Bugun...


İmar barışı Fatihteki turizmcileri mutlu etmedi
Tarihi yarımada Fatih üç imparatorluğa başkentlik yapmış Dünyada eşi benzeri olmayan vasıfları ile eşsiz bir şehir. son 60 yıldır hızla deforme olmaya başladı, Belediyeler, Hükümetler bu tahribatı sadece seyretti, Sık sık çıkarılan İmar Afları ile yapılan yasadışı yapılaşma meşrulaştırılmış oldu.

facebook-paylas
Tarih: 13-10-2018 09:41
İmar barışı Fatihteki turizmcileri mutlu etmedi
+ -

Son çıkarılan İmar barışı denilen örtülü imar affı, her ne kadar kalıcığı olmasa da yıkılması gereken binlerce "çarpık "yapıya (Yenilenene kadar) bir kalıcılık getirmiş oluyor. 
YUKARIDA 1961 SÜLEYMANİYE KÜÇÜKPAZR FOTOĞRAFLARI


Fatihte Binbirdirek sarnıcının üzerine devasa betonarme hanlar yapılırken belediyeler ne yapıyordu?
Beyazıt camiinin (UNESCO 40 Rakım) seviyesi 9.50 Mt. den 15.50 ye kadar yükseltilen 5-6 katlı hanlar oteller yapılırken Mıntıka mühendileri neredeydi?
Sirkeci meydanı en fazla 6.50 olması gerekirken önce 4-5 kata, son beş yıldır 8-9 kata çıkarken Başkan mustafa Demir nereye bakıyordu?
(UNESCO) korumasındaki tarihi surların üzerine binalar yapılırken, tarihi surlara yeni yeni kapılar açılırken Hükümetimiz neredeydi?
(UNESCO 40 Rakım) sınırlaması olmasına rağmen, Bütün büyük selatin camileri beton binaların içine gömülürken, Ahşap konakları bir bir yanıp yok edildikten sonra Tarihi sulukuleyi "Bir Rant Projesi" ahşap kaplamalı Beton binalarla dolarken, Süleymaniye-Vefa-Unkapanı üçgeninde Osmanlı mimarisi ahşap konaklardan oluşan muhteşem semti yangınlarla kaçak inşaatlarla çöküntü alanına dönüştürenler, Şimdi Katarlı emlakçılara pazarladığı semtte Sulukule benzeri betonarme bir mahalle yapıp Süleymaniyeyi Arap mahallesi yapmaya kalkışması hangi hukuk hangi vicdan izah edebilir. ???

Kısacası Fatih tarihi yarımada Dubai türü Alçak ölçekli modern yapılaşmaya açanlar evrensel ve yerli hukuka göre imar cinayetleri işlenirken hiçbir işlem yapılmaması tahribatın habis kanser hücresi gibi yaygınlaşmasına sebep oldu.
Lalelide Ordu caddesi beş kat, arka sokaklar 4 kat olması gerekirken 7-8-9 katlı hanlar otellerle dolduran suçlular şimdi milletvekilliği ile ödüllendirildi.

Şimdi İmar barışı çıkarıldı, geçmişte bu tür suçları işleyen Resmi erkan Aklanmış, paklanmış oldu.
Bu arada Fatihin bazı semtlerinin İmar barışı kapsamına girmemesi nedeniye kaçak otelciler isyanda, İmar barışının bütün suriçinde uygulanması için beştepeye gidip gidip mazeret bildiriyorlar, Bu kaçak inşaat yapanlar haklı, Kendilerine af garantisi vermişler Yapılan kaçak katları bir şekilde görmezden gelmişlerdi.

