Bugun...


Fener Balat arasında Bir cadde Vodina.!
Fener Balat arasında uzanan bu caddenin gerçek adı Tahtel minare caddesidir, Sonradan Arapça tahtel, zamanla Tahta şeklinde söylenir olmuş, 1929 yılından sonra ise Yunanca Vodina adı verilmiştir. Semtimizde 1453-1473 arası Fetihten sonra 20 yıl içinde bildiğim 11 yeni cami inşa edilmiştir. Burası son yıllarda Rum, Ermeni, Yahudi mahallesi şeklinde isimlendirilmesi doğru değildir. Azınlıklara olan hoşgörümüz nedeniyle azınlıkların istanbul merkezinde yaşamasına izin verilmiştir.

Fener Balat arasında Bir cadde Vodina.!
+ -

Vodina Yunanca bir isim, "Selanik yakınlarında bir sancak olan vodina, çevresinde şelalelerin çağladığı, derelerin aktığı, sırtını tepelere veren yeşillik bir yerdir. sancağı çevreleyen akarsuların üstünde ahşap, beton ve taş köprüler sıralıdır. voda, slav dillerinde su, vodina ise sular şehri anlamına gelir.

Şimdi Tarihi ilçemizde, Üstelik Türkiye için hep sorun olmuş, Atatürk'ün (Patrikhane mutlaka Yunanistana gönderilsin) vasiyetine rağmen, Atatürk'ün ölümünden sonra patrikhaneden başlayıp Balat içine uzanan Tahta Minare caddesinin adı ne gerekçe ile Vodina yapılmıştır.
Aynı şekilde patrikhane önündeki Sadrazam Ali paşa caddesi 1995 yılında İBB Başkanlığı tarafından Yunanistan milletvekili "Dr. Sadık Ahmet " caddesine dönüştürülmesi Fatih belediye başkanı Sadettin Tantan ve Eşref Albayrak dönemlerinde uygulanmadı, Başkan Mustafa Demir göreve geldikten sonra bu değişiklik hayata geçti. 
Bu Yunanistan seviciliğinin nedeni ne olabilir?

Burada bir yanlış uygulama ise "Tahta Minare" ismidir. Cami Fatih Sultan Mehmet Han tarafından 1458 tarihinde yaptırılmıştır. Minaresi hiçbir zaman tahta değildi. 
Eski bir Balatlı Olan, Türkçe Gönüllüsü, Dil bilimci, Araştırmacı Hüseyin Movit abimiz, Şimdi kullanılan Tahta ifadesinin aslının "Tahtel" olduğunu söylemektedir.
Doğrusu caddenin ve caminin adı "Tahtel minare: Minare altı", "Tahtel caddesi: Minare altı caddesi" olduğunu beyan etmiştir. 

Dilimize Arapçadan gelen tahtel kelimesi "altında" anlamındadır.
Tahtelarz: Yer altı, Tahtel kale: Kale altı (tahtakale), Tahtel minare: Minare altı, Tahtelbahir: Deniz altı (bahir=deniz), Tahteşşuur: Şuuraltı 
Kaynak: Türkçe Gönüllüsü, Dil bilimci, Araştırmacı Hüseyin Movit

1929 yılında J. Pervitich tarafından çizilen sigorta haritalarında bu caddenin adı Tahta Minare caddesi şeklinde yazıldığını görmektesiniz.

Bu gerçekler doğrultusunda tarihi bir kimliğin hakkını vermek amacıyla Vodina caddesinin adı Tahtel minare caddesi olarak değiştirilmesinin doğru olacağına inanıyoruz. 
60 yıllık bir Balat-Fener'li olarak belediyemizden talep ediyoruz.

İLÇEMİZDE YENİ DÖNÜŞÜM PROJELERİ GÜNÜMÜZDE HIZLA HAYATA GEÇİRİLMEK İSTENİYOR

Fatih ilçemiz Üç imparatorluğa başkentlik yapmış sekiz bin yıllık bir merkez, Bu İmparatorluk merkezine son yüzyılda büyük ihanetler yapılmış, 1940'lı yıllarda Fransız Mimar Prost şehri yeniden dizayn ederken binlerce Osmanlı eserini yok ederek Roma-Bizans eserlerini daha belirgin hale getilmeyi amaçlamıştı.
Bu tahribatı yaparken tarihi kentin içine Vatan caddesi, Atatürk Bulvarı, Millet caddesi, Fevzipşa caddesi, ordu Caddesi, Kennedi caddesi yapılırken Kara surları dışında, Ayvansaraydan Kazlıçeşmeye uzanan Osmanlı dönemi tarihi kabristanlar yok edilerek cadde açıldı.
Tarihi şehrin teması bozuldu, Bu arada Kızılelma, Oğuzhan caddeleri gibi ara caddeler de yoğunlukla açıldı.

Bu tahribattan önce Fatih 1929 yılında ikiye bölünerek Eminönü ilçe yapıldı, Kısa zaman içinde Eminönü bölgesinde iş merkezleri, atölye, hatta fabrikalar çoğaldı.
Böyle önemli bir şehirde olmaması gereken ne varsa hızla hayatımıza sokularak ilçenin tarihi kimliği adeta yok edildi.
Şehir nüfusu çoğalırken tarihi konaklar bir bir yakılarak, yıkılarak iş hanlarına dönüştürüldü, Son 50 yılda gelişen turizm nedeniyle bu hanlar ve kalan konutlar otele dönüştürüldü, Eminönü bir zamanlar 180.000 nüfus ikamet ederken bu sayı günümüzde 20.000'in altına indi.

Geldiğimiz konumda Eminönü tekrar Fatih ile birleştirildi ve ilçede uygulama aşamasına gelmiş 12 büyük çaplı dönüşüm projesi ile ilçe düşük seviyeli Dubai'ye dönüştürüleceğini görüyoruz. Tarihi ilçede Ada bazında tek bina şeklinde ucube projeler görücüye çıkarıldı, Ayvansaray Türk mahallesi bir iki katlı, bahçeli ahşap evlerden oluşuyordu, bir oldu bitti proje ile mahalle bazlı 4-5 katlı, betonarme binalar ile otele dönüştürüldü ve yabancılara Satıldı/Kiraya verildi.

Sulukule'nin renkli kültürünü ihya edeceğiz diye düşünülen bir proje istismar edilerek Romanların %95'inin proje dışında bırakılması ile ucube bir imitasyon mahalle oluşturuldu. 15 yıl küçük taksitlerle ödemeli, Fakirlere yönelik  Sosyal bir proje olmasına rağmen yeni daireler rantçıların yatırımına dönüştü, Şimdi zengin Suriyeli kampına dönüştü.

Fatih belediyesi ilçede hayata geçirmeyi planladığı  projeleri Fransa MİPİM emlak fuarında pazarlayarak Bazı projeleri bütünüyle, bazılarını ada bazında yabancılara satıldığını duyuyoruz.
Son on yıldır Dönüşüm ve acele kamulaştırma kararları mahkemelerce iptal edildiğinden hayata geçirilememişti, Şimdi yeni bir düzenin hakim olduğu ülkemizde geçmişte yargıya ve AİHM kurallarına takılan projelerin önünün açıldığını görüyoruz.

Eğer sürpriz bir gelişme olmazsa beş yıl içinde tarihi yaramadanın nüfusunun 50.000'in altına düşeceğinden endişe ediyoruz. Turizm baskısı nedeniyle ilçenin oteller ve turistik tesisler bölgesi yapılması kaçınılmaz olacaktır.
Halen kaçak yapılaşma nedeniyle hakkında yıkım kararı olan on binden fazla karar olmasına rağmen hiçbirinin uygulanmaması düşündürücüdür.

Belediye bu yıkımları önlemek için birçok tedbir almaya çalıştığını görüyoruz.
İlçede binlerce kaçak-imarsız binada ticari ve konut olarak iskan devam ediyor, Bu yasadışı durumu "Kazanılmış Hak" adı altında meşrulaştırılmaya çalışılıyor, Fatih belediye meclisinden böyle bir karar geçmişti.
Şimdi merak ediyorum, yerinde tescilli tarihi ahşap konak olan, kaçak imarsız, iskansız bir bina mevcut yasalara göre yıkılması gerekirken belediye meclisinde göründüğü gibi hukuksuz bir karar ile nasıl meşrulaştırılacak?

İlçemizdeki idari gelişmeleri elden geldiğince takip etmeye çalışıyoruz fakat bilgiye ulaşmak artık çok zor, Ne belediye, Ne koruma kurulları "Bilgi edinme"  hakkımızın gereğini yerine getirmiyor. Cum. savcılıklarına yaptığımız ihbarlar sürümceme kalıyor Sonuçta gerçek olmayan bazı beyanlarla takipsizliğe uğruyor.
Biz imkanlarımız dahilinde ilçemize sahip çıkmaya devam ediyoruz, Bu konuda Muhalefet partilerini Hatta vatandaşlarımızı yanımızda göremiyoruz bu nedenle üzgünüz.




Kaynak: Fatih haber

Editör: Abdullah Gözaydın



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI