Bugun...


Gündemdeki Rum Pontus Soykırım iddiaları
Türk Düşmanları yeni cepheler açarak Türkiye'yi sıkıştırmaya çalışıyor. Şimdiki yeni senaryo "Rum Katliamı" iddiası. Bir doğu Karadenizli, Of'lu olarak Mübadele öncesi komşularımızın üzgün ama sağ salim Yunanistana gittiğini yaşayan büyüklerimden bizzat dinledim. Onların gitmesine biz razı değildik, Onlarda razı değildi. Mübadele Ortodoks Türkler üzerine kurgulanmış bir oyun olarak gerçekleştirildi.

Gündemdeki Rum Pontus Soykırım iddiaları
+ -

YALANLAR ÜZERİNE KURULAN YENİ BİR MÜBADELE OYUNU SAHNELENMEK ÜZERE
Ve patrik Bartholomeos yıllar önce (Kontantiniyye, İstanbul Yeni roma başpiskoposu) evrensel ekümenik patrik şeklinde kendini resmi web sitesinde tanımlamaya başlamıştı.

Fatih'in yeniden Rum Ekümenik Başkent olarak hazırlanması asırlık bir proje, Bu günlerde bu projede tehlikeli gelişmeler var. Birileri Tarihi Bizans'ın imar tasarımlarını hazırlarken, Bazı mihraklarda Türkleri bu "Katliam-Soykırım" yalanı senaryosuna razı etmeye çalışıyor.

Mübadele yıllarında, Hristiyan Türk vatandaşları İlgisi olmadığı halde Yunanistana gönderilirken, Yunanistandaki Müslümanların bir kısmı Türkiye'ye gönderildi. Türkiye'ye gelen soydaşlarımız gönüllü olmasına rağmen Türkiyeden giden Hristiyan Türk komşularımız gönülsüzdü.
Şimdi Selanik bölgesinde yaşayanlar kasabalarına, Köylerine, Sokaklarına Of köylerinin isimleri verdiğine tanık olduk.

Bir soykırım olmuş olsaydı Halâ Trabzon diye hasret besleyebilirlermiydi?

Türk Ermenileri 1. Dünya savaşında Fransız ve Rus işgalcileri ile işbirliği yapmıştı, Bu nedenle tehçir edildiler, Rumların böyle ihaneti olmadı, Ama savaş sonrası zorla gönderildiler.

Şimdi Müslüman Türk düşmanları artık aramızda olmayan Hristiyan soydaşlarımızı istismar ederek "Rum Soykırımı" iddiası ile ortaya çıktılar.

Bu konuda Gazeteci-Yazar Banu Avar, bir toplantısında konuya şöyle açıklık getirdi. 
Avar; Pomak Asıllı, HristiyanTürk,  Bojidar Çipof isimli araştırmacının Pontus dernekleri ve patrikhane konusunda çalışmalar yaptığını da belirtirken, “Bojidar Çipof’un 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde yayımladığı raporlara göre Şubat ayında bütün dünyadan 20’ye yakın Pontus derneği buraya akmış. Zoğrafyon Lisesi’nde koro festivali yapılmış. Pontus dernekleri Türkiye’nin Pontus soykırımı yaptığı üzerine konuşmuş; olay Amerika’ya gitmiş. Amerikan Temsilciler Meclisi Mart ayında bir karar tasarısı çıkarmış. Bu karar tasarısında önümüzdeki Mayıs ayında Türkiye’nin Pontus soykırımcı olarak ilan edilmesi karara bağlanmış. Bunları niye yazmıyorlar? Ermeni bitti bu başlıyor. Bunları yazan çizen yok” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ PONTUS SOYKIRIMIYLA SUÇLAYACAKLAR”

Atatürk’ün ölümünden yalnızca beş ay sonra İngiliz ve Fransızlarla imzalanan Üçlü Antlaşma’nın bir ihanet antlaşması olduğunun altını çizen Banu Avar, İsmet İnönü tarafından imzalanan bu antlaşmanın yanlış olduğunu, bu yanlışları göremediğimiz takdirde bugün ne yapacağımızı bilmemizin de mümkün olmadığını anlattı. Change.org organizasyonunun, Amerikan Savunma Bakanlığı’na bağlı çalıştığını ve bütün ülkelerde duygu haritası çıkararak, farklı grupların etkilenme noktalarını saptadığını belirten Avar, Youtube, Twitter, Google ve Facebook gibi şirketlerin de CIA tarafından yönetildiğini vurguladı.

KONU HAKKINDA DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ  

Tarihi yarımada, Tarihi suriçi, Asitane diye adlandırılan, Birilerinin Yeni Roma diye tanımladığı Fatih ilçemiz üzerinde proje yapan yapana.
Elbetteki Dünyanın en önemli yerlerinden biri ilçemizdir. Siyasi ve parasal olarak bu böyle.
Sıcak denizlere açılabilmek, Rusya'nın en önemli sorunudur Boğazlar ve Marmara..

Rusyanın sıcak denizlere açılmasını engellemek isteyen ABD ve Batının da en önemli sorunlarından biridir Boğazlar.
Bu nedenle tarihin her döneminde ilgi odağı olmuş, Bazen bu nedenle birçok savaş çıktığını biliyoruz.
Aslında 563 yıldır Türkler boğazların kıymetini bilemedi, Boğazları koz olarak kullanamadık, Halbuki bu boğazlarımız üzerinde ülkemizin dışında önemli mücadeleler verilmektedir.
1. Dünya savaşı sonrası imzalamak zorunda bırakıldığımız Monrö antlaşması, Sevr dayatmasının ana unsuruydu, maalesef imzaladık.

Ayrıca İstanbul, paramparça olan Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biridir. Büyük Roma İmparatorluğu İtalya merkezli iken Roma imparatorluğunun Doğu ayağını Kostantinepolis, İstanbul'un merkezi Fatih oluşturuyordu. Doğu Roma Kostaniyye Köklerine inat Dindar bir Roma olarak gelişti.
Türklerin fethi ile, 1453 yılından sonra bu sefer Müslümanlığın merkezi konumuna gelmiş oldu, Her halükârda Tarihi yarımada hep semavi dindarların yaşadığı kutlu bir belde olarak günümüze geldi.

Dedikya biz Doğu Roma Bizans'ın kıymetini bilemedik, ABD bu kozu iyi biliyor, Rusya'ya rağmen, Ortodoks dünyasına hükmetmenin güçlü bir "Yeni Roma" Ekümenik Ortodoks merkez olarak İstanbulun kullanılmasını düşünüyor. Avrupanın gönlü olmamasına rağmen Natoya alınmamız ABD'nin bir planı dahilinde gerçekleştiğini biliyoruz. Marshall yardımları Türkiyenin çalışmadan, üretmeden kalkınmasını sağlamış olsada esas amaç Rusyanın yayılmasını önlemek için Anadoluyu elinde tutma hevesindendir.


1958 yılında Marshall yardımları kesilir, DP hükümeti zor durumdadır, Hükümet ABD'ye bir heyet gönderir, Heyet üyelerinden biri Av. Burhan Apaydın'dır. Heyet bazı projelerin desteklenmesi için para ister. ABD söz konusu projeleri finanse edeceğini ve bir bu kadar daha destekte bulunacağı sözünü verir, Fakat DP Heyetinden bir şartın yerine getirilmesini ister, Bu şart tarihi yarımada, Sur içi halkının boşaltılarak İstanbul'un ABD kullanımına verilmesidir.

ABD'nin amacı burada "Yeni Roma" adı altında Ekümenik, Ortodoks merkez kurmaktır. Bu amaçla şehir yeniden imar edilecek, Eski Bizans döneminde varlığı bilinen Kiliseler, Saraylar, çeşitli mistik özellikli eserler yeniden ihya edilecek, Müslümanların Kabe'de buluşması gibi İstanbul sur içi bütün Hristiyanlığın Hac merkezi yapılacaktır.

Bir av. Arkadaşımdan bu iddiaları dinlediğimde av. Burhan Apaydın ile görüşüp canlı röportaj yapmak istedim, Çeşitli nedenlerle Bir türlü kendisine ulaşamadık, Kısa bir süre sonra ise rahmeti rahmana yolladık.

Biz bu projenin halâ gündemde olduğuna inanıyoruz. Fatih ilçemizde TOKİ ve Belediyelerimizin hayata geçirmeye çalıştığı yenileme dönüşüm projelerinin en belirgin amacının ilçenin nüfusunu azaltmak, Mevcut projelerin yabancılara satılma çabası bunu gösteriyor.  Bu yabancılar sahip oldukları oturum ve vatandaşlık hakkını, 2003 yılında TBMM'inde kabul ettiğimiz " Serf Determination" gereği kullandığında burada özel yetkilere sahip, Türkiyeye bağlı, siyasi ortodoks merkezi kurulabilecektir.

Konuyu bazı siyasilerle tartıştığımızda "Bilhassa fetöcüler; Güzel işte 450 milyon Ortodoks alemi hacı olmaya buraya gelecek, Büyük bir gelir kapısına kavuşacağız, dediklerine şahit oluyordum.

Siyasi olarak bunu gerçekleştiremeyen Batı, Şimdi Türkiyeyi hukuken bu projeye razı etmek için, Ermenilerin yaptığı gibi "1915 döneminde Rum katliamı" yapılmıştır, propagandasına çalışıyorlar.

Elbetteki Rumlar ( Müslüman Olmayan bütün Osmanlı vatandaşları demektir) Çoğunlukla Türk halklarından oluşuyordu, Sadece Hristiyan oldukları için azınlık statüsünde işlem görüyorlardı. Ve Mübadelede bu Türk soydaşlarımızı Yunanistana gönderdik.

Günümüzde Türkiyede yaşayan 1500-2000 arası Rum vatandaşımız var,  Şimdi bazı hain mihraklar Mübadele öncesi "Rum soykırımı" senaryosu yazıyor, Dünyayı buna inandırmaya çalışıyor. Bizim ise somut resmi bir çalışmamızın olmadığına şahit oluyoruz..

Eğer Ekümenik, Özerk "Yeni Roma"  devleti kurulacaksa Bu mutlaka Türk vatandaşları Rumlar tarafından kurulmalıdır.
Fakat görüyoruz ki Son patrik Bartholomeos Turgut Özal marifetiyle ABD'den getirilip Türk vatandaşı yapılan bir kişidir. Kilise yönetimindeki "Sen Sinot" üyeleri ise 2003 yılında gene batıdan getirilip Türk vatandaşı yapılan yabancı kişilerdir. Bu uygulama Lozan Antlaşmasına göre doğru değildir. Görülüyor ki bu "Yeni Roma" projesi ABD sponsorluğunda geliştiriliyor.


Bu projeyi Rusya ile yapacak olsak hem yönetim bizim elimzide olur hemde her fırsatta bizi sırtımızdan bıçaklayan nato üyelerinin eline yeni bir koz vermemiş oluruz.

Zaten İstanbul fatihi 2. Sultan Mehmet hanın bir künyesi "Bizans İmparatoru" idi, Fatih bunu çok güzel kullandı, Fetih öncesi hiçbir yetkisi kalmamış Patriklik makamını etkinleştirdi, 19.yy.'da ihmal edilen Patrikhane, Cumhuriyet döneminde Büyük bir basiretsizlikle "hain" ilan edildi, Nutuktaki ifadelere göre Yurt dışına gönderilmesi vasiyet edildi.

Tarih içinde Osmanlıya ihanet eden patrikler olmuştur, İdam edilerek cezaları verilmiştir. Türkiyenin böyle önemli siyasi bir gücü satması düşünülemez, Batı eliyle kurulacak Özerk Bir Ortodoks devleti, Kıbrıs hatası gibi İstanbul'un elimizden çıkmasına hizmet etmesi kaçınılmaz olacaktır.

Türk Ortodoks vatandaşlarımızın dini ihtiyaçları yerine getirilmeli, Etkin bir Ekümenik merkez bizler tarafından kurulmalıdır.  Batıdan ithal edilen bütün Ortodoks unsurlar Lozana aykırıdır, Türkiyemize ihanet içinde olacakları şüphesizdir.

 

Benzer haberlerimizden bazıları

Eski adı ile Kostantinepolis, İstanbul'un adı ne zaman Yeni Roma Oldu?

Patrik Kendini Ekümenik İlan Etti

İstanbul Bizans'mı Yapılmak İsteniyor?
 

Arşiv sayfalar



HABER VİDEOSU





Kaynak: Fatih haber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI