700 Muhalif delegenin kararı yok sayıldı

Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 19 Haziran'da yapılan tüzük kurultayını iptal etti. Mahkeme, alınan kararların da yok sayılmasına hükmetti. MHP yönetimi kararla ilgili "Tarlalarda yapılan kongrelerden sonuç alınamayacağını belli çevrelerin artık öğrenmesi lazım" açıklaması geldi. D. Bahçeli parti içi muhalefetin talep ettiği Tüzük Kurultayının PARTİYİ ELE GEÇİRME KALKIŞMASI olduğunu açıklamıştı. Muhalifler; Kurultay isteyen delegeye darbeci ithamını da görmüş olduk dediler.

700 Muhalif delegenin kararı yok sayıldı
20 Haziran 2017 - 05:22
ANTİ DEMOKRATİK TÜZÜĞÜN DEĞİŞTİRİLEREK, HUKUKUMUZA UYGUN, DİĞER PARTİLERİN TÜZÜKLERİNDE OLAN BİR UYGULAMAYI GETİRMEK İÇİN TÜZÜK KURULTAYI YAPAN 700 GENEL KURUL DELEGESİNİN SİYASİ KARARI MAHKEMECE YOK SAYILDI.

Bu karar ile MHP'de 1201 delegenin 1200'ü genel kurul istesin, genel başkan D. Bahçeli kararı imzalamaz ise parti genel kurula götürülemiyor..

Hiçbir partinin tüzünde olmayan, medeni kanun formuna da aykırı bu kuralı demokratik hale getirmek için ne yapılması gerektiği bilinmiyor.

Yargı bu siyasi polimiğe alet olmuştur, Türkiye siyasi hareketi büyük bir yara almış, Anti demokratik kararlar hukuk sayılmıştır

MHP üst kurul delegesi ve MYK Üyesi Cemal Enginyurt'un, partinin olağanüstü genel kurulunun iptali talebiyle açtığı dava, Ankara 3. Asliye  Hukuk Mahkemesince karara bağlandı..

Duruşmaya davacı Enginyurt'un avukatı, davaya müdahale talebinde  bulunan bazı üst kurul delegelerinin avukatları ile MHP Genel Merkezinin avukatı  Yücel Bulut katıldı. 

Arasında Ümit Özdağ, Müsavat Dervişoğlu, Şefik Çirkin, Enez Kaplan,  Yurdadoğ Mutlu'nun da bulunduğu üst kurul delegelerinin davaya müdahillik  taleplerini kabul eden mahkeme, taraflara son sözlerini sordu.

Duruşmada söz alan Enginyurt'un avukatı İbrahim Ethem Yiğit davanın  kabul edilerek, olağanüstü genel kurulun iptalini istedi.  

Davalılardan MHP Genel Merkezinin avukatı Yücel Bulut ise dosyanın  tekemmül ettiğini söyledi ve karar verilmesini istedi.

Muhaliflerin avukatı Feridun Bahşi ve Mustafa Veysel Güldoğan,  olağanüstü genel kurula ilişkin tedbir kararlarının kaldırılmasını ve davanın  reddini talep etti.

 

Sinan Oğan'ın avukatı Kürşat Ergün ise kongreye katılan delegelerin  noter tarafından tespit edildiğini, alınan kararlar açısından delege iradesinin  sabit olduğunu savunarak, "Delege iradesinin sakatlanması dışında hiçbir hal  kongrenin iptaline gerekçe oluşturamaz. Bu nedenle davanın reddi gerekir"  dedi.

AKŞENER'DEN DE AÇIKLAMA GELDİ

Mahkeme kararı sonrası karara ilişkin ilk açıklama partiden ihraç edilen Meral Akşener'den geldi. Partileşme için düğmeye basması beklenen Akşener, tüzük kurultayının iptal edilmesine ve alınan tüm kararların geçersiz sayılmasına dair mahkeme kararına ilişkin sosyal medya hesabında şunları yazdı:



"ADALETİ TESİS EDENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEKTİR"

Sinan Oğan da mahkeme kararına ilişkin değerlendirmelerini Twitter hesabı üzerinden paylaşarak şunları söyledi: "Geçtiğimiz yıl yaptığımız kurultay AKP'nin talimatlandırılmış Hakimlerince iptal edildi. Kurultay kararları yok sayıldı. Bu karar göstermiştir ki, Türkiye'de Adalet iktidarın emrindedir. Adalet Hakimlerin vicdanları yerine Hükumetin talimatıyla yapılıyor. Dün FETÖ'nün emrine giren Adalet bugün AKP'nin emrindedir. Bugün en acil konu Adalet'i iktidar ve FETÖ tahakkümden kurtarmaktır. Adalet'i tahakkümden kurtarmadan Türkiye normalleşemeyecek, ülkede demokrasi sağlanamayacaktır. Talimatlandırılmış emir kulu hakimler ve mahkemeler MHP delegesinin özgür iradesinin üstünde değildir, olamaz. MHP'de Ülkücü İrade'yi hakim kılana ve Türkiye'de de Adaleti tesis edene kadar mücadelemiz sürecektir. Türkiye'de "Adalet" kelimesini görünce artık benim aklıma bir partinin isminin içindeki bir kelime ve komşumuz Adalet teyze geliyor."

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Abdullah Gözaydın
    8 yıl önce

    Bir dava ‘nasıl’ sonuçlandı?

    TÜRKİYE adalet tarihine geçecek bir davaya daha tanık oldu. MHP olağanüstü kurultayının iptali için açılan davadan bahsediyorum.
    31 Mart günlü yazımda “Hiç bu kadar geciken tedbirli ve benzer bir dava olmuş mudur?” diye sormuştum. Hâlâ cevap alabilmiş değilim ama dava sonuçlandı.

    Önce olayı hatırlayalım isterseniz.

    MHP’de bir grup delege olağanüstü kongre istedi. Genel Merkez reddetti. Sulh hukuk mahkemesi olağanüstü kongre talebini yasalara uygun buldu. Yargıtay da 24 Mayıs 2016’da onayladı. Muhalifler bunun üzerine olağanüstü kongreyi yaptılar...

    TAM BİR YIL SÜRE

    23 Haziran 2016’da Genel Merkez yanlısı bir delege, muhaliflerin yaptığı kongrenin iptali için dava açtı. Aynı zamanda “tedbiren durdurma” talebinde bulundu.

    Davayı kime karşı açtı? Kongreyi yapan Çağrı Heyeti’ne karşı açması gerekirken, zaten kongreyi geçersiz sayan MHP Genel Merkezi’ne karşı açtı.

    Davacı da davalı da aynı tarafta yani.

    Mahkeme anında kongre çalışmalarının “tedbiren durdurulmasına” karar verdi.

    Kongrenin geçerli olduğunu savunanlar itiraz etti...

    Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, itiraz halinde “mahkeme ilgilileri dinlemek üzere davet eder.” (mad. 394/4)

    Fakat itiraz edenler davet edilmedi, dinlenilmedi. Ve tam bir yıl sonra mahkeme itirazın kabulüne yani yapılmış olan olağanüstü kongrenin iptaline, durdurma tedbirinin devamına karar verdi...

    HUKUKEN SORUNLU

    Şimdi bir hukukçu olarak aklıma takılan sorular var:

    - Olağanüstü kongrenin iptalini isteyen davanın bu kongreyi yapan Çağrı Heyeti’ne karşı açılması gerekmez miydi? Kongrenin zaten geçersizliğini savunan Genel Merkez aleyhine dava açılmasını mahkeme hangi gerekçeyle kabul etti? Böylece bilfiil “karşı tarafsız” bir dava açılmış olmadı mı?

    - Kanun, tedbiren durdurma kararı verilen davalarda “ilgililerin çağrılıp dinlenilmesini” emrediyor. Mahkeme kanunun bu hükmünü uyguladı mı? Kongre yanlıları çağrılıp dinlenildi mi?

    - Mahkemenin karar vermesi neden bir yıl sürdü? Toplanması gereken dağınık ve karmaşık deliller mi vardı da mahkeme bu bir yıl zarfında onları toplamakla uğraştı?

    Birçok avukata sordum, “tedbirli” olup da tarafları dinlemeyen, kararı da bir yıl süren hiçbir dava görmediklerini söylediler.

    Sayın (Yüksek) Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Kurul’un Başkanı Adalet Bakanı bu üç noktada ne düşünüyor, doğrusu merak ediyorum.

    KİM DEĞİL, NASIL?

    Gerçeği araştırmada hukukun da objektif düşüncenin de ilk adımı “kim” diye değil, “nasıl” diye sormaktır.

    Çünkü “usul esastan önce gelir”.

    Usul (metot) yolunu aydınlatacak soru da “nasıl”dır.

    Onun için adalet heykelinin gözü bağlıdır, terazinin hangi kefesinde “kim” var diye bakmadan, adaleti tartsın diye.

    Parti kongresinde, hukuki bir davada yahut demokrasi ve kamu yönetimi gibi konularda “kim” sorusu bizi tarafgirliğe, sizden bizden kavgasına götürür.

    Ama “nasıl” diye sorduğumuzda hukuk kuralları, liyakat, parti içi demokrasi, yargının tarafsız ve bağımsız olması gibi prensipleri arayarak düşünürüz.

    HUKUK GELENEĞİ

    “Kim” diye değil, “nasıl” diye sorarak düşünmek bizi ataerkil kültürlerde çok güçlü olan kişilere bağımlılıktan kurtarır, prensipler ve fikirlerle düşünmeye yöneltir.

    Bizim siyasi ve sosyal kültürümüzde “kim” sorusu çok güçlüdür. Tarihe bile bakarken “kim” kavgaları yapmıyor muyuz?

    Bu yüzden siyasi kültürümüzde hukuk geleneği de maalesef zayıftır. Hiçbir büyük siyasi akım hukuku yeterince önemsemedi, temel prensipleri arasına almadı.

    Bu noktada milliyetçi fikir geleneğine bağlı okurlarıma Sadri Maksudi ve Ali Fuat Başgil hocalarımızın eserlerini okumalarını tavsiye ederim.

    Taha akyol

  • EKREM bULUT
    8 yıl önce

    KURULTAY DA KARARLAR DA İPTAL
    Hakim Fatih Akarsu, bu beyanları dinledikten sonra kararı açıkladı. Buna göre, davacı Enginyurt tarafından açılan davanın kabulü ile 19  Haziran 2016'da yapılan MHP Olağanüstü Genel Kurulunun iptaline, bu genel kurulda  alınan tüm kararların yokluğunun tespitine karar verildi. Mahkemece verilen 23-24  Haziran 2016 tarihli tedbir kararlarının, karar kesinleşinceye kadar devamına  hükmedildi. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin bu kararına karşı istinafa  başvurulabilecek.

    ADALATE ARAYIŞIMIZ SÜRECEK"
    Duruşma sonrası açıklama yapan bazı müdahillerin avukatı Feridun  Bahşi, olağanüstü genel kurula karşı 23 Haziran'da açılan davanın ardından  verilen tedbir kararlarının kaldırılması için daha önce birçok kez başvuru  yaptıklarını, ancak itirazlarının hiç birinin kabul görmediğini söyledi. Bahşi, "Dava kabul edildi, kongre iptal edildi. Adalet arayışımız  sürecek. Türkiye'de adalet kalmadı, artık bunu herkes kabul ediyor. Aydınlık  günlerde, mum ışığında adalet aramaya devam edeceğiz" diye konuştu. Karara karşı istinaf yolunu değerlendireceklerini kaydeden Bahşi,  "Böyle bir ortamda, böyle bir sistemde istinaftan sonuç alabilir miyiz,  şüpheliyiz. Yargıyı tümüyle zan altında bırakmak istemiyoruz ama içimiz acıyor  artık, bünyeler artık bu hukuksuzlukları kaldırmıyor. İnşallah adalet  gerçekleşir" değerlendirmesinde bulundu.

    MHP YÖNETİMİNDEN İLK AÇIKLAMA

    Habertürk TV'de yer alan habere göre MHP yönetiminden karar ilişkin ilk açıklama Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'dan geldi. Yalçın, "Tarlalarda yapılan kongrelerden sonuç alınamayacağını belli çevrelerin artık öğrenmesi lazım. MHP'yi mahkeme koridorlarına düşürenlerin asıl amacı iç muhalefet değildi. MHP'yi ya yok etmek ya da teslim almaktı, bu karar buna da set çekmiş oldu. Biz olağan kurultayımıza hazırlıklarımızı sürdürüyoruz, 732 ilçe 44 il kongremizi tamamladık, büyük bir şölenle kurultayımızı yapacağız" dedi.

    AKŞENER'DEN DE AÇIKLAMA GELDİ

    Mahkeme kararı sonrası karara ilişkin ilk açıklama partiden ihraç edilen Meral Akşener'den geldi. Partileşme için düğmeye basması beklenen Akşener, tüzük kurultayının iptal edilmesine ve alınan tüm kararların geçersiz sayılmasına dair mahkeme kararına ilişkin sosyal medya hesabında şunları yazdı:

    CEMAL ENGİNYURT DAVA AÇMIŞTI 

    MHP’li muhaliflerin 19 Haziran 2016’da  bir otelde yaptıkları olağanüstü tüzük kurultayında MHP Tüzüğü değiştirilmiş ve seçimli olağanüstü kurultay kararı alınmıştı. MHP'li üst kurul delegesi Cemal Enginyurt, 19 Haziran 2016'da yapılan  olağanüstü kongre kararının iptali istemiyle Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde  dava açmış, mahkeme de dava esastan sonuçlanıncaya kadar tedbiren genel kurul  kararlarının yürütmesini durdurmuştu. Seçimli olağanüstü kongreyi toplamak üzere yetki verilen Müsavat  Dervişoğlu, Şefik Çirkin ve Enez Kaplan ise avukatları aracılığıyla mahkemeye  başvurarak, davanın reddini ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemişti.