17 Ağustos depremi ve sorulmayan sorular

Gölcük depremi sonrası yaşadığımız anormal gelişmelere bu güne kadar cevap bulamadık, Bundan sonrada bulacağımızı zannetmiyoruz. Bu deprem değildi diye inanıyorum, Gerekçelerini aşağıda izah ettik, Böyle bir depremi hala yaşamış değilim

17 Ağustos depremi ve sorulmayan sorular
17 Ağustos 2016 - 13:06

Tekrar bir 17 Ağustos akşamı gene bilgisayarımın karşısında bu haberi yapıyorum

1999 yılı 17 Ağustos gecesi Mirc sohbet sitesinde bir sahtekârla mücadele ediyordum.



Bulunduğum yer vatan caddesi, Vatan hastahanesi yanında bir kafe, Zemin beton, Masalar cam ve betona vidalanmış Yerinden oynatmak mümkün değil.



Saat 03.03 gösterdiğinde zemin altından bomba patlar gibi vurmalar başladı, Önce deprem olduğunu anlayamadık. Beton altından gelen vurmalar o kadar güçlüydü ki tüplü Monitör yerinden 2-3 cm zıplıyordu. Bu vurmalar 7-9 defa devam etti, sonra sarsılmalar başladı, o zaman deprem olduğunu anladık.



Tek katlı binada 6 kişiydik, arkadaşlar dışarı kaçmaya başladı.





Arkadaşlara hitaben koşmayın şimdi geçer diyerek teskin etmeye çalıştım. Baktım ki sarsıntıların duracağı yok, Bende dışarı çıktım, Parkın içinde Vatan caddesine doğru koştuk, Binalar üzerimize yıkılmasın diye, çatılardan yere yoğun kiremit düşüyordu, Arka sokaklarda bazı çatılar toptan sokağa dökülünce bazı binaların yıkıldığını zannettik. Sarsıntılar durduğunda arka taraflara baktığımızda yıkılan bina olmadığını, çatıların sokağa döküldüğünü gördük.



Bu deprem sırasında olan ve hala cevabını alamadığım sorularıma yer vereceğim burada.

Depremin ilk saniyeleri sarsıntı değil, Yer altından kuvvetli vurma darbeleriydi, Böyle bir depreme hayatımda sadece 17 Ağustosta şahit oldum.

Yedikule sahilde barınak çay bahçesine geldiğimizde personel arkadaşlarımız depremden kısa süre önce denizin Yalova’ya doğru yanıyor gibi kıp kırmızı olduğunu, Bu kızıllığın gökyüzünü aydınlattığını söylediler.  Bu konu resmen hiç gündeme gelmedi, Bireysel gözlemlere cevap veren olmadı.

 



18 Ağustostan itibaren Celal Aydeniz, Nedim Bayraktar gibi arkadaşlarla Çınarcık’tan Adapazarı’na kadar deprem alanındaki halkımıza yardım amaçlı İstanbul’dan ekmek ve su taşıdık.



18 Ağustos’ta Gölcüğe geldiğimizde vapur iskelesinin çatı bacasına kadar sulara gömülü olduğu, İskele parkının tamamının sular altında kaldığını gördüm.

 



Suyun burada 3-4 metre yükselmesine anlam verememiştim, Gözlediğim şekilde ne İstanbul’da, Ne Yalova’da, Ne İzmit’te sular bir karış yükselmemişti.

3 gün sonra tekrar Gölcüğe geldiğimizde suların eski haline çekildiğini gördük.

İskele caddesindeki binaların duvarında suyun ne kadar yükseldiği denizin getirdiği kirlilik ile belliydi.

Burada ne olmuştu?





 Suyun yükselmesi mümkün değil, Yükselmiş olsaydı Bütün Marmara’yı etkilemiş olmalıydı, O zaman Gölcük iskele çevresinin en az 150-200 dönüm kısmı 4 metre çöktü, sonra yavaş yavaş tekrar yükseldi.

 





Bunu izah eden kimse olmadı. Buradaki fotolarda açıkça gördüğünüz bu çökme ve tekrar yükselme konusunda bir bilgisi olan varsa lütfen yazsın.

Bu depremden ibret almamız için ne olduğunu bilmemiz lazım ama bu konuda devletimizi büyük acziyet içinde gördük.

Hemen Deprem sonrası ABD batı devletleri ve Rusya yardım amaçlı bölgeye geldi, Marmara denizini araştırmaya başladılar. Fakat burada Rusya’ya araştırma yapma izni verilmediğini biliyorum Neden olduğu hiç açıklanmadı.

 



Sonraları Çınarcık halkı ile konuştuğumuzda Balıkçı arkadaşlar Deprem akşamı deniz suyunun çok sıcak olduğunu, Depremden sonra denizdeki dip ağlarını çektiklerinde ağlara takılmış metal çapaklar olduğunu bazı ağların eridiğini beyan ettiler.

 



YORUMLAR

  • 0 Yorum