2018 Haziran ayında yürürlüğe giren imar barışı, İstanbul Boğazı öngörünüm bölgesi ile yasada koordinatları belirtilen tarihi yarımada ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı hariç Türkiye genelinde ruhsata aykırı tüm yapılar, devletle barışma olanağı buldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, İstanbul’da tescilli binalar affa girerken, tescilli olmayanların ise af kapsamı dışında kaldığını belirttiler. 
650 yıllık Acemoğlu Hamamının üzerine yapılan Celal Ağa Konağının imar barışı için başvurduğunu, Küçük Ayasofya ve çevresinin barışa dahil olduğunu belirten yetkililer, “Bu sınırları çizmek yerine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına girmeyen ve silüeti bozmayan yapılar da barıştan yararlanmalı” dediler. 
Uzmanlar ise Mimar Sinan’ın yaptığı Gazi Ahmet Paşa Camisi, Topkapı Sarayı surları içindeki Tekfur Sarayı, 1600 yıllık Bukoleon Sarayı, Fatih Camisi, Cerrahpaşa Camisi, Hekimoğlu Ali Paşa Camisi, Haliç’e bakan silüet, Marmaray’a bakan tepelerde beton içinde kalan Beyazıt camii, Çemberlitaş camisi, Nuriosmaniye camii, Sümbüefendi camii, gibi yamaçlardaki silüetler, Fener Rum lisesi (Kırmızı Mektep) çevresinin de barış kapsamında olduğuna dikkat çektiler.

Fatihte hayata geçirilen İmar barışı hem 40 rakımına, hem UNESCO kararlarına, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırıdır.

İstanbul Şehir Plancıları Odası Başkanı Tayfun Kahraman ise imar barışıyla Bergama, Efes dahil Türkiye genelinde doğal, tarihi, kültürel SİT alanları üzerindeki kaçak yapıların yasal hale getirildiğini savundu. Kahraman, 31 Ekim’de başvuru süresi dolacak olan imar barışının tarihi ve kültürel sit alanlarının harap edilme riskini daha da artırdığını belirterek, “Koruma kurullarının bütün kararları bu yasa değişikliğiyle yerle bir oldu, boşa çıktı. Bunun hemen düzeltilmesi gerekir” dedi.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren İstanbul’un Tarihi Alanları Topkapı Sarayı; Ayasofya ve Sultanahmet Camisi’nin de yer aldığı kentsel ve arkeolojik sit alanı; Zeyrek Camisi ve Çevresi Koruma Alanı ile İstanbul Kara Surları olmak üzere toplam 4 bölgede, 2 bin 156 hektarı kapsıyor. Ancak İmar Barışı Yasasının af dışında tuttuğu koordinatlar içinde geçmişi 8 bin yıl önceye uzanan Molla Zeyrek Camisi (eski Pantokrator Manastırı Kiliseleri) ile halk arasında Yedikule Surları ve zindanı olarak bilinen Kara Surları hiç yer almadı. Sultanahmet ve Süleymaniye koruma bölgesinin ise bir kısmı af kapsamı dışında, bir kısmı da af alanı içinde yer aldı. Uzmanlar, böylece UNESCO’nun sınırlarını çizdiği tarihi yarımadanın yüzde 90’ının affa girerken, sadece yüzde 10’unun girmediğini hesapladılar.

UZMANLAR tarihi Sultanahmet Cezaevi’nden Four Seasons otele çevrilen bölgenin de af kapsamında kaldığına dikkat çektiler. Four Seasons, birinci derece arkeolojik sit alanı olan yanı başındaki alana 60 oda ilave etmek üzere çelik ayaklar üzerinde yükselecek ilave binalar yapmayı planlamış; ancak Danıştay kararıyla bu durdurulmuştu. Geriye çelik ayaklar kalmıştı. Şimdi Ayasofya camii siluetini bozacak kat yükselmesi yapılabilecek dedi.

TARİHİ ve KÜLTÜREL DEĞERLERE PAHA BİÇEN OTELCİLER VAR

TARİHİ Yarımada’da günlük 150 bin turist ağırlayan ve sadece konaklamayla ekonomiye 15 milyon dolar katkı sağlayan yaklaşık bin otelin barıştan yararlanamadığını belirten Minel Otel’in sahibi Ali Ersoy, “Tarihi eser niteliğindeki oteller aftan yararlanırken, Yeni bina oteller af kapsamı dışında kalıyor. Devletin buna çözüm bulmasını istiyoruz” dedi. 
İstanbul Otelciler Odası Başkanı ve AK Parti eski Milletvekili Ahmet Yaşar da aftan yararlanmak istediklerini: “Sadece tarihi eser yönünden değerlendirerek, bölge olarak ele alınmışsa Türkiye’nin birçok bölgesinde tarihi eser olan yerler kanun kapsamı dahilindedir. Kapsam içine alınan mahallelerde tarihi eser daha çoktur. Örnek gerekirse Sultanahmet, Küçük Ayasofya ve Büyük Ayasofya Akbıyık Caddesi bölgeleri tamamen tarihi bölge olmasına rağmen, bire bir tarihi binalar dahil, kapsama alınarak yasal hale gelmiştir. Özellikle Sirkeci Hocapaşa Mahallesinin kapsam dışında bırakılmasının hiçbir gereği yoktur. Yüzlerce üyemizin mağdur olmaması için bu krokinin yeniden düzenlenmesini talep etmekteyiz. dedi

UZMANLAR BÜTÜN TARİHİ SUR İÇİ AF KAPSAMI DIŞINA ALINMALI DEDİ

İSTANBUL Tarihi Alanlar Başkanı ve aynı zamanda Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Üyesi olan Halil Onur, Tarihi Yarımada’nın UNESCO’nun çizdiği sınırlar kapsamında tümden barış dışı kalması gerektiğini söyledi. Onur, konuyla ilgili olarak eylül ayında danışma kurulunu topladıklarını söyledi. Bu yanlıştan dönüleceği umudu içinde olduklarını belirten Onur, UNESCO’nun Türkiye’yi sözlü olarak uyardığını, kendilerinin de olası sıkıntıları ilgili kurumlarla paylaştıklarını anlattı. Onur, barışın yaratacağı olası sıkıntıların neler olabileceğine ilişkin şunları söyledi:
“Örneğin, kültür varlığına bir bina eklenmiş, yapı kullanım belgesi aldığında ne olacak? O eserin restorasyonu gündeme geldiğinde kaçak katı nasıl restore edeceğiz? Ben aynı zamanda Koruma Kurulu üyesiyim, kaçak kat önüme bu geldiğinde Kanun gereği yıkılmasını istemem gerekir. Ama vatandaş da o zaman ‘ben parasını ödedim, kaldırmam’ diyecek. O zaman ne yapacağız? Biz yasa çıkmadan ilgili kurumlara yazı yazdık. ‘Orası bir bütündür, orası burası ayrılamaz’ dedik. Danışma kurulunda da tüm üyeler sakıncaları dile getirdiler. Biz de ilgili kurumlarla paylaştık. Sehven yapılmış bir hata olarak düşünüyoruz. Kültürel Miras Etki Değerlendirme (KÜMED) çalışması yapılmadan, Tarihi Yarımada’ya getiri ve götürüleri hesaplanmadan bu tür oldubittiler olmamalı. Sadece Tarihi Yarımada değil UNESCO’nun Türkiye koruma listesinin tamamı barış dışına çıkarılmalı.”

EMİNÖNÜ’nde ev pansiyonculuğunun önünü açan plan değişikliği de kabul edildi. 
İstanbul Kültür Varlıklarını koruma  Kurulu’nun onayı doğrultusunda İBB Meclisi’nde gelen plan değişikliği oyçokluğuyla geçti. 
Fatih Belediyesi’nin 6 Mart 2015 tarihli ilçe meclis kararı doğrultusunda, 14 Ocak 2016 tarihli İBB Kararı ile yapılan düzenlemeyle, “Eski Fatih sınırları içinde yer konut alanlarında ev pansiyonculuğu yapılamaz. 
Eski Eminönü ilçesi sınırları içinde yer alan konut alanlarında (Süleymaniye yenileme alanı dışında) ev pansiyonculuğu yapılır” denildi. 

Kurul kararları doğrultusunda oylanan yeni düzenleme İBB Meclisi’nde CHP’li meclis üyelerinin ret oyuna karşılık, oyçokluğuyla onaylanıp yürürlüğe girdi...
Yazı İçeriğinde Hürriyet gazetesinden alıntılar vardır.




Kaynak: Fatih haber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI