Cumanız Mübarek Olsun Ama Oldu mu?
HER İBADETİN FARZLARI, HANEFİLER İÇİN VACİPLERİ ÇOK ÖNEMLİDİR, ELBETTEKİ SÜNNETLERİDE KEYFİYETEN İHMAL EDİLEMEZ BU HALDE CUMAYI EDA EDERKEN SIHHATİNİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
06 Kasım 2014 - 20:06
Değerli kardeşlerim
Bu gün Cuma, Eski adı ile "Yevmul Aruba" Arapların günü, pazar alışveriş, Eğlence, istişare için toplanma günü...
Cuma ayeti geldikten sonra Resulullah sav. bu günü Cuma şeklinde değiştirdi, İstişare için toplanma, tartışma, Ulülemr'in haftalık hutbesini dinleme, bir haftada şehri nasıl yönettiğini açıklaması, Halktan istekleri, halkın soru sorarak bilgi alması şeklinde, Hutbe sonunda Ululemr cemaattan hellallik ister, Senden razıyız ey emir derler, yada senden razı değiliz diyerek gerekçelerini söylerler, Emr kendini savunur, halk kabul etmezse sultana istifasını verir, vermez ise halk kendisini sultana şikayet eder.

Başta veda hutbesi olmak üzere, İslam kaynaklarında bunun uygulamalarını sıkça görebilirsiniz.
Anlayacağımız bu gün sıradan bir camiye giderek İmama diyanet tarafından verilen "sıradan vaz-ı nasihat" olan hutbeyi dinler 14 rekat namaz kılıp çıktığımızda Cumayı eda ettik derseniz, Cuma ibadetine çok büyük iftira atmış olursunuz.
Biraz takva sahibi imamlarımız Hutbeden sonra kılınan 2 rekat namz sonrası çıkanları ısrarla ikaz eder, "Zuhru Ahir" namazını mutlaka kılmalısınız der, Neden?
Evet neden böyle bir namaz bizlere dikta ederler?
Bütün ilmihaller Cumanın farzından sonra namaz kılıınmayacağını yazar!
Vakti girmiş öğle namazı olan Zuhru Ahir namazı kasıtlı olarak gizleniyor, Arapça olarak adlandırılıyor.
Cumadan sonra vaktin farz namazını kılın deseler cemaat uyanacak, soracak, hani cumadan sonra namaz yoktu diyecekler.
Diyanet görevlilerinin eda ettirdiği Cuma ibadetinin Türkiye şartlarında ve resmi uygulama şekli ile sahih olmadığını bilen takva imamlar vaktin öğle namazının mutlak farz olduğunu, Cumanın ise sıhhatinin olmadığını bildiği için kısmen sorumluluktan kurtulma çabalarıdır bu yöntem.
Aslında bu hileyi Allah cc. kabul edermi bilmiyoruz, Fakat İslamda yalan ve aldatma yoktur diye biliyoruz, Artık bunu nasıl hazmediyorlar bilmiyoruz.

Bir ülkede Cuma ibadeti ededebilmek için birçok şart var, Şimdilik fazla uzatmadan burada birkaçını beyan edelim
1- Cuma edilecek devlette İslam resmi olarak tanımış, İslami hükümlere göre hukuk düzenlenmiş olması gerekiyor.
Öncelikle İslam devletin sosyal hayatına hakim olduğu Müslümanların kurani özgürlüğünün olduğu ülkelerde Cuma farz kılınmıştır.
1c- Türkiye Cumhuriyeti Laik bir devlettir, Kanunlar bütün dinlere eşit mesafededir, Devlet Kiliselere ve Hristiyanlara, Havralara ve Musevilere, Cem evlerine ve Dedelere asla müdahale etmemesne rağmen, İslamın her durumuna müdahale etmektedir.
İslam dini hukuk oluşturulurken dikkate alınmamıştır, Din devlet işlerine asla karışamazken devlet tuhaf bir şekilde İslami kurumları tekeline almış, İbadetlerimizi dahi Laik devletin inisiyatifi müsaadesi ile eda edebilmekteyiz. "Cemaat olun en takvanızı imam yapın" emrini Türkiyede hayata geçirmemiz mümkün değildir. Cuma hutbesini ve namazını Devletin şehirdeki yönetimin başı" Vali, Kaymakam" eda etmesi gerekiyor, Kaldıki diyanet memurlarının yönetim erki sıralamasında hiç yeri yok.
2- Yukarıdaki açıklamaya ilave: Cuma şehir hükmünde olan yerlerde eda edilir, Özgür olmayan mahkümlara, Köy hükmündeki yerlerde cuma eda edilmez.
3- Yolcular cuma eda etmez Neden?
3c. Memleketinden 90 km uzakta olan seferidir ve seferilikte olan kişiler cuma ile mükellef değildir, Çünkü oradaki istişari toplantıda, yönetimle ilgili beyan edeceği bir fikri yoktur.
4- Cumaya kadınlar çağrılmaz neden?, Çünkü kadınların yönetimde temsil edilmesi, tek başlarına şahitlikleri İslamda yoktur. Bazı kitaplarda Yalancılıkla adlananlar, Haram hükmündeki günahları alenen işleyenler Cuma ibadetine alınmazlardı. (Böyle kişilerin şahitliği şaibelidir)
5- Cumanın eda edileceği yere giderken Can, mal güvenliği olmayan bir şehirde Cuma eda edilmez.
6- Cuma Şehrin merkez büyük camisinde, cemaat çok ise müsait bir meydanda eda edilir, İkinci bir mekanda Cuma eda edenlerin ibadeti sahih değildir.
7- Darul harp, darul dırar olan bir ülkede Cuma eda etmenin şartları yoksa oradaki müslümanlar cemaat olmalı ve bir imam , Ulülemr seçmeli, önemli işlerinde bu emire tabi olmaları halinde kendi aralarında Cuma eda edileceğini söyleyen alim çoktur.
KONU HAKKINDA BURADA DAHA FAZLA YAZMIYALIM, 40 DAN FAZLA GEREKÇE YAZABİLİRİZ
Bu konuda Diyanet Fetva kurulunun son açıklaması için aşağıdaki linkli tıklayabilirisiniz, burada verilen kaynaklar ve hüküm Laik dayatmanın gölgesinde kaldığına inanıyoruz.
İslamın Sivil toplum kuruluşları gibi uygulamada, laik devletten bağımsız sivil toplum kuruluşu gibi olmasının daha uygun olduğuna inanıyoruz.
CUMA NAMAZI KONUSUNDA İZLEYİNİZ
http://www.youtube.com/watch?v=7B0CVRw-IyU
Bu gün Cuma, Eski adı ile "Yevmul Aruba" Arapların günü, pazar alışveriş, Eğlence, istişare için toplanma günü...
Cuma ayeti geldikten sonra Resulullah sav. bu günü Cuma şeklinde değiştirdi, İstişare için toplanma, tartışma, Ulülemr'in haftalık hutbesini dinleme, bir haftada şehri nasıl yönettiğini açıklaması, Halktan istekleri, halkın soru sorarak bilgi alması şeklinde, Hutbe sonunda Ululemr cemaattan hellallik ister, Senden razıyız ey emir derler, yada senden razı değiliz diyerek gerekçelerini söylerler, Emr kendini savunur, halk kabul etmezse sultana istifasını verir, vermez ise halk kendisini sultana şikayet eder.

Başta veda hutbesi olmak üzere, İslam kaynaklarında bunun uygulamalarını sıkça görebilirsiniz.
Anlayacağımız bu gün sıradan bir camiye giderek İmama diyanet tarafından verilen "sıradan vaz-ı nasihat" olan hutbeyi dinler 14 rekat namaz kılıp çıktığımızda Cumayı eda ettik derseniz, Cuma ibadetine çok büyük iftira atmış olursunuz.
Biraz takva sahibi imamlarımız Hutbeden sonra kılınan 2 rekat namz sonrası çıkanları ısrarla ikaz eder, "Zuhru Ahir" namazını mutlaka kılmalısınız der, Neden?
Evet neden böyle bir namaz bizlere dikta ederler?
Bütün ilmihaller Cumanın farzından sonra namaz kılıınmayacağını yazar!
Vakti girmiş öğle namazı olan Zuhru Ahir namazı kasıtlı olarak gizleniyor, Arapça olarak adlandırılıyor.
Cumadan sonra vaktin farz namazını kılın deseler cemaat uyanacak, soracak, hani cumadan sonra namaz yoktu diyecekler.
Diyanet görevlilerinin eda ettirdiği Cuma ibadetinin Türkiye şartlarında ve resmi uygulama şekli ile sahih olmadığını bilen takva imamlar vaktin öğle namazının mutlak farz olduğunu, Cumanın ise sıhhatinin olmadığını bildiği için kısmen sorumluluktan kurtulma çabalarıdır bu yöntem.
Aslında bu hileyi Allah cc. kabul edermi bilmiyoruz, Fakat İslamda yalan ve aldatma yoktur diye biliyoruz, Artık bunu nasıl hazmediyorlar bilmiyoruz.

Bir ülkede Cuma ibadeti ededebilmek için birçok şart var, Şimdilik fazla uzatmadan burada birkaçını beyan edelim
1- Cuma edilecek devlette İslam resmi olarak tanımış, İslami hükümlere göre hukuk düzenlenmiş olması gerekiyor.
Öncelikle İslam devletin sosyal hayatına hakim olduğu Müslümanların kurani özgürlüğünün olduğu ülkelerde Cuma farz kılınmıştır.
1c- Türkiye Cumhuriyeti Laik bir devlettir, Kanunlar bütün dinlere eşit mesafededir, Devlet Kiliselere ve Hristiyanlara, Havralara ve Musevilere, Cem evlerine ve Dedelere asla müdahale etmemesne rağmen, İslamın her durumuna müdahale etmektedir.
İslam dini hukuk oluşturulurken dikkate alınmamıştır, Din devlet işlerine asla karışamazken devlet tuhaf bir şekilde İslami kurumları tekeline almış, İbadetlerimizi dahi Laik devletin inisiyatifi müsaadesi ile eda edebilmekteyiz. "Cemaat olun en takvanızı imam yapın" emrini Türkiyede hayata geçirmemiz mümkün değildir. Cuma hutbesini ve namazını Devletin şehirdeki yönetimin başı" Vali, Kaymakam" eda etmesi gerekiyor, Kaldıki diyanet memurlarının yönetim erki sıralamasında hiç yeri yok.
2- Yukarıdaki açıklamaya ilave: Cuma şehir hükmünde olan yerlerde eda edilir, Özgür olmayan mahkümlara, Köy hükmündeki yerlerde cuma eda edilmez.
3- Yolcular cuma eda etmez Neden?
3c. Memleketinden 90 km uzakta olan seferidir ve seferilikte olan kişiler cuma ile mükellef değildir, Çünkü oradaki istişari toplantıda, yönetimle ilgili beyan edeceği bir fikri yoktur.
4- Cumaya kadınlar çağrılmaz neden?, Çünkü kadınların yönetimde temsil edilmesi, tek başlarına şahitlikleri İslamda yoktur. Bazı kitaplarda Yalancılıkla adlananlar, Haram hükmündeki günahları alenen işleyenler Cuma ibadetine alınmazlardı. (Böyle kişilerin şahitliği şaibelidir)
5- Cumanın eda edileceği yere giderken Can, mal güvenliği olmayan bir şehirde Cuma eda edilmez.
6- Cuma Şehrin merkez büyük camisinde, cemaat çok ise müsait bir meydanda eda edilir, İkinci bir mekanda Cuma eda edenlerin ibadeti sahih değildir.
7- Darul harp, darul dırar olan bir ülkede Cuma eda etmenin şartları yoksa oradaki müslümanlar cemaat olmalı ve bir imam , Ulülemr seçmeli, önemli işlerinde bu emire tabi olmaları halinde kendi aralarında Cuma eda edileceğini söyleyen alim çoktur.
KONU HAKKINDA BURADA DAHA FAZLA YAZMIYALIM, 40 DAN FAZLA GEREKÇE YAZABİLİRİZ
Bu konuda Diyanet Fetva kurulunun son açıklaması için aşağıdaki linkli tıklayabilirisiniz, burada verilen kaynaklar ve hüküm Laik dayatmanın gölgesinde kaldığına inanıyoruz.
İslamın Sivil toplum kuruluşları gibi uygulamada, laik devletten bağımsız sivil toplum kuruluşu gibi olmasının daha uygun olduğuna inanıyoruz.
CUMA NAMAZI KONUSUNDA İZLEYİNİZ
http://www.youtube.com/watch?v=7B0CVRw-IyU







YORUMLAR