ZEYREKHANE UNESCO merkezi oluyor
UNESCO WHC'2016 İSTANBUL KOORDİNASYON MERKEZİ İSTANBUL DÜNYA MİRAS ALANI TANITIM VE BİLGİLENDİRME OFİSİ HİZMETE GİRİYOR
26 Ağustos 2015 - 07:44
1995 Yılında dönemin Fatih belediye başkanı Saadettin Tantan tarafından Koç gurubuna tahsis edilen Molla Zeyrek camii (Pantakratos Kilisesi-Şapel ve manastırı alanında kalan bu yapı onarıldıktan sonra Rahmi Koç'un yakın ilgilenmesiyla Antik Restorant hizmeti veren ZEYREKHANE ye dönüştürüldü.
Hemen cami karşısında olması, (Okullara-Camilere 200 Metre mesafede içki satışı yapılamaz) kanunu gereği sık sık şikayet konusu olan Zeyrekhane restorant 20 yıldır direnme sonucu nihayet boşaltıldı. İBB başkanlığının ukdesinde olan tarihi bina ve muhteşem teraslar Tairhi İstanbulun seyredileceği nadide balkonlardan birine sahip.
Buradan Beyoğlu, Karaköy, Eminönü, Nuriosmaniye, Şehzabaşı, Haliç, İstanbul boğazı, Çamlıca tepesi ve Üsküdar manzarası seyre doyum olmaz.

Boşaltılan Zeyrekhane şimdi UNESCO İstanbul ofisi olarak hizmet vermeye hazırlanıyor
UNESCO WHC'2016 İstanbul konferansı sonrası Tarihi sur içi Fatih ilçesindeki restorasyon ve yapılaşmayı yakından takip etmek amacıyla bir merkez oluşturulması ihtiyacı hasıl olmuştu. Şimdi bu muhteşem tesis İstanbulun tarihini kültürünü korumakla görevli personelin UNESCO adına takibini müdahalesini yapacak merkez haline getiriliyor.

Fatih belediyesinin, İBB başkanlığı işbirliği ile hayata geçirilen pekçok projede Tarih ve 8500 yıllık envanter gereği gibi korunmamıştır.
Sık sık haber yaptığımız gibi Metro çalışmalarında İstanbul büyük tahribata uğratılmıştır.
yakından gördük ve belgeledik, Metro Vezneciler istasyonu kazılarından her 3 metrede ayrı bir medeniyet kalıntılarına ratlanışmı, takribi on metrede sağlam bir kilise kalıntıları çıkmıştı, Bütün bunlar yok edilerek buraya istasyon yapıldı, Metro haliç geçişi ayaklarında tarihi sivil mimarlık örneği roma-bizans dönemi ev kalıntıları çıkmış olmasına rağmen , Biri hariç diğerleri yok edilerek metro köprü ayakları inşa edilmişti, Metro sirkeci istasyonu çevresinde verilen imar müsaadeleri büyük tartışma konusu olmuştu.
Kazıları izlemek pek mümkün olmadığı için gerçek tahribat hakkında çok olay duyduk fakat bunları belgelendirmek konusunda aciz kaldığımız için haber yapamadık.

UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRMENİN AVANTAJLARI
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmenin en büyük avantajı, üstün evrensel değeri tescil edilen alanların tüm dünya tarafından tanınacak ve ortak dünya mirası kabul edilecek olmasıdır. Dünya Miras Listesi’ne girmiş olan varlıklar, tüm dünyanın ortak mirası olurlar, UNESCO Dünya Mirası amblemini taşımaya hak kazanırlar ve bunun ayrıcalıklarından yararlanırlar.

Bu varlıkların korunma sorumlulukları ait oldukları ülkeye aittir. İzlenmeleri ve gözlemleri ise bütün dünyaya açıktır. Koruma sorumlulukları, yönetim planında belirlenir. Üstün evrensel değeri tescillenen alanların korunmasının sürdürülebilirliği, onaylanmış olan yönetim planıyla sağlanır, kurumlar arası eşgüdümlü bir şekilde proje faaliyetleri devam eder. Ayrıca, UNESCO’nun da periyodik kontrolleri devam ettiği için bu alanlarda izinsiz ve korumaya aykırı herhangi bir yapılaşma ya da uygulamanın yapılması mümkün değildir.

Dünya Miras Listesi’ne giren varlıklar için, UNESCO’dan teknik desteğin yanısıra Dünya Mirası Fonu’ndan da yararlanmak olasıdır. Uluslararası destek taleplerinde, “Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi”nde bulunan alanlar ile yine acil koruma eylemi gerektiren alanlar öncelikli alan olarak kabul edilse de, gerekli durumlarda uluslararası koruma kampanyalarından destek alınabilmektedir. Ayrıca, Dünya Miras Alanı’nın dünyaca tanınırlığının, bir başka deyişle “Dünya Markası” niteliğini taşımasının sunduğu avantajla beraber bölgenin ve kentin gelişen “kültür turizmi” potansiyeli de ekonomiye katkı sağlayacak, sözkonusu bölgelerde istihdam olanaklarını ve yatırımları artıracaktır.

Türkiye'de on beş tane UNESCO Dünya Mirası bulunmaktadır.[1] İlk olarak 1985'te İstanbul'un tarihî alanları, Göreme Millî Parkı ve Kapadokya ile Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası listeye dahil edildi. Son olarak da 2015'te Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri ile Efes eklendi. Listedeki varlıklardan on üçü kültürel, ikisi karma alandır.
1945'te kurulan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) yasaları, bir yıl sonra 26 ülke tarafından kabul edildi. Türkiye, 1972'de imzalanan Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme'ye 1983'te taraf oldu.

Balkanlar ve Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz arasındaki Boğaziçi yarımadasındaki stratejik konumu ile İstanbul 2.000 yıldır önemli siyasi, dini ve sanatsal etkinlikler ile ilişkili olmuştur. Onun şaheserleri Konstantin antik Hipodrom, 6 yüzyıl Ayasofya ve 16. yüzyıl Süleymaniye Camii dahil binlerce tarihi eser şimdi nüfus baskısı, endüstriyel kirlilik ve tehdidi altında ...
Kaynak: UNESCO TV / ilgili videolar haberimizin sonunda

















YORUMLAR