Ulubatlı Hasanın Kabri Nerede

567 yıldır kabri bilinmeyen Topkapı surlarına Osmanlı sancağını diken Ulubatlı Hasanın kabri günümüzde birilerine dert olmuş, Hayali hikayelerle Ulubatlı Hasan'a kabir biçiyorlar.

Ulubatlı Hasanın Kabri Nerede
28 Temmuz 2020 - 11:56 - Güncelleme: 28 Temmuz 2020 - 11:59
Ahaber ve milliyette iki ayrı iddia birbirini yalanlarken söz konusu tespitlerin iddiadan ileri gitmediğini görüyoruz.

Yukarıda kısa metinleri aldığım haberde akıl almaz iddialarda bulunuluyor.

Sözde Ulubatlı Hasanın şöhreti Fatih'in şöhretine gölge düşürmesin diye Akşemseddin hazretlerinin emri ile   gizlice gömülmüş mezarı kaybedilmiş.

Bu iddia büyük bir hakereti de içeriyor görüyorsunuz!



567 Yıldır sur boylarındaki fetih şehitliği mezarlıkları sık sık talan edilmiş, Eski mezarlar kaybedilerek yeni gömüler yapılmıştır.

Mezar taşlarındaki ölüm tarihlerine baktığımızda 1700'lü yıllarda çok gömü yapılmış, Şimdilerde son 20-30 yıldır sur boyu kabirlerin %90 kısmı bir, bir yok edilerek yeni asri mezarlık haline getirilmiş olduğunu görüyoruz.

En son Edirnekapı fetih şehitleri mezarlığı (Mısır tarlası) talan ediliyordu ki, Bir vesile olaya vakıf olup tarihi tahribatı vide-foto ile belgeleyip koruma kuruluna bildirdim, 300 civarı gömü yapıldıktan sonra gömü durduruldu.

Geçmiş ecdadımızın kemiklerinin bir kutsiyeti yok, Zaten mezarın bir kutsiyeti yok, Mezarlıklar iki karıştan yüksek ve kapalı olmamak şartı ile izin verilmiş amacı ölümden ibret alınması ve Örnek şahsiyetlerin yad edilmesi yeni nesillerin onları takip etmesi gibi faydaları var.

Birçok dinde olduğu aksine, İslamda mezarlıklar kutsanamaz, mezarlıklarda ibadet yapılamaz, Sadece mevtaya dua hediye edilir, Mevtanın kemiklerinden yardım ummak şirktir.

Bu vesile ile altı asırdır mezarı bilinmeyen fetih şehidi Ulubatlı Hasana Allahtan rahmet diler, Yeni nesillerin onu örnek almasını temenni ederiz.

Bu haber 11798 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Seyfi Osmanoğlu
    2 ay önce
    Fatih Horhor'daki kabrin kitabesini hangi bilimsel delile dayanarak "aslı olmayan bir yazı" olmakla itham ettiniz? Dönem kaynaklarıyla eşleştirilerek kurulan bilimsel sentezin hangi tarihi bilgi ve belgeye dayanarak "zorlama" olduğunu öne sürmek cesareti gösterdiniz? Açıklar mısınız?..