Efsane Bir başbakan

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, şubat ayında görevinden ayrılacağını ve bu yıl genel seçimlerde yarışmayacağını açıkladı. 42 yaşındaki Başbakan Ardern, televizyonda yaptığı açıklamada, "6 zorlu yıldır" sürdürdüğü başbakanlık görevini, en geç 7 Şubat'ta bırakacağını bildirdi. Ardern, Yeni Zelanda'da 14 Ekim'de düzenlenecek genel seçimlerde yarışmayacağını, İşçi Partisi liderliğinden de ayrılacağını söyledi.

Efsane Bir başbakan
29 Ocak 2023 - 15:55
TÜM VERİLERİ ALTÜST EDEN KADIN
JACİNDA ARDERN VE TANRISI LO
Dünyaya liderlik dersi veren bir kadın başbakan: Yeni Zelanda Başbakanı..
Bu anlatılanlar hikaye değil bir devletin kısa tarihinin gerçeğidir. Bir kabile devletinin gerçek ahlak anlayışı, doğru namus kavramı, saf onur ve kişilere göre değişmeyen adalet olgusu ile 200 yılda bir kabile devleti olmaktan çıkıp dünyanın en medeni ulusu haline gelmesinin özeti
Yeni Zelanda ülkemizden 17 bin km uzaklıkta, Güney Yarımkürede Büyük Okyanus'ta bir ada ülkesidir. En yakın kara Avustralya'nın yaklaşık 2 bin km  güneydoğusunda yer almaktadır. İki büyük 700'den fazla küçük adadan oluşur. 268 km² yüzölçüme sahiptir. 
220 yıl önce Okyanusya kıtasındaki bir adada Maoriler adında bir kabile yaşardı. Kabilenin şefi Te Rauparaha isminde genç bir savaşçı idi. Rakip kabilelerden savaşçıların kendisini öldürmek için harekete geçtiklerini duyunca kaçarak bir çukura sakladı. Ama o çukurda fazla kalamayacağını anladı. Korkakca ölmek yerine onurlu bir ölümü tercih etti. Çukurdan çıktı ve kendisini takip eden savaşçıların karşısında dikilerek ellerini bedeni ve bacaklarına vurmuş. Ayaklarını sert bir şekilde toprağa vurarak bir ölüm dansı yapmaya başlamıştı. O günden sonra bu dans kabilenin milli folklorü haline gelmiş ve adına Haka denir.
O yıllarda tarih bizi de 3 kıtaya hakim, hükmeden bir imparatorluk olarak yazıyordu.
Maori kabilesinin yaşadığı bu adayı ilk önce Hollandalılar keşfetti. Daha sonra İngilizler yerleşti. Maori kabileleri ne Hollanda nede İngiliz hakimiyetini kabul etmedi. 1852 de de kendi hükümetlerini kurdular. "Uzun Beyaz Bulut" anlamında Aoteroa adını verdiler ülkelerine.

Aradan 164 yıl geçti. Ülkenin yeni bir başbakanı göreve başladı. Bu halkın saygı duyduğu Te Rauparaha’nın kız torunlarından biri olan 37 yaşındaki
Jacinda Ardern di…İletişim okumuş kültürlü bir bayandı…

Göreve başladığında istatiksel veriler ülkede kişi başına düşen milli gelir 41 bin dolardı. Bu kadın başbakan 6 yıl içinde bunu 48 bin dolara çıkardı.
Göreve başladığında işsizlik %2 idi. 6 yıl içinde işsizliği %1 e düşürdü.
Göreve başladığında Çin'de başlayıp tüm dünyayı sarsan Covid-19 salgını başladı. Bu kadın dünyada en erken önlem alan başbakan oldu. Tüm halkının maaş, mesai, özel bakım masraflarını ödeyerek karantina altında tuttu. Tüm dünyada bu dönem vatandaşlarına en fazla devlet yardımı yapan ve en az can kaybı ile salgını geçiren ülke olarak tarihe geçti.
2019'da Christchurch'teki 50 kişinin öldüğü İslamofobik saldırı ve yanardağ patlaması gibi olaylarla geçen çalkantılı iktidarı döneminde sergilediği aklı selim liderlikle tüm dünyanın büyük övgüsünü kazandı.

Normal yaşamında sivri ve yumurta topuklu ayakkabılar giymeyi seviyordu. Kabinedeki ve devlet idaresindeki diğer bayanlara ayıp olur diyerek 6 yıllık görevinde o ayakkabılarını hiç giymedi.
Ailesi ve çocukları ile Venedik tatili yapıp gondola binmeyi planlanmıştı. 6 yıllık görevi süresince hiç bir yere gitmedi. İzin de yapmadı. Hep görevi balındaydı. Hizmetçi, aşçı, dadı zırhlı makam aracı ve ekstra korumalar da istemedi. Market alışverişlerini eşi ve çocukları ile birlikte kendisi yaptı. Ev işini gördü. Yemeğini aşını pişirdi, yeni doğan bebeğinin bakıcı masrafını maaşından ödedi…

Görevi süresince gelen onlarca pahalı saat, çanta, vb bir çok kıymetli, pahalı hediyenin hiçbirini de almadı. Hepsi Müze malzemesi oldu. Bunlar makama geldi şahsım adına onları almak ahlaki olmazdı dedi!
Ve 6 yıl sonunda: Görevi sürdürmek için yeterli gücüm kalmadı diyerek başbakanlıktan ayrılacağını bildirdi.
200 yıl önce ilkel bir kabile olan bir Maori toplumundan ethik değerleri yüksek modern animist bir toplum doğmuştu. Ne imparatorluklar kurup 3 kıtaya hükmetmiş, nede tarihlerinde 16 devlet kurup, 15 tanesini kendi elleriyle yıktıktan sonra bununla da övünmemişlerdi.
Maorilerin inancı kabile dinidir. Tek tanrılı ve evrensel falan da değil, dar bir alanda görülen mahalli bir din…

Dinlerinin kutsal bir kitabı veya yazılı bir kaynağı ve kurucusu bile yok. Tanrılarına Lo derler. Lo çalma demiş Maoriler çalmamış! Lo yalan söyleme demiş, Maoriler yalanı ayıp bilmiş, yalan söylememişler. Lo sade ve dürüst olun demiş, Maori olmuş!
Onlar 200 yıllık tarihleri ile bu düzeyi yakaladılar.. Biz 5000 yıllık tarihimiz ve onca övündüğümüz İslam dinin de mensubu olarak bulunduğumuz hal ve ahval ortada. Ya insanımızda bir sorun var yada inandığımız dinde!
Sizce hangisinde?
Bence Allah var deyip Müslümanım diyenlerin Allah yokmuş gibi davranması, işi kitabına uydurması sorun…

Bizde koltuğa yapışıp, koltuk için her şey mübah, hukuk var bir de guguk, anayasayı tanımam, saygıda duymuyorum, anayasa banayasa derdinde olanların elinde yerimizde sayıyoruz yıllarca
Dünya da bizi kıskanıyor haliyle…
Ne diyebiliriz ki?
Lo seni ıslah etsin. Seni Lo ya havale seni Lo ya emanet ediyoruz diye mi denesek bir de….
Çalalım dombırayı! Verelim mehteri
Bir 20-30 yılda böyle geçsin. Belki gelecek asırda Allahı görüyor gibi inanan ve yaşayan bir nesil gelirse alacağımız mesafe ile Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern'in Maori toplumunun ve Lo’sunun da önüne geçeriz…Allahtan ümit kesilmez!
Hayırlı Akşamlar

YORUMLAR

  • 1 Yorum