Üreticilerin mavi Kapak Toplatma Oyunu
Hayırsever Duygularımız Böyle Oyuna Getirildi. Bu oyunu Bilmesi gereken çevre bakanlığı üç yıldır neden susuyor anlamak mümkün değil
20 Ekim 2014 - 16:04
Üç yıldır çılgın gibi mavi kapak toplayan çoluk çocuk, yaşlı genç vatandaşlarımız Binlerce kapak karşılığında alınacak bir tekerlikli sandalye ile bir özürlüyü sevindiriyordu.
Aslında Özürlü vatandaşlarımıza tekerli sandalye temin etmek öncelikle belediyelerimiz ve Kaymakamlıklarımızın Yardım vakfının görevi olmasına rağmen, Mülkü, Maaşı olup parası olmayanlara özürlü arabası verilmiyormuş, Mavi kapak toplayanlar bunlar için kapak topluyorlardı.
Kimileride ne işe yarayacağını bilmeden toplayanlara yardım ediyordu, İşin içinde hayır varya!
Lakin işin gerçeği böyle değilmiş, Konu hakkında açıklama yapan Av.A.Erdem Akyüz bu yöntemle Devletimizin nasıl kandırıldığını ortaya koydu.
Üç yıldır Belediyelerin Üniversitelerin, Birçok kamu kuruluşunun kapak toplama organziesi yapmış olması asrın mizahı olacak cinsten.
Sağlığa, Çevreye zararlı pet türü ambalaj maddeleri satıcıları tarafından geri toplanım, hukuki prosüdürü gereği yok edilmeleri gerekiyormuş, Üreticiler bu geri dönüşüm maddesini değiştirterek, sadece kapak olmasını sağlamışlar. Kapakları toplamanın zahmetinden kurtulmak için ise bu özürlü arabası oyununu sahnelemişler.
Medyada yer bulan haber böyle:
Rezillik...
MAVİ KAPAK !...
Doğa ve insanlara çok zararlı olan pet şişeler toplanmıyor da, neden kapakları toplanıyordu.
Bu mavi kapaklar çok mu kıymetli idi.
Hayır.
Pet şişe üreticileri, ürettikleri bu zararlı maddeyi toplamak ve dönüştürmekle yükümlü idiler.
Ama bunları toplamak, biriktirmek ve dönüştürmek hem masraflı hem de zordu.
Bu kadar zahmete girmektense, bürokrat ve politikacılarla kol kola girdiler ve bir çare buldular.
Pet şişe kapağını toplayan, aynı miktar şişeyi toplamış sayılacaktı. Öyle ya, ellerinde kapak olduğuna göre, elbette şişesi de vardı !.
Peki bu kapaklar kime toplatılacaktı.
Burada ikinci bir oyun devreye girdi. 500 kilo kapak getirilmesi halinde, özürlülere bir adet tekerlekli iskemle verilecekti.
Böylece hayırsever halkımız, kandırılarak çöpçü gibi kullanıldı.
Tekerlekli iskemlede payımız olsun diye düşünen insanlar; ceplerine, çantalarına, ev ve iş yerlerine doldurdukları mavi kapakları, daha büyük toplama ünitelerine attılar. Kapaklar buradan üreticiye gitti. Üretici bu kapakları “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na” göstererek, aynı miktar pet şişe topladığını beyan etti. Hem cezadan kurtuldu, hem de teşekkür aldı.
Oysa tek bir şişe bile toplanmamıştı.
Denizler, göller, akarsular, yollar, parklar, bahçeler pet şişeler ile dolmuştu ama ağızlarında tek bir kapak yoktu.
Üretici, fabrikatör-akıllı iş adamı, çakma piyasadan aldığı en ucuz ve sağlık için zararlı birkaç tekerlekli iskemleyi, basın huzurunda vererek bir övgü de buradan aldı.
Pek çok kişi, kullanıldıkları için üzgündü. Üstelik bu kullanılmaya özürlüler de alet edildikleri için iki defa üzgündüler. Bu şekilde bir kullanılmaya araç olarak kullanılan bürokrat ve siyasiler hakkında hiçbir işlem yapılmadığı için bir kez daha üzgündüler. Kimbilir, nerede ve kaç defa daha kullanıldıklarını, aldatıldıklarını düşündükleri için de kızgındılar.
Ama bir kesim daha vardı ki, yazılanları ciddiye almıyor, inanmıyor ve eski görüşlerinde direniyorlardı. Bu kişiler ya çok “iyi niyetli” ya da “niyetsiz”diler.
İşte bu yazı onlar için yazıldı;
Eski yönetmelik yürürlükten kaldırılarak, 24.8.2011 gün 28035 sayılı Resmi Gazete’de bir yönetmelik yayınlandı.
Adı “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” idi.
Yeni yönetmeliğin 4. maddesinde “nelerin ambalaj ve nelerin ambalaj atığı” olduğunun “Ek.1 sayılı cetvelde” gösterileceği yazılı idi.
“Ambalaj Tanımına İlişkin Örnekler” başlıklı Ek:1 sayılı cetvelin, 1. maddesinde “Ambalaj ve atık olarak kabul edilen maddeler” sayılmıştı.
Bunların arasında aynen şu madde vardı : “Su, maden suyu, meyve suyu, şampuan, deterjan ve benzeri ambalajların kapakları”
Yani yalnızca “kapak” ibaresi vardı, kapağın ucunda olduğu şişelerin ismi geçmiyordu, yönetmelikten çıkarılmıştı.
ve “kapak toplamak” yeterli idi.
İşte böyle yönetiliyor, böyle kandırıyorduk.
Av.A.Erdem Akyüz
Hukukun Egemenliği Derneği
Genel Başkanı
İLGİLİ RESMİ GAZETE TEBLİĞİNE BAKMAK İÇİN TIKLAYINIZ









YORUMLAR