Geçmişimizin derinliklerini ondan öğrendik

Geçen yıl hayata veda eden tarih bilimci Prof. Dr. Halil İnalcık'ın Fatih camii haziresindeki kabri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla “ulema kabri” tarihi bir şekilde düzenlendi. Gerçek ilim insanlarına verilen bu değer yeni nesli motife edecek, Yeni İnacıkların yetişmesine zemin hazırlayacaktır. Hocamızın Fatih camii haziresine gömülmesi takdire şayan bir karardır, tebrik ederiz. Teşekkürler.

Geçmişimizin derinliklerini ondan öğrendik
27 Temmuz 2017 - 07:26 - Güncelleme: 27 Temmuz 2017 - 07:36
Geçtiğimiz yıl 25 Temmuz’da vefat ettikten sonra Fatih Camii Haziresi’nde Fatih Türbedârı ve “Melâmî kutbu” Ahmed Âmiş Efendi, din âlimleri ve Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden Cevdet Paşa'nın yanına defnedilen Tarihçilerin Kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık’a geleneksel tarzda ‘ulema kabri’ inşa edildi.

Gelenek uyarınca kabirlerin baş kısmındaki taşa yazılması gereken târih kitâbesini günümüzün önemli hattatlarından Sabri Mandıracı yazdı ve Mandıracı’nın hattı günler süren bir çalışmanın neticesinde mermere yine eski usulle, yani el ile işlendi. 

İstanbul Kültür Müdürlüğü Halil İnalcık’ın mezartaşı kitâbesini altın varakla kapladı.

Masrafları İstanbul Türbeler Derneği karşıladı ve İstanbul Valiliği ile İstanbul Kültür Müdürlüğü’nün koordinasyonu ile yapılan kabir, tamamlandı.



MEZAR TAŞINDA NE YAZILDI

Hattat Sabri Mandıracı tarafından “tâlik yazı” ile kâğıda yazıldı ve kalıp olarak kullanılan bu yazı, mermer mezartaşına nakşedildi

“Kutb-ı aktâb-ı müverrîhîn idi / Cümle âsârı buna muhkem delîl // Rıhletiyle artık öksüzdür ilim / Böyle emretti bunu nazm-ı celîl // Şimdi mutlak Fatih’in bağrındadır / Fethi ondan dinliyorken biz melîl // Hüzn içinde söyledim tarih-i tâm / Kalbi yıkdı hicr göçdü Mîr Halîl-1437”.

Türkçesi: “O, tarihçilerin kutublarının kutbu, hepsinden yüksek mertebede idi ve yazdığı bütün eserler bunun böyle olduğunun delilidir. Vefatıyla ilim artık öksüz kalmıştır, herkesin günü geldiğinde öleceğinin bir emir olduğu da Kur’an’da zaten geçmektedir. Halil İnalcık, şimdi mutlaka Fatih Sultan Mehmed’in yanında, onun bağrındadır; İstanbul’un fethini bizzat ondan dinliyordur ama bizler burada üzgün ve boynu bükük haldeyiz. Böyle bir hüzün içerisinde tarih düşürdüm ve hicrî 1437’ye karşılık gelen ‘Ayrılık kalbi yıktı, Halil Bey göçtü gitti’ sözü vefatının tarihi oldu”.



İnalcık hocanın ölüm yıldönümünde mezarı başında tören düzenlendi

Fatih Camii Haziresi’ndeki kabri başında düzenlenen Anma törenine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İstanbul Valisi Vasip Şahin, ünlü tarih bilim İnalcık’ın kızı Gülhan İnalcık, Sanatçı Yavuz Bingöl ve çok sayıda seveni katıldı. Anma töreninde ünlü tarih bilimci için Kuranı Kerim tilavet edildi. Daha sonra ünlü profesör için dualar edildi.

Kuranı Kerim Tilaveti’nin ardından konuşan İnalcık’ın kızı Gülhan İnalcık, çok kısa sürede muhteşem bir kabir yapılmış. Her yönü ile babama layık bir kabir olmuş. Her geçen gün daha çok onur veriyor bana babamın kızı olmak. Onunla yetmiş sene yaşadım. Hala da onunla yaşıyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise, “Ben Halil hocayı ilk okumaya başladığımda, ben de tarih okumuş birisi olarak eserlerinin derinliği kapsamı karşısında hakikaten büyük heyecan duymuştum. 

Eserlerini 40’lı yıllardan yayınlamaya başlamış bir ilim çınarı olarak yıllarca hep okuduk okumaya devam ettik. Kendisi sadece Osmanlı- Türk tarihi araştırmakla kalmadı, Tarihin dünya tarihi içindeki yerini de ortaya koyan bir ilim adamıydı. Sık sık söylerdi; ’Osmanlı tarihini anlamadan Avrupa tarihini anlayamazsınız’ ’Osmanlı tarihini incelemeden Dünya tarihini yazamazsınız’ diyen büyük bir tarihçiydi. Kendisinin naaşının buraya defnedilmesi konusunda sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları direktifleri ve himayeleri çerçevesinde ortaya çok güzel bir eser koydular. Hocanın ilmine kişiliğine yakışır bir şekilde defnetme imkanı oldu. Bundan dolayı da ben emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Vali Şahin, “Gerçekten çok önemli bir tarihçi, çok önemli bir insan. Halil İnalcık hocamızın manevi huzurundayız. Biz bir nebze hatırasına hizmet etme şerefine bugün nail olmuş olduk. Ben kendilerini 1998’de tanıma fırsatı bulmuştum” dedi.

Bu haber 1868 defa okunmuştur.