Bugun...


Bir zamanlar pavyon olan Camilerimiz
Cumhuriyetimizin ilk yıllarından günümüze kadar İslami vakıf eserlerimize gerektiği gibi sahip çıkamadık. Her birinin vakfiyesinde büyük beddualar olmasına rağmen bilhassa savaş ve yokluk yıllarında tahrip olan camiler cemaat tarafından onarılamadı, Devlette onarmak yerine satarak elden çıkarmayı tercih etti. Bu elden çıkan camilerimizden biri de Vezir camii idi, Sirkeci garı yanından girişi olan cami eğlence mekanı olarak 1987 yılına kadar çalıştırıldı

Bir zamanlar pavyon olan Camilerimiz
+ -

Yaşımızın 67 olmasına rağmen 1927 kararnamesiyle kaderine terk edilen, amacı dışında kullanım için satılan, kiraya verilen ecdat yadıgarı camilerimizi unutmayalım.
Bunların en acısı belkide içinde içki içilip dansöz oynatılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Vezir camiidir.

Kapısındaki (Dansöz,şantöz) fotoğraflarından ve içeriye bilhassa izine çıkan askerleri kolundan tutarak davet eden simsarları çok iyi bilirim. 

1940'lı yılların baskıcı yönetimleri iflas etmiş, İktidarı hepten kaybetmemek için kendi içlerinden Demokrat partiyi çıkarmışlardı. Ezanın orjinaline dönüştürülmesi dışında DP'de Müslümanlık adına pek birşey yapmadı. Sadece geçmişi korumak adına çıkardıkları Atatürk'ü koruma yasası ile Chp'li döneme rahmet okuttular. 

Günümüze kadar yok edilen, amacı dışında kullanılan, nice cami, medrese, külliye, sıbyan mektebi Satılmaması gereken arsaları üzerinde Otel, pastahane, Cafe, Düğün salonu gibi işletmeler faaliyet gösteriyor.

Araştırmacı tarihçi CEZMİ YURTSEVER 'in kaleminden.
Sıcak bir yaz gününde Zeytinburnu istasyonunda banliyö treni ile başlayan yolculuğumun son durağı Sirkeci istasyonunu oldu.  Vakit öğle üzeri idi. Caminin yepyeni hali  ilk dikkatimi çeken husus idi.  Cami içinde Semerkant TV’nin elemanları kamera ve diğer çekim cihazlarını hazırlamışlar, karşılarında bulunan yetkili kişiyi konuşturuyorlardı.  Adı geçen kişi ise Büyükşehir belediyesinden Koç Kütüphanesi Müdürü idi. Ve onun ağzından çıkan şu sözler çok ilginç idi.


     “1927 yılında kiraya verilen tarihi Merzifonlu camisi, sonraki yıllarda ibadet etme özelliğini kaybetmiş. Ve camiyi elinde tutan şahıslar önce minaresini yıkmışlar ve daha sonra da sazevi-pavyon olarak kullanılmış. 1980’li yıllarda zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı ziyaret eden çevre esnafları tarihi caminin yeniden yaptırılması ricasında bulunmuşlar. Turgut Özel, Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’a cami arsasının temizlenerek yeniden aslına uygun olarak yapılması görevini verdi. Ve Merzifonlu camisi Osmanlı mimari tarzında yenilenmiş hali ile yapıldı”.

İSTANBUL’DA MERZİFONLU CAMİNİN SATILARAK “SAZEVİ/PAVYON YAPILMASI”OLAYI!
-Sirkeci tren istasyonu giriş kapısındaki Merzifonlu Camisi 1927 yılında satılarak cami olma özelliği ortadan kalktı.
-Sirkeci camisinde mimari değişiklik yapanlar önce minareyi yıktılar sonra da kubbeyi
-Sirkeci sazevi adıyla içkili, dansöz gösterileri yapılan bir fuhuş ve eğlence merkezine dönüştürüldü.
-1980’li yıllarda çevre esnafının Turgut Özal’dan “yeniden cami olarak yapılması” istekleri olumlu karşılandı ve Merzifonlu camisi yeni  baştan yapıldı.

En son yapımı esnasında giriş kapısı üzerine yerleştirilen Osmanlıca kitabesini de çözümledim. Bakınız neler yazıyordu :

“-Oldukta Merzifonlu vezir cami-i küşad
  Şad oldu ehli belde-i ve ervahı müslimin
  İhya edildi tarzı kadim üzere bittamam
  Tarihi geldi:böylece hayratı mü’minin, sene-H-1408”…

   Bu sözlerin sade Türkçe ile anlamı ise şöyle idi:  Vezir Merzifonlu’nun camisi yeniden yapıldı. Belde müslümanlarının ruhu şad oldu.  Yeni tarz ile tamamen yenilendi. Tarihi geldi:müminlerin hayır eserinin, sene hicri-1408”.


SİRKECİ SAZEVİNDEKİ NAĞMELERİ HATIRLADIM

    1972 yılında gitmiştim İstanbul’a, Üniversite eğitimi için. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde öğrenci olduğum o yıllarda yolum sık sık Sirkeci’ye de uğrardı. Tren istasyonunun köşesindeki Sirkeci Sazevi vardı. Anadolu’dan İstanbul’a ilk kez gelen veya içki içerek dansöz seyretmek isteyenlerin buluşma yeri idi.  Çıplak bedenleri ile klarnet ve saz eşliğinde çıplak vaziyette gerdan kırarak oynamaya başlayan dansözlere karşı nara atan, elindeki içki kadehi ile kendinden geçen insanların gürültülerini hatırladım. “Burada sazevi vardır, kadınlar da keyfimize göredir” görüşünde olan insanların uğrak yeri idi, Sirkeci Sazevi. O yıllarda hiç düşünmemiştim adı geçen saz evi’nin bir zamanlar cami olduğunu.

    MERZİFONLU CAMİSİNİ SATANLAR ,  YIKANLAR  VE SAZEVİ YAPANLAR

    İstanbul’un kültür tarihi ile ilgili yaptığım araştırmalar sonucu adı geçen Cami’yi 1683 yılında II. Viyana kuşatmasını gerçekleştiren ve Osmanlı ordusunun ağır bir yenilgi alması üzerine askeri başarısızlığının bedeli olara idam edilen Başvezir Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın kendi servetini ortaya koyarak yaptırdığı bir cami idi.  Osmanlı başkentine adım atanların buluşma yeri olduğu Eminönü ve Sirkeci yöresine gelenler adı geçen camide ibadetlerini yapmışlar, Merzifonlu Vezir’e de hayır duasında bulunmuşlardı.

    Ancak her ne hikmetse 1927 yılında çıkarılan camilere düzen verme kanunu çerçevesinde “lüzumsuz” olarak görülen cami dönemin yöneticileri tarafından satılmıştı. 
Saktın alanlar da daha sonra 1940’lı yıllardan itibaren bir zamanlar cami olan binanın mimari görünümünü değiştirmişler, önce minaresini yıkmışlar ve iç salon kısmında da değişiklik yapmışlardı. Cami’de bu değişikliklerin olduğu yılarda İstanbul Müftülüğü, Valilik veya Hükümetten bu olmaya en ufak bir müdahale olmamıştı.  
Biraz da İstanbul’un tarihi kartpostallarına baktığımda Sirkeci istasyonunun yanı başında birkaç cami birden görünüyordu. Diğer camilerde yıkılmıştı. Sirkeci tren istasyonunu gereksiz pisliklerden temizlediklerini düşünen “durumdan vazife çıkarınlar” elleri titremeden camileri ve bu arada vezir Merzifonlu camisini de yıkmışlardı.  
Allahın evi olan bir camiyi  yıkan veya satan kişi Allahın nezdinde kıyamete kadar rahat yüzü göremeyecek olan din düşmanı idi.  Merzifonlu Vezir camisinin son yüzyılda yaşadıklarını öğrendikten sonra: “-Sadece  bu cami mi bu olayı yaşadı, yoksa İstanbul ve Anadolu’nun her yerinde de benzer olaylar oldu mu? Sorularının cevaplarını aramaya başladım.
Bu satırları yazarken şu sözler kulaklarımı çınlattı: “Zulüm ile abad olanın akibeti berbad olur”…

CAMİNİN TARİHÇESİ

MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA (VEZİR)  CAMİİ
 
        Sirkeci Hocapaşa Mahallesi, Vezir Çıkmazı Sokak 6 numarada bulunmaktadır. 
Cami, büyük devlet adamı Maktül Merzifonlu Kara Mustafa Paşa1(1634-1683) tarafından 1670 yılında yaptırılmıştır. 
Cami yaptırılırken imam ve müezzine aid odalarla birlikte işyerleri de yapıtırılmıştır.
1829 yangınında çevre ile birlikte mescid de yanmış,1831 yılında yeniden ihya edilmiş ve minber de koydurularak camiye çevrilmiştir. 
1865 yılında Hocapaşa yangınında tekrar hasar görmüş ve tekrar tamir edilerek ibadete açılmıştır.
1928 yılında harabe haline gelen cami, tamamen yıktırılmıştır.
1954'de Adadolu Saz Evi olarak kullanılmış,1985 yılında Gazino yıktırılmış, 1987 yılında da Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ismiyle bugün mevcüt olan cami haline getirilmiştir.

Tevbe Suresi, 17. ayet: Şirk koşanların, kendi inkarlarına bizzat kendileri şahidler iken, Allah'ın mescidlerini onarmalarına (hak ve yetkileri) yoktur. İşte bunlar, yaptıkları boşa gitmiş olanlardır. Ve bunlar ateşte süresiz kalacak olanlardır

Tevbe Suresi, 18. ayet: Allah'ın mescidlerini, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte, hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.

Bakara Suresi, 114. ayet: Allah'ın mescidlerinde O'nun isminin anılmasını engelleyen ve bunların yıkılmasına çaba harcayandan daha zalim kim olabilir? Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için dünyada bir aşağılanma, ahirette büyük bir azap vardır.

Cin Suresi, 18. ayet: Şüphesiz mescidler, (yalnızca) Allah'a aittir. Öyleyse, Allah ile beraber başka hiçbir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin (dua etmeyin, tapmayın).

Tevbe Suresi, 28. ayet: Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktirler; öyleyse bu yıllarından sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer ihtiyaç içinde kalmaktan korkarsanız, Allah dilerse sizi Kendi fazlından zengin kılar. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

ÇOĞU KAYBOLMUŞ 1109 ADET FATİH CAMİLERİ




Kaynak: Fatihhaber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI