İBB hukuksuz yıktı Külliyeden sonra mescidi tehlikede

Büyükşehir belediyesi Müceddit Mahmutefendi Cami inşaatını durdurun, devam ettirirseniz yıkarız şeklinde tehdit ederek, faaliyetinin durdurulmasını sağladılar, Cemaat namazı avluda yağmur altında eda ediyor.

İBB hukuksuz yıktı Külliyeden sonra mescidi tehlikede
11 Mart 2017 - 04:46
Olayın kısa bir özeti: Sağlık şartları nedeniyle havası yoğun kirli olan Fatih İsmailağa camii çevresinde rahatsızlığı artan Mahmut Ustaosmanoğlu hoca için, Cemaat hayırseverleri tarafından çavuşbaşında bir konut tahsis edilir. 

Daha sonra Bu konuta komşu, Orman bakanlığına ait (Orman vasfını yitirmiş) bir arazi "mesire yeri " hukukuna göre 49 yıllığına kiralanır.

Benzer kiralamalarda Acarken, Acar istanbul gibi villa kentler yapılırken buraya bir cami ve Külliyesi inşa edilmeye başlanır. İnşa faaliyetlerinin plan proje ve izinleri alınır, Başbakan RT. Erdoğan bizzat izin verir çalışmalar başlar. 

Bu Arada yoğun seçimler olur, Seçimlerde Mahmut efendi Cemaat adına parti açıklaması yapılmasını yasaklar "Biz her partiye eşit mesafedeyiz, Politika bizim işimiz değil, Bizim işimiz İman ve Kuran hizmetidir" demesine rağmen, Cemaatten bazı Malüm hocalar medya üzerinden Akp propagandası yapmaya devam eder.



Bu şekilde gerginleşen bir konumda Çavuşbaşı külliyesinin büyük bölümü mahkeme kararı olmaksızın yıkılır, Cemaatin bütün itirazları dikkate alınmaz.



Bu yıkımda dokunulmayan Cami inşaatı devam eder, Şimdi cami inşaatının da durdurulması için baskı yapılmaya başlanır"



SÖZKONUSU BASIN AÇIKLAMALARI

Kamuoyunda Efendi Hazretleri olarak bilinen İsmailağa Cemaati Lideri Mahmut Ustaosmanoğlu adına Beykoz'da evinin yanında inşa edilenMahmud Efendi Camii inşaatı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beykoz Belediyesi yetkilileri tarafından durdurulduğu açıklandı.

İsmailağa Cemaatine yönelik baskılar sürüyor. Müceddid Mahmud Efendi Vakfı'na bağlı kuruluş olan Marifet Derneği, inşaatını yaptıkları Mahmud Efendi Camii'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Beykoz Belediyesi tarafından "ya çalışmayı durdurursunuz ya da caminin girişini yıkarız" dendiğini söyleyerek caminin inşaatını durdurduklarını açıkladı.

 

Cemaate ait Marifet Derneği'nden yapılan açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi:



 

"KAMUOYUNA DUYURU!

 

İslam’a, Müslümanlara, vatanına ve devletine sayısız hizmetleri olan Mahmud Efendi Hazretlerini görmek için Çavuşbaşı’ndaki ikametgâhına her gün yüzlerce, binlerce insanın akın ettiği herkesin malumudur.

 

Mahmud Efendi Hazretleri’nin hizmetkârları olarak ziyaretçilerin rahat etmesi ve ibadetlerini eda etmeleri için Mahmud Efendi Camii Şerifini inşa ediyorduk. Lambaların takılması, halıların serilmesi, gibi bazı ince işlerin tamamlanmasıyla tahminen bir buçuk ay içerisinde Camii Şerifi ibadete açmayı planlıyorduk.



 

Lakin gerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi, gerekse Beykoz Belediyesi tarafından gelen baskılar, ‘Ya çalışmayı durdurursunuz ya da caminin girişini yıkarız.’ denmesi ve geceli-gündüzlü zabıta nöbetleri neticesinde bütün çalışmaları durdurmak zorunda kaldık.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."





İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun hizmetkarı, Müceddid Mahmud Efendi Vakfı Başkanı Muhammed Keskin de yaptığı yazılı açıklama ile belediyenin tutumuna tepki gösterdi. Keskin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

 

"Malumunuz üzere uzun zamandır inşası devam eden Mahmud Efendi Camii Şerifi ve müştemilatı, sizlerin hayır ve duaları ile bitme aşamasına gelmiştir.



 

Lakin, bizleri üzen ve endişeye sevk eden durumalar da yok değildir. Bunca ihvan ve sevenlerin hayırları ile yapılan bu güzide yapının, Beykoz ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri tarafından sektelere uğratılması, özellikle Beykoz Belediyesinin talimatı ile zabıtalar tarafından tehditlere maruz kalması, ileride ise bu yapıların başka kurum ve kuruluşlara teslim edilebilme durumları, gerçekten de akıl alacak gibi değildir... 



Bunun da ötesinde, Beykoz'da binlerce yasak yapı varken, Allah adamları yetişecek olan kız-erkek kursları ve hizmet binalarının bir gecede yerlebir edilmesi, akıl almaz bir durumdu... 

Ayrıca, Mahmud Efendi Hazretlerinin hizmetkârları tarafından tüm zor şartlara rağmen yapılan kayda değer bu hizmetin, yine kendisi adına kurulan Müceddid Mahmud Efendi Vakfı'na tahsis edilmesi gerekirken heder edilmesi emekleri zayi etmek, daha da doğrusu zulüm değil midir?

 

Bu vatana ve millete, saygısı, sevgisi olan bu hizmetkârların, bunca hizmetini yıkmak ve daha sonra engel olarak başkalarına teslim etmek, asla vicdanlı bir tutum değildir... Böyle bir yıkıma ülkemizde uzun zamandan beri şahit olmamışken, Ehl-i sünnet yoluna hizmet edecek olan bu yapıların böyle bir muameleye maruz kalması, maalesef Efendi Hazretlerimizin "Ayıp şey ettiler..." demesine de sebep oldu... 

Medresenin yıkımından sonra Elde kalan yapılar; kız kursu, kütüphane, çoklu abdesthaneler ve bayanlar mescidi başta olmak üzere, ziyarete gelen binlerce Müslümanın sıkıntısını gidermek için inşaallah geniş çaplı bir hizmet verecektir... Halbuki olması gereken; devlet büyüklerimizin bu sorunu çözmesi değil miydi?

 

Kaldı ki şimdiye kadar onlardan bu kapıya maddi hizmet amaçlı hiç bir isteğimiz olmamıştı. Temennimiz; en azından müsaade edilmesi idi. Fakat maalesef o da olmadı. Elimizde sadece cami ve müştemilatı kaldı. Bu olay, bizlere şu atasözünü çağrıştırdı doğrusu: "Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş..."

İslam'a ve vatana bunca hizmeti olan bu güzide cemaate ufak bir hizmet alanını çok görmek, hangi vicdana sığmaktadır??? Kardeşlerim! Amacımız; kimseye iftira veya suç isnat etmek değil, bilakis doğruya sevketmek ve hakların hak sahibine iade edilmesidir. Velhasıl; şu an itibarı ile de aynı sıkıntı içinde olduğumuzu hatırlatıyor, Rabbimizden tez zamanda bu rahatsız edici durumlardan halâs olmayı temenni ediyoruz... Müceddid Mahmud Efendi Vakfı Başkanı Muhammed Keskin" 

 

İsmailağa Cemaatinin daha öncede Beykoz'da yer alan eğitim külliyesinin bir kısmı yıkılarak binlerce öğrencinin yetişmesine engel olunmuştu. 


YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Abdullah
    9 yıl önce

    Milletimizde artık idrak kalmadı ne yazıkki yıkan yıkar ama desteğide her seçimde alır ne hiketse