenleri kapsamında çeşitli konularda 19’u Türkçe olmak üzere toplam 60 rapor hazırlanmıştır.
.jpg)
Referans Doküman: Proje çıktılarından yola çıkılarak projenin en önemli bulgularının ve önerilerinin özetini içeren kapsamlı bir ‘referans dokümanı’ hazırlanmıştır.
Eğitim Programları: Kamu görevlileri ve sivil toplum üyeleri düzenlenen çeşitli toplantılarda bir araya getirilmiş, 220 kolluk amiri ve Mülki İdare Amiri düzenlenen eğitim programlarına katılmış, konferans ve yuvarlak masa toplantıları yoluyla 800’den fazla kişiye sivil gözetim kavramının boyutları ve örnek uygulamaları anlatılmıştır.
Yerel Güvenlik Komisyonları: Pilot illerde Vali ve Kaymakamların iç güvenlik alanındaki görevlerini daha etkin şekilde yerine getirmeleri için vatandaşların ve sivil toplumun katılımını esas alan, Yerel Güvenlik Komisyonları adı altında geçici istişare yapıları oluşturulmuştur.
İç ve Dış Güvenlik Arasında Açık Bir Ayrım Gözetilmesi: Mevcut yasal çerçevede “iç güvenlik” kavramı yoktur. Bu da, iç güvenlik ve dış güvenlik görevlerine ilişkin sorumlulukların birbirine karışmasına neden olmaktadır.
.jpg)
Sivil Toplumla İstişarenin Artırılması: Yerel Güvenlik Komisyonlarına, Vali Yardımcıları/Kaymakamlar başkanlık edecek ve bu komisyonlar, kamu kurumları ve kolluk kuvvetleri üst düzey görevlileri ile sivil toplumdan oluşacaktır.
Kolluk Kanunu Tasarı Taslağı: Bütün kolluk kuvvetlerinin “tek bir mevzuat çatısı” altında faaliyet göstermelerini sağlamak için akademisyenler, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin de görüşlerini alarak “Kolluk Kanunu Tasarısı Taslağı” üzerinde çalışmışlardır. Bu taslak çalışmasında kolluk kuvvetlerinin merkezde İçişleri Bakanlığıyla, taşrada Vali ve Kaymakamlarla ilişkileri, iç güvenlik sektörünün tanımlanarak kolluk kuvvetlerinin temel faaliyet ilkeleri ve statülerinin belirlenmesi ve bu kuvvetlerin İçişleri Bakanlığı’na olan bağlılık kavramının hukuki tanımının yapılması hedeflenmiştir. Taslak, T.C. Anayasası, Avrupa Konseyi’nin kolluk kuvvetleri hakkındaki deklarasyonu ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından çıkarılan “Kolluk Kuvvetlerinin Davranış Kuralları Belgesi” ile uyumlu olacak şekilde hazırlanmıştır.
.jpg)
THE MARMARA OTELİ TOPLANTISINDAN DİĞER VİDEOLARI VİDEO SAYFAMIZDAN İSLEYEBİLİRSİNİZ
PROJE’NİN İKİNCİ AŞAMASI, BİRİNCİ AŞAMANIN KURDUĞU TEMEL ÜZERİNE İNŞA EDİLECEKTİR:
İkinci aşama, birinci aşamada ele alınmamış olan; merkezi düzeyde İçişleri Bakanlığı’nın kapasitesinin güçlendirilmesi, Jandarma’nın sivil gözetime dâhil edilmesi ve iç güvenlik sektörü için yeni bir yasa tasarısı hazırlanmasını hedeflemektedir.
Projenin ikinci aşamasında Yerel Güvenlik Planları ve Yerel Güvenlik Komisyonları güçlendirilecektir. Pilot il sayısının artırılması, yerel seviyede İçişleri Bakanlığı’nın kapasitesini de artıracaktır. Buna ek olarak merkezi düzeyde İçişleri Bakanlığı için en iyi sivil gözetim mekanizmasına yönelik öneriler sunulacaktır.
Ayrıca bu aşamada, kişi hak ve hürriyetleri açısından MOBESE uygulamaları ve toplum hayatında büyük bir yer edinen Özel Güvenlik Teşkilatlarının yapısı ve personelinin eğitimiyle ilgili çalışmalar yapılacak ve öneriler sunulacaktır.
PROJE BİLEŞENLERİ:
Proje üç bileşenden oluşmaktadır:
Bileşen A – Yasal Çerçeve: İçişleri Bakanlığı ve mülki idare amirlerinin (Valiler ve Kaymakamlar), kolluk birimleri üzerinde var olan denetim ve gözetim yetkilerini tam olarak kullanabilmeleri için yasal bir çerçeve geliştirilmesine yöneliktir.
Bileşen B – Kapasite Geliştirme: AB standartları çerçevesinde İçişleri Bakanlığı’nın ve iç güvenlik birimlerinin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesini ve buna yönelik olarak yapılacak eğitimleri kapsamaktadır.
Bileşen C – Sivil Toplum ve Medya: Bu bileşen, kolluk kurumları üzerinde bağımsız ve daha etkili gözetime sahip olacak bir dizi mekanizmanın kurulması ve sivil toplumla istişare mekanizmalarını güçlendirmeye yöneliktir.
PROJE FAALİYETLERİ:
A Bileşeni: Mevzuat Taraması
Mevcut yasal çerçevelerin incelenmesi ve kıyaslanması
AB’nin örnek uygulamaları çerçevesinde teşkilat şeması da dâhil olmak üzere, İçişleri Bakanlığı’nın kurumsal yapısının incelenmesi ve buna yönelik olarak önerilerin ortaya konulması,
Türkiye ve AB ülkeleri arasında; valilik ve kaymakamlıklara ilişkin kanunların, teşkilat yapılarının ve görevlerin incelenmesi ve karşılaştırılması
Türkiye’de özel güvenlik sektöründeki mevzuatın incelenmesi, analizi ve özel güvenlik personeline yönelik eğitimlerin verilmesi,
AB ülkeleri ile Türkiye’deki önleyici kolluk-adli kolluk görev ayrımının analizinin yapılması ve çeşitli önerilerde bulunulması,
Kişi hak ve hürriyetleri açısından AB ülkeleri ile Türkiye’deki (MOBESE) uygulamalarının incelenmesi ve kıyaslanması,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafındanİç güvenlik birimlerinin eylemleri konusunda verilen kararların analizi,
Merkezi ve yerel düzeyde etkin bir sivil gözetim ve denetim için İç Güvenlik Kanun Tasarısı Taslağının hazırlanması,
Ülke genelinde Yerel Güvenlik Planlarının oluşturulması ve Yerel Güvenlik Komisyonlarının görev ve yetki alanlarının tanımlanması
B Bileşeni: Kapasite Geliştirme
B1: Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi
İllerin suç haritalarını oluşturmak için gerekli analizlerin yapılması,
İç güvenlik birimleri tarafından sağlanan hizmetlere yönelik pilot illerde anketler yapılması,
Güvenlik algısı ve mülki idare başlıklı bir analiz çalışmasının yapılması,
İç güvenlik birimlerinin “vatandaş odaklı” hizmet anlayışı çerçevesinde ihtiyaçlarının belirlenmesi,
Türkiye’de ve AB ülkelerinde iç güvenlik birimlerinin üst düzey amirlerinin seçimi ve eğitimi hakkında rapor hazırlanması,
İç güvenlik birimlerinin üst düzey amirlerinin birlikte (emniyet – jandarma - sahil güvenlik) eğitim alacağı ortak bir akademinin kurulması için fizibilite çalışması yapılması ve öneri dokümanının hazırlanması,
İç güvenlik hizmetlerinin iyileştirilmesi için “etkili önleme taktikleri” hakkında bir kılavuz hazırlanması,
B2: İnsan Kaynaklarının Güçlendirilmesi
Kişisel verilerin korunması ve kolluk görevlilerine ilişkin halkın algısı konusunda en az 500 iç güvenlik birimi personeline eğitim verilmesi,
Özel güvenlik sektöründen üst düzey en az 250 personele eğitim verilmesi,
Yerel güvenlik planlarının hazırlanması konusunda, seçilmiş en az 30 personele eğitim verilmesi,
Önleyici kolluk –adli kolluk ayrımı hakkında en az 500 Vali Yardımcısı ve Kaymakama eğitim verilmesi,
AB uygulamaları göz önüne alınarak sivil gözetim mekanizmaları konusunda bir seminer düzenlenmesi,
Projenin başlıca çıktılarını sunmak ve tartışmak üzere en az üç bölgesel konferans ve seminer düzenlenmesi,
AB üyesi olan 5 ülkeye çalışma ziyaretinin düzenlenmesi,
C Bileşeni: Sivil Toplum ve Medya
Parlamentonun iç güvenlik birimleri üzerindeki gözetim yetkisini geliştirebilmek için AB uygulamalarının incelenmesi, analizi ve bir çalışma ziyaretinin gerçekleştirilmesi,
30 milletvekilinin katılımıyla, sivil gözetim hakkında en az 5 toplantı yapılması,
8 pilot ilde yerel güvenlik komisyonu kurulması ve sivil toplum temsilcilerinin de katıldığı en az 20 yerel güvenlik komisyonu toplantısının düzenlenmesi,
Vatandaşların iç güvenlik birimlerine ilişkin memnuniyet ve güvenleri hakkında, uluslararası alanda standartlaştırılmış bir anket yapılması,
Medya ve sivil toplum kuruluşları ile, bir adet ulusal tartışma forumu ve sekiz adet il yuvarlak masa toplantısı düzenlenmesi,
Sivil toplum kuruluşlarının katılımını da sağlayarak 8 pilot ilde toplam 128 adet bilinçlendirme etkinliği düzenlenmesi.
KURULUŞ HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ
http://www.sivilgozetim.org.tr/Hakkimizda.aspx
BAKANLIK OLAYI İŞİNE GELDİĞİ GİBİ ALGILAMIŞ







YORUMLAR